grandeur
/ˈɡɹæn.d(j)ɚ/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"grandeur" kelimesinin Türkçesi: kibarlık, büyüklük, azamet, ihtişam, güzellik.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkibarlık
Genelbüyüklük
Genelazamet
Genelihtişam
Genelgüzellik.
Tanım
•the quality of elevation of mind and exaltation of character or ideals or conduct
Diğer Dillerde
Fransızcasplendeur
Rusçaблагоро́дство, великоле́пие, вели́чественность, вели́чие, зна́тность
Azericeböyüklük
Portekizcegrandor
İsveççestorslagenhet
Hintçeकुलीनता, भव्यता, महान, महानता
Latincegranditās
Bulgarcaвели́чественост, зна́тност
Katalancagrandesa
İrlandacaardchéim
Gürcüceგრანდიოზულობა, დიდებულება, კეთილშობილება
Makedoncaблаго́родство, вели́чавост, величе́ственост, вели́чина
Etimoloji
Borrowed from Middle French grandeur, from Old French grandur, from grant (French grand), from Latin grandis (“grown up, great”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Kendi ihtişamı içinde hayal görüyor.
Look at him. He is delusional in his own grandeur.
Gerçeklik ve tarih bu unvana görkem bahşetti.
Reality and history have endowed that title with grandeur.
Sözcü veya denetmen terimlerinden öte bir görkemi yoktu.
And it didn't have much more grandeur than the term "foreman" or "overseer."
Erdoğan Davos dönüşü büyük bir kutlamayla karşılanmıştır.
The dasara festival is celebrated with much grandeur.
Bu şiire eşlik eden melodi de ihtişamı ve zafer duygusunu hissettirir.
The traditional melody that accompanies this poem also conveys a sense of grandeur and triumph.
Artık İmparator da olduğuna göre tüm hayalleri de gerçekleşmiş oluyordu.
And he also is now Emperor. So he has all of his, you know, his visions of grandeur coming true.
Göremediğimiz bu bölgede diğer ışınlar emilip bize pembe ışık yansıtılır.
But since we can't see any of those wavelengths, we replace all that hidden grandeur with pink.
Bu sadece Napoleon'un biraz ihtişam görmek istemesinden de kaynaklanmış olabilir.
It might have been just Napoleon having some visions of grandeur.