furniture

/ˈfɜːnɪtʃə/3 hece
B1 seviye
EN → TR
"furniture" kelimesinin Türkçesi: malzeme, mefruşat, eşya, möble, mobilya. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmalzeme
Genelmefruşat
Geneleşya
Genelmöble
Genelmobilya
Genel(matb.) yazılar arasındaki boş lukları doldurmak için kullanılan madent parçalar
Genelmobil ya
Görsel
Ahşap yongaları zemin üzerinde - doğal malzemeSert ağaç yüzey dokusu - ahşap malzemeAhşap kereste yığını ve doku detayı - doğal malzemerenkli domatesler zeytinler ve fesleğen yapraklarıyla doğal malzeme aranjmanı
Tanım
•furnishings that make a room or other area ready for occupancy
Diğer Dillerde
Fransızcameubles, mobilier
İtalyancamobilio
Rusçaме́бель, предме́т ме́бели
Arapçaأَثَاث, فَرْش, مَفْرُوشَات
Azericemebel
Kazakçaжиһаз
Tatarcaмебель
Felemenkçemeubel, meubelstuk
Portekizcemobília
Japonca家具
Korece가구
Ukraynacaме́блі
Hintçeअसबाब, फ़र्नीचर
Çekçenábytek
Rumencemobilă
Macarcabútor, bútordarab, bútorzat
İbraniceרָהִיט
Latincesupellex
Dancainventar, møbel
Norveççemøbler
Endonezcefurnitur, perabot
Vietnamcađồ đạc
Bulgarcaме́бел
Etimoloji
From Middle French fourniture (“a supply, or the act of furnishing”), from fournir (“to furnish”).
Kelime Ailesi
angels moving the furniture
disfurniture
federation furniture
furniture beetle
furniture music
furniture polish
furniture poverty
furnitureless
furnituremaker
furnituremaking
furniturized
gun furniture
move furniture
nomadic furniture
occasional furniture
part of the furniture
piece of furniture
pistol furniture
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Mobilya işi
Furniture business
Mobilyalar var.
And they were made of furniture.
Mobilya tozluydu.
The furniture was dusty.
Oda mobilyasızdı.
The room was devoid of furniture.
Hiç mobilyam yok.
I don't have any furniture.
Tom mobilya yapar.
Tom makes furniture.
Mobilyama ne oldu?
What happened to my furniture?
O mobilyayı taşıdı.
He moved the furniture.
Mobilya tasarımcısı
Furniture designer
Mobilyalar tozluydu.
The furniture was dusty.
O mobilya anneminki.
That furniture is my mother's.
Onlar mobilya satar.
They sell furniture.