fiercely
/fɪəsli/2 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•in an emotionally fierce manner
Diğer Dillerde
Fransızcaâprement, farouchement
İspanyolcafieramente
Rusçaжесто́ко, лю́то, неи́стово, свире́по, я́ростно
Portekizceferozmente
Macarcavadul
Latinceatrociter, ferociter
Katalancaferoçment
Gürcüceმძვინვარედ
Etimoloji
From Middle English fersly; equivalent to fierce + -ly.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Şiddetle, ölesiye istemedim.
Fiercely, violently loathed it.
Sami'nin evi şiddetle yanıyordu.
Sami's house was burning very fiercely.
Birlik askerleri şiddetle savaştı.
The Union soldiers fought fiercely.
"O son cümle oldukça şiddetli dedi.
She said the last sentence quite fiercely.
Fırtına bütün o gece şiddetle esmişti.
The storm raged fiercely all that night.
Bu durumu duopol olarak adlandırıyoruz.
But they don't, they compete fiercely on price and marketing.
Astları ona şiddetle sadıktı.[1]:128-131
His subordinates were fiercely loyal to him.[1]: 128–131
Ayrıca sevdiklerine karşı da aşırı sadıktır.
He is also fiercely loyal to his loved ones.
Blogcular dondurma olayını şiddetle eleştiriyorlar.
Bloggers by and large are fiercely critical of the freeze.
"Bu bu manaya geliyor, yapmam gereken şey bu..." Hayır.
This fire is burning fiercely, but it will not burn you, it will burn what you're not.
Kıbrıslı Rumlar ise bu fikre şiddetle karşı çıkıyorlar.
Greek Cypriots fiercely reject the idea.
Bu sırada Akuma güçlü rakipler aramaya devam etmektedir.
At this point, the male fiercely fights potential rivals.