O aldırış etmedi.
She didn't bat an eyelid.
Hiç aldırış etmedi.
She didn't bat an eyelid.
Göz kapaklarım ağır.
My eyelids are heavy.
Hiç istifini bozmadı.
She didn't bat an eyelid.
Mary göz kapaklarını indirdi.
Mary lowered her eyelids.
Tom'un göz kapakları yarı açık.
Tom's eyelids were half open.
Develerin üç göz kapağı vardır.
Camels have three eyelids.
Kellelerin dili ve gözü de yoktur.
They also lack eyelids and a tongue.
Göz kapaklarını aşağıya indirirdim.
I would pull down the eyelids.
Göz kapağı(lar) sarkmış gibi görünebilir.
The eyelid(s) may appear to droop.
Bazen gözleri veya göz kapaklarını etkiler.
It occasionally affects the eyes or eyelids.
Yüz: Üst göz kapağı ve ilişkili konjonktiva.
Face: Upper eyelid and associated conjunctiva.