Tom örnek bir kocadır. 🔊
Tom is an exemplary husband. 🔊
Tom örnek bir iş yapıyor. 🔊
Tom is doing an exemplary job. 🔊
Bu ALLAH'ın öngördüğü bir caydırma yöntemidir. 🔊
This is a recompense for what they have done, and an exemplary punishment from Allah. 🔊
O, mükemmel şöhretiyle örnek alınacak bir kişidir. 🔊
He is an exemplary person with an excellent reputation. 🔊
Çocuğun okul arkadaşlarına karşı davranışı ve tutumu ibret vericiydi. 🔊
The child's behaviour and attitude towards his fellow students was exemplary. 🔊
Bu ALLAH'ın öngördüğü bir caydırma yöntemidir. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir 🔊
[That is] an exemplary punishment from Allah, and Allah is all-mighty, all-wise. 🔊
Analistler ise, AP'nin emsal teşkil edecek şekilde davrandığı görüşünde. 🔊
But the EP acted in an exemplary manner, analysts say. 🔊
Ve kapitalizmin de çok çeşitli formları mevcut; yani tüm örnekler iyi değil. 🔊
And capitalism itself comes in a variety of forms, not all exemplary. 🔊
Nuland, Makedonya'nın bölgede çok ırklı demokratik bir topluma örnek olduğunu söyledi. 🔊
Macedonia is an exemplary of a multi-ethnic democratic society in the region, Nuland said. 🔊
Kaddafi'nin acımasız diktatörlüğüne karşı göğüs gererek bir cesaret örneği sergilediler. 🔊
They have shown an exemplary bravery in confronting the brutal dictatorship of Gaddafi. 🔊
Tiberius eğer 23 yılından önce ölmüş olsaydı, örnek bir yönetici olarak selamlanabilirdi. 🔊
Had he died before AD 23, he might have been hailed as an exemplary ruler. 🔊