engaging
/ɪnˈɡeɪd͡ʒɪŋ/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"engaging" kelimesinin Türkçesi: çekici, cazip, hoşa gi(den.). Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelçekici
Genelcazip
Genelhoşa gi(den.)
Görsel




Tanım
•attracting or delighting
Atasözü & Deyim
“Ustanın çekici bin altın”
Diğer Dillerde
Almancaeinnehmend
İspanyolcaembebecedor, embelesador, implicante, involucrante, simpático, sugestionador
Portekizcecativante, engajador
Kelime Ailesi
engagingly
engagingness
nonengaging
unengaging
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
DAO devreye giriyor
Engaging DAO
Ve atlı İskoçlar savaşmadan kaçtılar.
The Scottish defenders fled without engaging.
Orta erkenci ve aranılan bir çeşittir.
The eleventh arrondissement is a varied and engaging area.
Bu biraz zor olacak. Radar çalıştırılıyor.
Engaging evasive radar.
Daha az riskli cinsel aktivitelere katılmak.
Engaging in less-risky sexual activities.
Neden siber alem ile bu kadar ilgileniyorlar?
Why are they engaging with cyberspace?
Safevi İran'da anal seks yapan iki adam, 1720.
Two men engaging in anal sex in Safavid Iran, 1720
İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak.
Work: engaging in activities that are meaningful and satisfying.
Yani, bunu sezgisel olarak hissettirmek çok daha cazip.
You know, doing that intentionally is much more engaging.
Yani bağlantılandırmak, ve resme bakmak anlam yaratıyor.
So the act of engaging, and looking at the image creates the meaning.
Kadınlara hizmet veren... ...sosyal yardım programı var.
And then there's the community outreach, engaging women in their communities.
Ve böylelikle bu benim için merak uyandıran bir girişim.
I'm going to make to it. So this is an engaging enterprise for me, and