drear

/dɹɪə/
EN → TR

Tanım

•causing dejection

Etimoloji

Shortening of dreary.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

O kasvetli bir yerdir.
It's a dreary place.
Kasvetli bir manzara, her yöne millerce yayıldı.
A dreary landscape spread out for miles in all directions.
Ben yarın başka bir kasvetli toplantıya gitmek zorundayım.
I've got to go to another dreary meeting tomorrow.
Bütün hayatım boyunca böyle kasvetli bir mezarlık görmedim.
Never in all my life have I seen such a dreary graveyard.
Sonuçta bu durum kendini sevmekten daha derin bişey. Bu karşılıksız bir sevgi.
So it's actually drearier than self-love; it's unrequited self-love.