contemplative
/kənˈtɛmplətɪv/4 hece
EN → TR
"contemplative" kelimesinin Türkçesi: dalgın, düşünceye dalmış.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldalgın
Geneldüşünceye dalmış.
Görsel




Tanım
•a person devoted to the contemplative life
•deeply or seriously thoughtful
Diğer Dillerde
Almancakontemplativ, nachdenklich
Fransızcacontemplatif
İspanyolcacontemplativo
Hintçeचिंतनशील, ध्यानशील, ध्यानी, मननशील, विचारशील
Fincemietiskelevä, mietteliäs
Rumencecontemplativ, meditativ
Macarcaelmélkedő
Bulgarcaзамислен
Katalancacontemplatiu
Tagalogcakontemplatibo
Etimoloji
From Middle English contemplatyve, contemplatyf, from Old French contemplatif, from Latin contemplātīvus.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Arkada gökyüzünü görüyoruz. .
You really indulge in a sort of somber, quite, contemplative state.
Ama bu biraz daha fazla dalgın.
This guy is a little more contemplative.
Mesajları basit veya açık değil, düşünceli ve takdire şayan bir şekilde dürüst.[3]
Their message is not simple or straightforward, but contemplative and admirably honest.[9]
Resmin bütününe baktığınızda adeta tefekküre dalmış gibi huzurlu, sakin bir ortam var.
--but there is an overall mood of contemplativeness and peacefulness
Karmelitler, tamamen düşünceli bir düzen olarak kuruldu, ancak 1245'te dilenci oldular.
The Carmelites were founded as a purely contemplative order, but became mendicants in 1245.
Bu açıdan, "Atalanta", oldukça düşünceye dayalı bir çalışma gerektiren bir kitaptır.[1]
In this respect, Atalanta is a book that requires a rather contemplative exercise.[2]