Ana içeriğe geç
Sözlük
/
cash in

cash in

Tanım

•exchange for cash

Diğer Dillerde

Örnek Cümleler

O parayı kasaya koymalısın.
You should put that cash in the safe.
Tom evinde çok para sakladı.
Tom kept a lot of cash in his house.
Ondan para kazanmaya çalışarak.
We try to cash in on it. Right?
Buraya azıcık nakit para koyalım.
Let me actually throw some cash in here.
Tom masanın çekmecesinde çok para saklıyor.
Tom keeps a lot of cash in his desk drawer.
Başkalarının talihsizliğini nakletmek istemiyorum.
I wouldn't like to cash in on other people's misfortunes.
Polis, Fadıl'ın arabasında yüzlerce dolar nakit buldu.
Police found hundreds of dollars cash in Fadil's car.
Hırvatistan, Dünya Kupası'ndaki ikinci maçını kazanamadı
Croatia fails to cash in at second World Cup match
Cebimde nakitle gezmeyi sevmiyorum, kredi kartınızı alırım.
I don't like carrying cash in my pocket. So give me a credit card.
Eğer bankaya yatırdığınız paradan kazandığınız faiz azalırsa ne olur? -
Or what if the interest that you get on your cash in the bank goes down?
Kadınlar sokak satıcısı olarak veya evlerde hizmetçi olarak para kazandı.
Women earned cash in other ways as street vendors or as maids in ladino homes.
Para avucumuzdaydı ve "siktir et, parayı biraya harcayalım" şeklindeydik.
We've got this cash in our hand, we've gone, "Fuck it, let's spend it on piss!"
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod