Ana içeriğe geç
Sözlük
/
bureaucrat

bureaucrat

/ˈbjʊəɹəkɹæt/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"bureaucrat" kelimesinin Türkçesi: kırtasiyeci., bürokrat, devlet dairesinde memur olan kimse. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkırtasiyeci.
Genelbürokrat
Geneldevlet dairesinde memur olan kimse

Tanım

•an official of a bureaucracy

Diğer Dillerde

Fransızcabureaucrate
İspanyolcaburócrata
İtalyancaburocrate
Rusçaбюрокра́т
Arapçaبِيرُوقْرَاطِيّ
Farsçaبوروکرات
Azericebürokrat
Özbekçebyurokrat
Felemenkçebureaucraat
Portekizceburocrata
Japonca官僚
Korece관료
İsveççebyråkrat
Lehçebiurokrata
Ukraynacaбюрокра́тка
Hintçeअफसर, अफ़सर, नौकरशाह
Fincebyrokraatti
Macarcabürokrata
Dancabureaukrat
Endonezcebirokrat
Vietnamcakẻ quan liêu
Litvancabiurokratas
Letoncabirokrāts

Kelime Ailesi

antibureaucrat
bureaucratese
bureaucratess
bureaucratic
bureaucratically
bureaucratism
bureaucratist
bureaucratistic
bureaucratitis
bureaucratization
bureaucratspeak
businesscrat
educrat
Eurocrat
faceless bureaucrat
femocrat
nonbureaucrat
superbureaucrat

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

O bir bürokrat.
He's a bureaucrat.
Tom bir bürokrat.
Tom is a bureaucrat.
"Biz sadece bürokratız."
We're just bureaucrats.
Tuncay Dinç, Türk bürokrat.
Tuncay Dinç, Turkish bureaucrat.
Bürokratlar evrak militanları.
The bureaucrats are militants of paperwork.
Bürokratlara büyük darbe vurdu.
It has strong influence on bureaucrats.
Tom tipik bürokratınız değildir.
Tom isn't your typical bureaucrat.
Devlet son derece bürokratiktir.
The state is highly bureaucratic.
Adı da bürokratik yönetim makinesi.
It's called the bureaucratic administrative machine.
Tion Otang (d. ?), Kiribatili siyasetçi.
Tion Otang is an I-Kiribati bureaucrat.
Ancak bürokratik engelleri aşmamız gerekiyormuş.
They had, however, to fight to overcome bureaucratic inertia.
Birçoğu bürokratik engellerle karşı karşıya kaldı.
Many faced bureaucratic stonewalling.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod