Devlet son derece bürokratiktir.
The state is highly bureaucratic.
Adı da bürokratik yönetim makinesi.
It's called the bureaucratic administrative machine.
Ancak bürokratik engelleri aşmamız gerekiyormuş.
They had, however, to fight to overcome bureaucratic inertia.
Birçoğu bürokratik engellerle karşı karşıya kaldı.
Many faced bureaucratic stonewalling.
- Hayır bayan! Değilim! - Gerçekten kötü talihim var.
Is this a bureaucratic disaster or a calamity?
Falcıya göre hepimizin başına kötü şey gelecek, dikkat etmeliyiz.
Bureaucratic disaster, calamity, and gossip. Total bad luck here.
Bürokraside ve ordunun üst yönetiminde pek çok Hinduya görev verdi.
The dedication infuriated many Indians, particularly the political and bureaucratic establishment.
Bu politik olarak aktif olmak değil, bu bürokratik olarak aktif olmak.
That's not being politically active, that's being bureaucratically active.
SETimes: Romenler AB fonları alanını çok karmaşık ve bürokratik görüyor.
SETimes: Romanians see the EU funds field as very entangled and bureaucratic.
Markham gerekli ihraç lisanslarını edinmek üzere bürokratik engelleri aşmıştır.
Later Markham overcame bureaucratic obstruction to obtain the necessary export licences.
'Moral' ve 'bürokratik durağanlık', X-verimsizliğine yol açan ögeler arasındadır.
Often problems of "morale" or "bureaucratic inertia" cause X-inefficiency.
1941'de Isidro Fabela ile tanışana kadar çeşitli bürokratik pozisyonlarda çalıştı.
He filled a number of bureaucratic positions from then until 1941, when he met Isidro Fabela.