at one time

EN → TR

Tanım

•at a previous time

Diğer Dillerde

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Onu zaman zaman gördüm.
I saw him at one time or another.
Toplam 23 sembol vardı.
At one time there were 23 limbs.
Eskiden burada bir ev vardı.
There used to be a house here at one time.
Bİr defa oldukça çok, değil mi?
Quite a lot at one time, isn't it?
Bir zamanlar, her sabah koşardım.
At one time, I used to go jogging every morning.
Bir zamanlar burada bir köprü vardı.
At one time, there was a bridge here.
Biz ara sıra hepimiz yalan söyledik.
We've all lied at one time or another.
Bu cephe Çanakkale Cephesi olacaktı.
At one time it had a full front porch.
Tom bir zamanlar zengin olmuş olmalı.
Tom must've been rich at one time.
Bir zamanlar basketbol antrenörüydüm.
I was a basketball coach at one time.
ASIS bir anda MO9 olarak sevk edildi.
ASIS was at one time referred to as MO9.
Bir defasında 100 yumurta bırakabilir.
She can lay 50-100 eggs at one time.