ash
/æʃ/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"ash" kelimesinin Türkçesi: alıç, kül, (bot.) Sorbus ancuparia., kül. ash can kaloriferden alınan küllerin konulduğu varil. ash hole kül yeri, külhan ashpan sobadaki ateşten düşen külü tutan kap veya çekme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelalıç
Genelkül
Genel(bot.) Sorbus ancuparia.
Genelkül. ash can kaloriferden alınan küllerin konulduğu varil. ash hole kül yeri
Genelkülhan ashpan sobadaki ateşten düşen külü tutan kap veya çekme
Genelküllük. ashpit kül veya çöp çukuru
Genelkülhan. ash tray (sig.)ara tablası
Genelkül tablası. Ash Wednesday Paskalyadan evvelki perhizin ilk çarşambası.
Geneldibudak ağacı veya kerestesi
Genel(bot.) Fraxinus mountain ash yabani üvez ağacı
Görsel




Tanım
•convert into ashes
•strong elastic wood of any of various ash trees; used for furniture and tool handles and sporting goods such as baseball bats
Atasözü & Deyim
“Alıcı kuşun ömrü az olur”
“Bitli baklanın da kör alıcısı olur”
“Kurtlu baklanın kör alıcısı olur”
“Kör satıcının kör alıcısı olur”
Diğer Dillerde
Almancaabaschen, Asche, Äsche, aschen, Eschenholz, veraschen
Fransızcacendre, e dans l'a, frêne
İtalyancacenere, frassino
Rusçaзола́, пе́пел, я́сень
Arapçaدَرْدَار, رماد, رَماد, رَمَاد, سَكَن
Farsçaخاکِسْتَر
Azericekül
Kazakçaкүл
Özbekçekul
Tatarcaкөл
Felemenkçeas, asse, essenhout
Japoncaトネリコ材
Çinceхуэй, 桉树材, 桉樹材 /桉树材
İsveççeaska
Ukraynacaпо́піл
Hintçeराख
Finceæ-merkki, hehkuttaa, karistaa tuhka, karistaa tuhkat, piirtää tuhkaristi, saarni
Çekçejasanové dřevo, popel
Macarcahamu
İbraniceאֵפֶר
Norveççeask
Etimoloji
Transliteration of Persian آش.
Kelime Ailesi
acid-ash
Afghan ash
American ash
Arizona ash
ash blond
ash blonde
ash bread
ash cake
ash cash
Ash Fork
ash gourd
ash gray
ash grey
ash heap of history
Ash Monday
ash pan
ash pit
ash pumpkin
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Aşık şiiri
Ashik poetry
Kül tüyü 2.
Ash plume 2.
Çok utandım.
I'm too ashamed.
Mmm, tanrım.
Kirsten Ashburn: Mmm, gosh.
Volkanik Kül
Volcanic Ash
Ashikhmin 02
Ashikhmin 02
Utanç duydum.
I am ashamed.
Biz mahcubuz.
We're ashamed.
Bir avuç kül.
A handful ash is left.
Külleri aynı.
Same ashes.
Asya/ Aşkabat
Asia/ Ashgabat
Tom utanmıştı.
Tom was ashamed.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Geneldişbudak
Genelkül çarşambası