antagonism

/ænˈtæɡənɪzəm/5 hece
C2 seviye
EN → TR
"antagonism" kelimesinin Türkçesi: husumet, kin, zıddiyet.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhusumet
Genelkin
Genelzıddiyet.

Tanım

•(biochemistry) interference in or inhibition of the physiological action of a chemical substance by another having a similar structure

Diğer Dillerde

Fransızcaantagonisme
Rusçaантагони́зм, вражда́, вражде́бность
Japonca対立, 敵対
Lehçeantagonizm
Ukraynacaантагоні́зм
Finceantagonismi
Çekçeantagonismus
Rumenceantagonism
Bulgarcaантагони́зъм, вражде́бност
Arnavutçaantagonizëm
Svahiliuadui
Makedoncaантагони́зам, о́мраза

Etimoloji

From Ancient Greek ἀνταγωνιστής (antagōnistḗs, “opponent”), from ἀνταγωνίζομαι (antagōnízomai, “antagonize”), from ἀγών (agṓn, “contest”) (English agon).

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Lombardlar ve Flamanlar arasındaki husumet, kavgayı ağırlaştırdı.
The antagonism between Flemings and Lombards aggravated the quarrel.
1950'li yıllara kadar bu iki zıt milliyetçilik arasındaki uzlaşmazlıklar sürdü.
Antagonism between the two incompatible expressions of nationalism lasted until the 1950s.
Eğer tüm topluluklar eşit oranda işbirliği yapmış olsalardı böyle farklılıklar olmazdı.
If women demanded equal pay for equal work we should not have had this antagonism.
İngiliz makamlarına ve Premier Botha'ya karşı belirgin düşmanlığı, bir bakanlık krizine yol açtı.
His marked antagonism to the British authorities and Premier Botha, led to a ministerial crisis.