anneal
/əˈniːl/2 hece
EN → TR
"anneal" kelimesinin Türkçesi: tavlamak, kızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak yumuşatmak: sertleştirmek. annealing oven tavlama fırım.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltavlamak
Genelkızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak yumuşatmak: sertleştirmek. annealing oven tavlama fırım.
Tanım
•bring to a desired consistency, texture, or hardness by a process of gradually heating and cooling
Diğer Dillerde
Almancaabhärten, anlassen, ausglühen, härten, spannungsfrei glühen, spannungsfrei machen
Fransızcarecuire
İspanyolcarecocer
Rusçaотжига́ть
Portekizcerecozer
Ukraynacaвідпалювати, гартувати
Çekçezakalit, žíhat, zocelit
Bulgarcaзакалявам, отгрявам
İrlandacaainéal
Gürcüceგამობრძმედა, გამოწრთობა
Kelime Ailesi
annealable
annealer
annealment
galvanneal
misanneal
nonannealed
nonannealing
postannealed
preanneal
preannealed
reanneal
unannealed
Örnek Cümleler
Üç ana adımı vardır: denatürasyon, tavlama ve uzatma.
It has three main steps: denaturation, annealing, and extension.
1953 - Nicholas Metropolis, termodinamik benzetilmiş tavlama algoritmaları fikrini ortaya attı.
1953 – Nicholas Metropolis introduces the idea of thermodynamic simulated annealing algorithms.
Bu ise malzemenin yorulma mukavemetini azaltır ve malzemeyi uzatabileceği gibi tavlayabilir de.
This reduces the material's fatigue strength, and may stretch the material as well as anneal it.
Dikkatle seçilen tavlama (temperleme) koşulları, oksijen çökeltilerinin oluşumuna neden olabilir.
Carefully chosen annealing conditions can give rise to the formation of oxygen precipitates.