Proletarii'nin tamamı tek bir kabileye kayıtlıydı. 🔊
They were all amalgamated into a single regiment. 🔊
"Municipal Amalgamation in Japan" (PDF) (İngilizce). 🔊
"Municipal Amalgamation in Japan" (PDF). 🔊
Bu sayfada bir çok yeni özelliği bir arada görebilirsiniz. 🔊
And this, again, is sort of a little bit of an amalgam of different - different things here. 🔊
Rolü Kupa Kraliçesi ve Kırmızı Kraliçe'nin bir birleşimidir. 🔊
Her role was an amalgamation of The Queen of Hearts and The Red Queen. 🔊
Gümüş dolguların (amalgamların) aksine, tamamen cıva içermezler. 🔊
Unlike silver fillings (amalgams) they are entirely free of mercury. 🔊
Tom, şirketin şubesi merkez ofisi ile birleşince işini kaybetti. 🔊
Tom lost his job when his branch of the company amalgamated with head office. 🔊
Hydra'nın alternatif bir versiyonu, Amalgam Comics'te ortaya çıktı. 🔊
An alternate version of Hydra has appeared in Amalgam Comics. 🔊
Hava bir çoğumuzun doğal olarak göremediği bir sistemler birleşimidir. 🔊
Weather is an amalgam of systems that is inherently invisible to most of us. 🔊
Ancak Helenistik felsefe yerini yavaş yavaş yeni Hristiyan felsefesine bıraktı. 🔊
Hellenistic philosophy began to be gradually amalgamated into newer Christian philosophy. 🔊
Politikaların birbirine karışmasının bir diğer kaynağı da, komünizmin çöküşüdür. 🔊
Another origin of policy amalgamation is the death of communism. 🔊
İki Carroll karakterinin birleşimi niteliğindedir: Kızıl Kraliçe ve Kupa Kraliçesi. 🔊
She is an amalgamation of two Carroll characters: the Red Queen and the Queen of Hearts. 🔊
Amalgam, yaygın bir diş restorasyon malzemesi, çevresindeki bölgeleri siyah veya gri yapabilir. 🔊
Amalgam, a common dental restorative material, may turn adjacent areas of teeth black or gray. 🔊