Danimarka’da 6-7 ve 16 yaş arası herkes için eğitim zorunludur.Vzdělání je v Dánsku povinné pro všechny ve věku v rozmezí 6-7 a 16.
1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.Roku 1902 uprchl do Švýcarska, aby se vyhnul vojenské službě.
Çoğu seçmeli veya zorunlu anaerobik ve heterotrofiktir ama pek çok istisna da mevcuttur.Většina proteobakterií je fakultativně nebo obligátně anaerobní a heterotrofní, ale existuje mnoho výjimek.
Zorunlu olmayan kullanıcı hesapları uygulamasına Ekim 2006'da başlandı.Volitelné uživatelské účty byly zavedeny v říjnu 2006.
Ayrıca yaz stajı da zorunludur.Stanciu (zatím) zůstává na Letné.
Yaz mevsimlerinde sulama büyük bir zorunluluktı.Vylodění v horkém létě bylo špatné rozhodnutí.
Nitekim elektrik enerjisi üretildiği anda kullanılmak zorunluluğundadır.Při výrobě se použije elektrického proudu.
Karadağ'da Lise Eğitimi zorunlu değildir.Předškolní vzdělávání není v Německu povinné.
Bu zorunluluk, askeri birlikleri daha küçük birimlere bölmeyi gerektirdi.Toto tažení způsobilo rozdrobení na několik menších oddílů.
Devrimin ardından, hicap aşamalı olarak zorunlu hale getirildi.Po sametové revoluci byla ČP postupně privatizována.
Havasının alınma zorunluluğu yoktur.Vzduch vyvážet nechceme.
Zorunlu hizmeti bitince askere gitti.Po skončení studií se věnoval vojenské službě.
Fakat halen nadiren de olsa bazı zorunlu durumlarda kullanılabilmektedir.Téměř vždy je však nutné mít alespoň nějaké prostředí.
Türkiye'de 20 ile 40 yaş arasındaki her erkeğin askere gitmesi zorunludur.V Turecku je povinná základní vojenská služba pro všechny muže ve věkovém rozmezí 18 až 41 let.
Zorunlu emeklilik yaşı yoktur.Do důchodu se nechystá.
1979 Fransa arka koltuklarda emniyet kemerini zorunlu hale getirdi.1979 byl Toušeni udělen statut lázeňského místa.
Tüm ziyaretçilerin en az 4 ay geçerli bir pasaport bulundurması zorunludur.Každému dědici však musí zůstat alespoň čtvrtina dědictví nezatížená odkazy.
Toplantıya bizzat katılmak zorunludur.Na samotnou účast by určitě ráda zapomněla.
Güney Afrika Cumhuriyeti genelinde dokuz yıl kesintisiz okula gitme zorunluluğu bulunmaktadır.V České republice je povinná školní docházka stanovena na devět let.
Yerleşmenin bu tarzda bölünmesinin toplumda hiyerarşik bir yapılanma olmasını zorunlu kılmaktadır.V zajetí je potřeba dodržet podobné složení.
Ayrıca Jedi Konseyine girebilmek için en az bu mertebede olmak zorunludur.Vlastnění tohoto titulu bylo i nutnou podmínkou k tomu, aby mohl Jedi zasednout do Rady.
Hydra adasına zorunlu iniş yaparlar.Hydroplán potáhne válečnou kánoi na Sandyho ostrov.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Přísaha měla proběhnout před očima smírčího soudce podepsáním dokumentu o spojenectví.
Üretim faktörlerinin ortak kullanımı (Kolektivizasyon) zorunlu hale getirildi.Základním předpokladem jsou výrobní zdroje (činitele).
Zorunlu askerlik hizmetinin ardından, Tübingen Üniversitesi'nde biyokimya okudu.Po svém propuštění studoval v lékařském ústavu v Tübingen.
Ülkede zorunlu askerlik bulunmamaktadır.V europarlamentu nuda nebude.
17. yüzyıldan beri, Japonya'da Şinto tapınaklarına kayıt işlemini zorunlu kılan yasalar vardır.Sedmdesátá léta přinesla nucené omezení činnosti v oblasti chrámové hudby.
Tek tek bileşenlerin zorunlu tersleri değildir; örneğin, σxx,1/ρxx ye eşit olmayabilir.Taková konstrukce má pak pouze jediné řešení - a proto není šance, že by se trojúhelníky ABC a XYZ mohl lišit.
İstikrar arayışları ise döviz piyasalarına müdahaleyi zorunlu kılmaktadır.Bezpečnostní předpisy požadují, aby zpětné vazby působily proti zvyšování výkonu.
Taarruz, zorunlu olarak bu sırttan yapılacaktır.Václava nad portálem zabudovaném v této fortifikaci.
Meclisi, 60 gün içinde seçimde yapılması zorunluluğuyla feshedebilir.Okresní shromáždění měla být zvolena do 60 dnů od obecních voleb.
Böylece dövizle ödeme yapma zorunluluğu ortadan kalkar.Mimo to mělo odpadnout placení dovolené.
Affedilerek yaşamının sonuna kadar Samerra'da oturmaya zorunlu tutuldu.V duchovní službě zůstal na martinickém panství po zbytek života.
Ayrıca erkekler için zorunlu askerlik geçerli .Hodí se ale taky proti vojákům.
Bir oyuncu koz çekiyorsa (ele koz atarak başladıysa yani yerdeki ilk kâğıt koz ise) yükseltmek zorunludur.Má-li hráč kartu stejné barvy jako první karta zdvihu, musí ji vynést („přiznat barvu“).
Ancak işverenin sendika üyesi olması zorunlu değildir. .Členství v odborech nesmí být povinné.
Yanma için havanın sesaltı hıza düşmesi zorunludur.U hoření je také velmi nutná teplota vzplanutí.
1869'da zorunlu askerlik süresi altı yıl, yedek askerlik süresi de 14 yıl olarak belirlendi.Tradiční šestnáctiletá vojenská služba z dob války byla zavedena pro odvedence jako minimum.
1990 yılında Burdur'da, iki aylık zorunlu askerlik görevini gerçekleştirdi.În 1990 completa două luni ale serviciului militar obligatoriu în Burdur.
2007 yılında çıkarılan bir yasayla parasız, zorunlu olmayan eğitim süresi 18 yaşına kadar yükseltilmiştir.În 2007 s-a adoptat o lege de extindere a învățământului gratuit neobligatoriu până la vârsta de 18 ani.
Buna karşın zorunlu anaeroblar oksijen varlığında ölürler.Un organism obligatoriu anaerob moare în prezența oxigenului.
Toplantılara katılmaları zorunlu idi.S-a implicat într-adevăr în ședințe.
İlkokul beşinci sınıftan itibaren bütün öğrencilerin bir enstrüman çalması zorunluluğu vardır.Începând cu clasa a 5-a, elevii au un alt profesor pentru fiecare materie.
Marion durumundan, Phoenix’e geri dönme zorunluluğundan söz eder.Marion vrea să se întoarcă la Phoenix pentru a returna banii.
12 yaşın altındaki çocuklar için dijital parmak izi zorunlu değildir.Este interzis copiilor sub vârsta de 12 ani.
Bu zorunluluk, askeri birlikleri daha küçük birimlere bölmeyi gerektirdi.Acest fapt i-a obligat să-și împrăștie forțele de apărare mult mai mult.
Daha sonra kahvaltı ardından zorunlu okuma saati vardı.După masa de prânz, somnul este obligatoriu.
Bunlardan biri zorunlu derslerdir.Unele dintre acestea erau puncte vamale obligatorii.
Zorunlu askerlik hizmetinin ardından, Tübingen Üniversitesi'nde biyokimya okudu.După cel de-al Doilea Război Mondial a lucrat la Universitatea din Tübingen.
1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.În 1902 își face serviciul militar la München.
Sınavlar zorunlu.Examenul este public.
Bunların sonucunda Müslüman olmasının zorunlu olduğu ileri sürülür.Pentru ducerea la îndeplinire a acestor obligații, musulmanul trebuie să fie major și cu mintea întreagă.
Ebu Şuya, Yahudi kadınlar için de iki işareti zorunlu kılmıştı.Doesburgnál a két IJssel egyesül, és a Zuiderzeebe ömlik.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Laktózmentes vagy laktózban szegény tápszer használata általában nem szükséges.
Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur.Ő is tudja, hogy egy újságírónak ilyennek kellene lennie.
Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.Ha az állatot el kell pusztítani, annak gyorsan, fájdalom- és félelemmentesen kell megtörténnie.
Öğrencilerin daha önceden İspanyolca bilmeleri zorunlu değildir.A lány azelőtt sohasem tanult spanyolul.
Zorunlu emeklilik yaşı yoktur.Nyugdíjra nem jogosult.
Toplantılara katılmaları zorunlu idi.Az ülésekhez imazsámoly csatlakozik.
Çakma zorunluluğu yoktur.Gyújtóforrásra nincs szükség.