Zorunlu reasürans devri, 1990'lardan sonra kademeli olarak kaldırıldı ve 31 Aralık 2001'de tümüyle son buldu.Negen jaar later werd de groep nieuw leven ingeblazen, maar op 31 december 1961 definitief ontbonden.
14 yaşından itibaren Hollanda'da kimlik taşımak zorunluluğu vardır.Vanaf 14 jaar moet je in Nederland een legitimatiebewijs bij je hebben.
1990 yılında Burdur'da, iki aylık zorunlu askerlik görevini gerçekleştirdi.W 1990 odbył dwumiesięczną służbę wojskową w Burdurze.
Kullanıcılar için yeni arayüz zorunlu hale geldiğinde, Yahoo!W celu utworzenia konta użytkownik musi posiadać Yahoo!
Zorunlu dans Paso Doble olarak seçilmiştir.Tańcem obowiązkowym było paso doble.
Zorunlu dans Avusturya Valsi'ydi.Tańcem obowiązkowym był Austrian Waltz.
Zorunlu değildir ancak yorum bırakılması tavsiye edilir.Jej stosowanie nie jest wymagane, lecz zalecane.
Savaş gemilerinde Ais Bulundurma zorunluluğu bulunmuyor.Obecnie do uprawiania żeglarstwa lodowego nie są wymagane patenty.
Yahudi toplumu genel olarak kalkındı ve gettolarda yaşama zorunluluğu yoktu.Żydom w tym czasie na ogół powodziło się dobrze, nie musieli żyć w gettach.
Zorunlu dans Altın Vals'di.Pary taneczne obowiązkowo wykonywały Golden Waltz.
Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur.Po pierwsze, wymaga tego ode mnie dziennikarska rzetelność.
Çünkü göğün altına geçen kişi her kimse göğü sırtlama zorunluluğu vardır.Każdy człowiek przez przyjściem na Ziemię jest duchem w niebie.
Zorunlu dans Blues olarak seçilmiştir.Tańcem obowiązkowym był Blues.
Antlaşma, Fransa'nın 1792'deki sınırlarına geri dönmesini zorunlu kılmıştır.Granice Francji zostały przywrócone do stanu z roku 1792.
Askerî eğitim gönüllü veya zorunlu olabilir.Opuszczenie kraju może mieć charakter dobrowolny lub przymusowy.
Öğrencilerin daha önceden İspanyolca bilmeleri zorunlu değildir.Nie uczyła się języka hiszpańskiego.
Davalı kişinin bunun aksini ispat etme zorunluluğu yoktur.Nie ma on natomiast obowiązku udowodnienia winy dłużnika.
Türkiye'de zorunlu askerlik hizmeti uygulanır.W USA wprowadzono obowiązkową służbę wojskową.
Dünya ülkelerinin pek çoğunda temel eğitim zorunludur.W większości krajów nauka w szkole podstawowej jest obowiązkowa.
2007'de azami zorunlu eğitim yaşı 16'dan 18'e yükseltildi.Wydłużono wówczas obowiązek edukacji z 14 na 16 lat.
Zorunlu eğitim 7 ila 17 yaş arasındaki çocukları kapsamaktadır.Obowiązkiem szkolnym są objęte dzieci w wieku 7–17 lat.
Karadağ'da Lise Eğitimi zorunlu değildir.Nauka w szkołach wyższych nie jest obowiązkowa.
Zorunlu olan okul değil eğitimdir.Nie jest ona szkołą obowiązkową.
Yaz aylarında bile soba yakmak bir zorunluluktur.Podczas upałów w lecie konieczne jest podlewanie.
Buna rağmen, Filipinler Anayasa'sına göre, belirli durumlarda askerlik zorunlu olabilmektedir.Jeżeli jest to konieczne, to w specjalnych sytuacjach policja Armenii ma prawo użyć siły.
Seçme zorunluluğum olmamasına rağmen.Obowiązkowe ale do wyboru.
Bunu Türk dilinin yapısı zorunlu kılmaktadır.Nauka języka serbskiego jest obowiązkowa.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Zazwyczaj podawanie mleka początkowego bez laktozy lub o zmniejszonej zawartości laktozy nie jest konieczne.
Çift zorunlu dansı ilk sırada bitirdi.W grze podwójnej występ zakończył się na pierwszej rundzie.
Özellikle mühimmat yönünden bu zorunluydu.Natomiast pomoc amunicyjna jest niezbędna.
İlki, aşkın sayıların var olduğunu tanıtlamak (herhangi bir somut örnek verme zorunluluğunu hissetmeden).Na początek załóżmy, że istnieje liczba 1 (cokolwiek by ten symbol miał oznaczać).
Savaş sonrasında tarıma yönelmeyi zorunlu kılan bu durum sonucunda tarımsal üretim hızla artmıştır.W związku z upaństwowieniem gospodarki po wojnie to pojęcie stało się zbędne.
Zorunlu emeklilik yaşı yoktur.Nie marnuję czasu na emeryturze.
Ancak zorunlu olarak bir karaktere bağlı kalma koşulu yoktur.W szczególności zaś nie może brakować mu przymiotu istnienia.
Bunların sonucunda Müslüman olmasının zorunlu olduğu ileri sürülür.Według panującego prawa powinny zostać muzułmankami.
ABD zorunlu askere almayı Vietnam Savaşı nedeniyle sürdürdü ve bu uygulamaya ancak 1973'te son verebildi.Król może odrzucić wybór senatorów, lecz po raz ostatni zdarzyło się to w 1936 roku.
Bir yıl dolmadan zorunlu askeri hizmet nedeniyle eğitimine ara verdi.Po zdaniu matury odbył służbę wojskową w wymiarze jednego roku.
Yeni kural 1 Ocak 2008'den itibaren zorunlu hâle gelmiştir.Nowa nazwa wydziału obowiązuje od dnia 1 stycznia 2008 r.
Öğrencilerin bu sınava girmeleri zorunlu değildi.Studenci nie są zobowiązani do uczestnictwa w tych zajęciach.
İçine düştüğü ekonomik sıkıntılar onu öz vatanına, İstanbul'a dönmesini zorunlu kılmıştır.Kłopoty finansowe zmusiły go do powrotu do pirackiego życia.
Bu durum pilot olma isteğinden zorunlu olarak vazgeçmesine neden oldu.I niekoniecznie była ona efektem złej woli pilotów.
Zorunlu durumlarda en fazla 2 ml ilaç verilebilir.Maksymalnie można podać 2 ml roztworu.
Ebu Şuya, Yahudi kadınlar için de iki işareti zorunlu kılmıştı.Uczestnicy zostali podzieleni według płci na dwa plemiona: Jaburu (szczep żeński) i Tambaqui (szczep męski).
Bu süreç, Rusya'nın yeni yasal mevzuat çerçevesine bağlı kalma zorunluluğuyla daha da zorlaşmıştır.Próbowano zerwać wszelkie więzi z dotychczasowym dorobkiem prawnym Rosji.
1927 - Türkiye'de Medenî nikah zorunlu hale getirildi.W 1197 nakazano w Polsce stosować kościelną formę zawierania małżeństwa.
Kalkış Zorunlu inişPrognoza na lądowanie.
Zorunlu eğitim süresi 11 yıldır.Czas retencji to 11 lat.
Bu zorunluluk, askeri birlikleri daha küçük birimlere bölmeyi gerektirdi.Manewr ten spowodował rozczłonkowanie jego armii na kilka mniejszych oddziałów.
12 yaşın altındaki çocuklar için dijital parmak izi zorunlu değildir.Nie jest zalecany u dzieci poniżej 12. roku życia.
Örneğin ilk okul, ortaokul (10. sınıfa kadar) ve bir yıl anaokulu zorunludur ve ücretsizdir.Szkoła podstawowa (folkeskole) – trwa dziewięć lat, jest bezpłatna i jednolita.
Zorunlu din eğitimi alması.Zniesienie powszechnego obowiązku edukacji.
1990 yılında Burdur'da, iki aylık zorunlu askerlik görevini gerçekleştirdi.1990 genomförde han två månaders värnplikt i Burdur.
Laktozsuz ya da laktozu azalmış mamalar genellikle zorunlu değildir.Laktosfri eller laktosreducerade bröstmjölksersättningar är i normala fall inte nödvändigt.
Sınavlar zorunlu.Ingen examen krävs.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.I dessa situationer är snabb sänkning av blodtrycket nödvändigt för att stoppa pågående organskada.
1995 İngiltere okul taşımacılığında kullanılan minibüslerde emniyet kemeri kullanımını zorunlu hale getirdi.Storbritannien inför krav på säkerhetsbälten i alla minibussar som används i skoltransporter.
Buralarda çalışan zorunlu işçiler canlı hedef konumundaydı.De som arbetade här behövde förstås någonstans att bo.
Danışmanlar Meclisi üyeliği adaylığı için en az 30 yaşında olunması zorunludur.Lagen stadgar att kandidater till nationalförsamlingen måste vara minst 30 år gamla.
Güney Afrika Cumhuriyeti genelinde dokuz yıl kesintisiz okula gitme zorunluluğu bulunmaktadır.Utbildning i Sydafrika är obligatorisk upp till årskurs nio.
Oyuna katılmak zorunlu değildir.Det finns inget tvång att ta spel.