Ana içeriğe geç
Sözlük

zorunlu ile cümle

zorunlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaz mevsimlerinde sulama büyük bir zorunluluktı.Chal é uma bebida muito importante durante o verão.
1874'te her sınıftan genç ilk kez zorunlu askerlik hizmetiyle yükümlü kılındı.Em 1874 os filhos dos colonos foram recrutados pela primeira vez para os serviços militares.
Bunun için de gazetecinin güvenilir kişi olması zorunludur.É importante que o repórter seja insistente.
Zorunlu dans Avusturya Valsi'ydi.O papel finalmente foi para o austríaco Waltz.
12 yaşın altındaki çocuklar için dijital parmak izi zorunlu değildir.A classificação indicativa da novela é de imprópria para menores de 12 anos.
1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.Em 1902, Mussolini emigrou para a Suíça, com o objetivo de evitar o serviço militar.
15 Mart 1990’da Romanyalılar için Vize zorunluluğu getirildi.Consultado em 15 de março de 2015 «ESTUDANTES DE PORTUGUÊS NAS ILHAS MAURÍCIO».
"Zorunlu Din Eğitimi ve Kur'an Kursları".«Instituições de Educação Superior e Cursos Cadastrados».
Eğitim; 12 yaşına kadar parasız ve zorunludur.A educação no Suriname é gratuita e obrigatória até os 12 anos de idade.
Okulöncesi eğitim zorunlu eğitim kapsamına alınmamıştır.O colégio de classe média alta não foi responsabilizado.
Zira her tür düşünme ve irade zorunlu olarak sonludur.Em síntese, qualquer conhecimento requer forma e conteúdo.
Sarık takmak zorunlu değildir ancak sarık uzun saçı toplamak için çok kullanışlıdır.A maquiagem não é proibida, mas recomenda-se o bom senso para evitar exageros.
Bununla birlikte antagonist yapının insan olma zorunluluğu yoktur.E contra a natureza a gente não tem como lutar.
Taarruz, zorunlu olarak bu sırttan yapılacaktır.O taekwondo passará a ser modalidade obrigatória a partir dessa edição.
Erkeklere sakal, kadınlara ise peçe zorunluluğu getirildi.Homens concorriam com homens, e mulheres competiam contra mulheres.
Oyuna katılmak zorunlu değildir.Não se trata apenas de brincar por brincar.
Bu durum ülkelerin daha iyi tanıtılabilmesi için kamu diplomasisini zorunlu hale getirmektedir.Na Quinta vai dar oportunidade às pessoas de a conhecerem melhor.
Senatörler 75 yaşına kadar görevde kalabilirler; 75 yaşından sonra görevden ayrılmaları zorunludur.Os senadores ficam no cargo até a idade de 75 anos.
1990 yılında Burdur'da, iki aylık zorunlu askerlik görevini gerçekleştirdi.In 1990 vervulde hij twee maande verplichte legerdienst in Burdur.
Sınavlar zorunlu.De examens bewijzen.
İçine düştüğü ekonomik sıkıntılar onu öz vatanına, İstanbul'a dönmesini zorunlu kılmıştır.Gebrek aan geld dwong hem echter om weer naar zijn geboortestad Straatsburg terug te keren.
27 Eylül - Fransa, Türk vatandaşları için vize zorunluluğu koydu.Op 27 november kondigde Rusland aan opnieuw de visumplicht in te zullen voeren voor Turkse reizigers.
Bu nedenle antibiyotik tedavisi zorunludur.Antimicrobiële behandeling is noodzakelijk.
Zorunlu karşılıklar para politikasını uygulama aracı olarak kullanılabilir.De munt kan gebruikt worden als wettig betaalmiddel.
Bu durum daha sonraki imparatorların mali reformlara girişmesini zorunlu kıldı.Later probeerden de hertogen de reformatie in te voeren.
Aslında bu durum bir zorunluluktan doğmuştu.Die nieuwigheid was gedeeltelijk uit noodzaak geboren.
Senatörler 75 yaşına kadar görevde kalabilirler; 75 yaşından sonra görevden ayrılmaları zorunludur.Senatoren kunnen hun zetel blijven bezetten totdat zij de leeftijd van 75 jaar bereiken.
Askerî eğitim gönüllü veya zorunlu olabilir.Evacuatie kan vrijwillig of gedwongen gebeuren.
Yol yarışlarında mesafenin uzman bir ölçüm görevlisi tarafından, tam olarak belirlenmesi zorunludur.Het uitzetten van een parcours voor officiële wedstrijden moet uiteraard met nauwkeurigheid gebeuren.
Mümkünce sağdan gitmek zorunludur (bakınız şerit kullanımı levhası).Hij sticht een extreem rechtse partij: Rechtvaardig Rechts.
Ortak düşmana karşı ortak hareket zorunluluğu birliği dayatmıştır.Maar een gemeenschappelijke vijand zorgt voor het gemeenschappelijke verbond.
Zorunlu eğitim süresi 11 yıldır.Ik heb elf jaar dwangarbeid verricht.
Oyuna katılmak zorunlu değildir.Het is niet verplicht om te spelen.
Bu kanundan önce kesintisiz olan sekiz yıllık ilköğretim herkes için zorunluydu.Acht weken had iedereen die hiervan wist, moeten zwijgen.
Zorunlu dans olarak Paso Doble seçilmiştir.Bij de paso doble is er sprake van een dansrichting.
Hollanda'da Eğitim Sistemi, zorunlu olarak ortalama on iki yıldır.In het Nederlandse taalgebied is er sprake van categoriaal onderwijs vanaf 12 jaar.
Hydra adasına zorunlu iniş yaparlar.Het Ajira-vliegtuig landt beschadigd op het Hydra-eiland.
Bu sebeple, grup çalışanlarının en azından CCNA sertifikası sahibi olması zorunludur.Minstens een CCNA of CCDA certificaat is nodig om deze te kunnen behalen.
2007'de azami zorunlu eğitim yaşı 16'dan 18'e yükseltildi.De kiesgerechtigde leeftijd werd in 2007 van 18 naar 16 jaar verlaagd.
Staj zorunluluğu vardır.Reserveren is verplicht.
Tam gün eğitim 5 ve 15 yaşları arasındaki tüm çocuklar için zorunludur.Onderwijs is gratis en verplicht voor alle kinderen van 5 tot 15 jaar.
Ayrıca yaz stajı da zorunludur.Het toont ook een zomers tafereeltje.
Buna göre askere alınan kişiler, beş yıl zorunlu askerlik yapıyordu.Voor de officieren geldt dat zij 15 jaar dienst moeten hebben gedaan.
İngilizce hazırlık zorunludur.De taal Engels is altijd verplicht.
Ancak hayatın sürdürülmesi için gereken zorunlu ihtiyaçlar da son derece ucuzdur.De activiteiten die noodzakelijk zijn voor hun voortbestaan worden echter effectief uitgevoerd.
Buralarda çalışan zorunlu işçiler canlı hedef konumundaydı.De bosarbeiders die hiervoor nodig waren, kwamen in de buurt wonen.
Danimarka'da, 10 yıllık zorunlu okul eğitimi vardır.In Denemarken geldt er leerplicht vanaf zes jaar.
İşyerlerinde, okullarda, devlet dairelerinde Rusça zorunlu dil haline getirildi.In de publieke ruimten, op scholen en in het overheidsapparaat dient Russisch gesproken te worden.
Toplantılara katılmaları zorunlu idi.Deze diende om in te vergaderen.
Ancak gösterimi zorunlu değildir.Aanwezigheid is niet verplicht.
Böylece Tûsî'nin aksine Allah Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez.In zijn visie was Allah (God) niet de voortzetting van de Bijbelse God, maar van de maangod van de Sabeërs.
Burada, toplam değişkeninin 0'dan büyük olması zorunludur.Dit staat in verhouding tot de tijd die het nodig is om van 0 naar maximaal te komen.
Taarruz, zorunlu olarak bu sırttan yapılacaktır.De decoratie was ondergeschikt aan deze vorm.
Osmanlı Güç Dernekleri devlet okullarında zorunluydu.Islamitisch godsdienstonderricht is verplicht in de staatsscholen.
Kalkış Zorunlu inişOpstijgen Kruissnelheid Landing
Zorunlu deprem sigortasının her yıl yenilenmesi gerekir.Het Verbond van Verzekeraars stelt elk jaar een nieuwe inboedelwaardemeter op.
Esasen saldırıya geçmek gibi bir zorunluluğu yoktu.In werkelijkheid vond er geen invasie plaats.
30 ekim 2010'da, Eric ordudaki zorunlu görevini bitirirek ayrıldı.Kita heeft op 4 oktober 2010 besloten om Lordi te verlaten.
Toplantıya bizzat katılmak zorunludur.De deelname aan de stemming is verplicht.
Bu bir bakıma stratejik – askeri bir zorunluluktu.De aanleiding voor deze opdracht was van militair-strategische aard.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod