Öğrencilerin daha önceden İspanyolca bilmeleri zorunlu değildir.الإسبانية ليست اللغة الأولى التي تعلمها.
İran'da Farsça zorunlu öğretilir.ينتشر اتباع المذهب الإسماعيلي في إيران.
GDO içeren ürünlerde GDO oranı yüzde 1’in üzerinde ise etiketlenmesi zorunlu.وفي المنتجات المعدة للاستخدام لفترات طويلة، يجب ان يكون تركيزها لايتجاوز 1٪ ".
Başka bir kuruma dikey geçiş yapmak için 7 yıl görev yapma zorunlulukları vardır.المتسابق لديه سبع ثوان ليطرح السؤال.
Eğitim; 12 yaşına kadar parasız ve zorunludur.التعليم إلزامي ومجاني حتى سن ال 16.
Genel olarak uluslararası kurallara göre 20 koltuktan fazla kapasiteli uçaklarda otomatik pilot zorunludur.لكن الطائرات ذات المقاعد الأكثر من 20 راكب فتركيب نظام الطيار الآلي يكون إجباري من قبل هيئات الطيران الدولية.
Aslında bu bir zorunluluktan doğmuştur.ومع ذلك، هذا إلزامي.
Fakat oluşturulan ağacın sıkıştırılmış veriye eklenmesi zorunludur.وبعد ذلك، بالطبع، يجب أن بصق ثمرة الشجرة المحرمة.
Yol yarışlarında mesafenin uzman bir ölçüm görevlisi tarafından, tam olarak belirlenmesi zorunludur.في سباقات الطرقات، يجب أن يقاس المسار بدقة من قبل خبراء قياس معتمدين.
Cenaze namazının kılınması zorunlu bir görevdir.الصلاة المفروضة كفاية مثل: صلاة الجنازة.
12 yaşın altındaki çocuklar için dijital parmak izi zorunlu değildir.يحظر استخدام نيميسوليد للأطفال ما دون سن 12 عامًا.
Bu yüzden bu tür yerlerde kızılötesi koruyucu gözlük takılması zorunludur.حيث يجب أن يرتدى العامل نظارة واقية ضد هذه الاشعة.
Mümkün varlık ise ne varlığı ne de yokluğu yönünden zorunludur.إصطلاحا: ما يلزم من عدمه العدم ولا يلزم من وجوده الوجود.
Zorunlu dans Altın Vals'di.تجسد موسيقى شتراوس لرقصات الفالس.
Yine ilk defa bu tarihte öğrencilere okul forması giyme zorunluluğu getirilmiştir.لهذا اليوم أهمية خاصة لدى طلاب الصف الأول القادمين إلى المدرسة للمرة الأولى.
9’da güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğünün zorunlu bir gereği olarak kabul etmiştir.تعترف المادة 9 الحق في الحرية والأمان الشحصي.
Genellikle kalelerin arkasına birer file konulsa da, bu durum kurallar tarafından zorunlu kılınmamıştır.توضع عادة الشباك خلف المرمى، على الرغم من أن هذا لم يكن مطلوبًا في القوانين.
Zorunlu hizmet süresi 3 yıl olup, hizmet puanı 30 puandır.(للمرة الثانية) نوط الخدمة العسكرية لثلاثون عاماً.
Endüstride bu zorunluluğun karşılığı şüphesiz ki otomasyondur.في علم التشريح، الفرجة هي شق طبيعي في البنية.
Zorunlu eğitim 7 ila 17 yaş arasındaki çocukları kapsamaktadır.لقد جعلت الحكومة التعليم إلزاميًا على جميع الأطفال الذين تتراوح أعمارهم بين السابعة والحادية عشرة.
Yüzün peçe ile kapatılması zorunlu değildir.ولا ينمُّ بالضرورة عن قصدها شجّ الرأس.
Gemi kaptanlarının Bahriye Okulu mezunları olmaları zorunluğunu getirdi.حملت السفن معها فصلاً دراسياً من طلاب البحرية.
Udet 16 kere düşmüş veya zorunlu iniş yapmıştır.خاض خلال مسيرته 16 نزالا، فاز في 16 ولم يخسر.
Bu açılardan ana akım zorunlu eğitimdeki İngilizce derslerinden oldukça farklıdır.هذا النوع من الجمل غير مقبول في معظم الأشكال أخرى من الإنجليزية القياسية.
1990 yılında Burdur'da, iki aylık zorunlu askerlik görevini gerçekleştirdi.Em 1990, dois meses de serviço militar obrigatório, em Burdur.
4 Eylül 1942: Zorunlu çalışma hizmetinin (Service du travail obligatoire) başlatılması.4 de setembro de 1942: instauração do STO (Serviço de trabalho obrigatório, na Alemanha).
Dört tarafı çevrili zorunlu boşluklar yaratılamaz.Não se pode criar um espaço vazio rodeado de 4 peças.
Ukrayna yasalarının ve diğer hukuki düzenlemelerin anayasaya uygun olması zorunludur.Todas as outras leis e atos legais normativos da Ucrânia devem estar de acordo com a constitutição.
2001 sezonunun başından itibaren ise kullanım zorunlu hale geldi.Seu uso foi tornado obrigatório a partir do início da temporada de 2001.
Zorunlu emeklilik yaşı yoktur.Não há requisito de idade.
1939 - Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.1: A Alemanha obriga os judeus a usar a estrela amarela.
Son olarak 1876’da bu ‘tahvile çevirme’ zorunlu kılınmıştır.Finalmente, em 1876, esta comutação foi tornada obrigatória.
Toplantılara katılmaları zorunlu idi.Eu participei das reuniões.
İsrail'de zorunlu askerlik vardır.Também as mulheres devem prestar o serviço militar obrigatório em Israel.
Babası dahil tüm akrabaları, onun da güçlü bir savaşçı olmasını istemekle kalmaz, zorunlu kılar.É também bastante duro com seu filho querendo que ele seja um guerreiro forte que nem ele.
Belçika, Hollanda'da zorunlu askerlik kalkmıştır.Tropas holandesas na Bélgica.
Nitekim elektrik enerjisi üretildiği anda kullanılmak zorunluluğundadır.A eletricidade é consumida assim que é produzida.
Farklı olma zorunluluğu: “Bu işi senden daha uzun bir süredir yapıyorum.Faz sentido, ela está neste negócio muito mais tempo do que eu".
Askerî eğitim gönüllü veya zorunlu olabilir.O depósito pode ser voluntário ou necessário.
Bu bağlanma, doğal ve zorunlu değildir.Esta noção, no entanto, não é nem natural nem inevitável.
Başka bir kuruma dikey geçiş yapmak için 7 yıl görev yapma zorunlulukları vardır.Os usuários devem ter pelo menos sete anos para fazer uma conta.
Hastane eczanelerinde en az bir eczacının çalışması zorunludur.O farmacêutico hospitalar é o responsável pelas atividades da farmácia de um hospital.
Bu Niğde’nin istikbali için böyle olmakla beraber, Niğde’nin hali içinde bir zorunludur.Para essa classe, a passagem do bastão é obrigatória.
Bazı romanları, ABD'deki kimi üniversitelerde zorunlu kitap olarak okutuldu.Alguns de seus livros até mesmo se tornaram leitura obrigatória em academias militares dos EUA.
Ancak bu araçta zorunluluktan oldu.No entanto, tudo depende do automóvel em questão.
Türkiye'de zorunlu temel eğitimi beş yıldan sekiz yıla çıkaran kanun, 1997 yılında yürürlüğe girdi.A duração do ensino obrigatório passou de cinco para oito anos em 1998.
Zorunlu askerlik hizmeti ise 2010 yılında kaldırılmıştır.Em 2010 foi abolido o serviço militar obrigatório.
Zorunlu eğitim 8 yıldan oluşur.A educação primária dura oito anos.
Murtagh Eragon'a zorunlu olarak Galbatorix'e bağlandığını, ve ona yemin ettiğini söyler.E Eragon decide que teria de matar Galbatorix custe o o que custasse.
Zorunlu askerlik kanununu onayladı.Aprova a Lei de Defesa Nacional.
Toplantıya bizzat katılmak zorunludur.O próprio homem invade a reunião.
Belirli bir süre zorunlu çalışmanın ardından kişi istediği yerde çalışma hakkını kazanabiliyordu.O trabalhador, no entanto, poderia trabalhar mais quantas horas quisesse para o fundo individual.
Örneğin, kurallar oyuncuya pas geçmesini zorunlu kılmaz ama çoğu oyuncular bunu yapar.Por exemplo, nenhuma regra requer que nenhum jogador dobre, mas geralmente a maioria dos jogadores o fazem.
Sınavlar zorunlu.O estágio é obrigatório.
Bunlardan biri zorunlu derslerdir.Algumas delas são obrigatórias.
Hukuk açısından bir işlemle veya zorunluluk sonucu ortaya çıkan insan toplulukları.Civis - Originados de uma relação jurídica ou econômica.
M. tuberculosis zorunlu aerobdur.Seu metabolismo é aeróbico.
Daha önce mahkemeler tarafından verilmiş kararlara uyulmak zorunluluğu yoktur.Novos Juízes não são limitados pelas decisões tomadas pelos Juízes passados.
Zorunlu olmayan kullanıcı hesapları uygulamasına Ekim 2006'da başlandı.Em outubro de 2006, criou-se o sistema de registro de usuários.
Hiçbir resmî ve özel kurum ve kuruluşun burs verme zorunluluğu yoktur.Como tal, nenhuma instituição ou convenção social pode nos conter.