Ana içeriğe geç
Sözlük

zorluk ile cümle

zorluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu şarj yönteminin bazı zorlukları var.This charging method seems to have its limitations.
Başka bir zorluk ise, bu sayıyı devirli ondalıklarla göstermek için birden fazla yöntem olması.One difficulty is that there's actually more than one way to represent it as an infinite decimal.
Sayın Worple kendisi zorluk çözüm önerdi.Mr. Worple himself suggested the solution of the difficulty.
Artık hayatın başa çıkman gereken bir sürü zorlukla dolacaktır.From now on, your life is going to be jam-packed with things that will be hard for you to handle.
Ancak Alice araştırması için ödenek bulmada zorluk yaşıyordu.Now, Alice had trouble getting funding for her research.
Proje, sahip olduğumuz zorlukların temel nedenlerinin bir çoğunu irdelemektedir.It addresses many of the root causes of our difficulties.
A noktasından B noktasına giderken zorluklarla karşılaşan insanlar tarafından.- PEOPLE WHO FACE CHALLENGES AS THEY GET FROM POlNT A TO POlNT B.
Zorlukları gerçekten severiz, ama eğer beklentiler düşükse, inanın kiWe love challenges, but when expectations are low, trust me, we will sink to them.
En büyük zorluklardan biri eğitimin temelinden yenileştirmektir.One of the real challenges is to innovate fundamentally in education.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Not rise to it, rise with it.
Ve karşımızdaki zorlukların kalbinde (Alkış)And at the heart of our challenges -- (Applause)
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.At the heart of the challenge is to reconstitute our sense of ability and of intelligence.
Fakat bu da bazı zorluklarımızı gösteren diğer bir video.But here's another video that shows some of our challenges.
Yani burada gerçekten büyük zorluklarla mücadele ediyoruz.So we're really challenged on what we're doing there.
Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.I was obsessed with Houdini and his underwater challenges.
Yani zorluk derseniz kesinlikle zordu.So, certainly the challenge was there.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Even then, I'm aware that most people have little patience for my speaking difficulties.
Yalnız bu tür zorlukları yenebilirsiniz.People who they see are gonna be powerful people in the future.
Biz insanı zorluk arasında yarattık.That We created man in toil and trouble.
Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşaAllah salih olanlardan bulacaksın."I do not wish to impose any hardship on you. God willing you will find me a man of honour."
Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır.His mother carries him in her womb in weakness and debility, weaning him in two years.
Andolsun, Biz insanı bir zorluk içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.Surely with hardship there is ease.
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Denizde size bir zorluk dokunduğunda, O'nun dışındaki tüm yalvardıklarınız ortadan kaybolur.When a calamity befalls you on the sea, all those you invoke fail you except Him.
İnsana bir zarar/zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O'na dua eder.When man is afflicted with adversity he turns to his Lord, and prays to Him.
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Biz, insanı ( yüzyüze geleceği nice ) zorluklar içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.With hardship indeed there is ease.
Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.Surely with hardship there is ease.
Evet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.With hardship indeed there is ease.
Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar.They carry your burdens to lands so distant you could not have reached without much hardship.
Sana zorluk çıkarmak istemiyorum.I do not wish to impose any hardship on you.
ALLAH zorluktan sonra kolaylık getirecektir.God will bring ease after hardship.
İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.That We created man in toil and trouble.
Elbette, kolaylık zorlukla birliktedir.Surely with hardship there is ease.
Evet, kolaylık zorlukla birliktedir.With hardship indeed there is ease.
(Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi.Said Moosa, “Do not apprehend me upon my forgetting, and do not impose difficulty on me in my task.”
Tekrar Yûsuf'un yanına girdiklerinde şöyle dediler: "Ey Vezir! Bize de ailemize de zorluk dokundu.Then when they reached in the company of Yusuf they said, “O governor!
Mûsa dedi: "Unuttuğum için beni azarlama; bu yaptığımdan dolayı da bana zorluk çıkarma."Said Moosa, “Do not apprehend me upon my forgetting, and do not impose difficulty on me in my task.”
Dilersen onu on (yıl)a tamamlayabilirsin. Sana zorluk çıkarmak istemiyorum.If thou completest ten, that shall be of thy own accord; I do not desire to' press hard 'upon thee.
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar süre (verin).And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.So eat thereof, and feed the hungry poor.
Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir.And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Zorluklara karşı direnir ve erdemli davranırsanız entrikaları size hiç bir zarar vermez.And if ye remain persevering and God-fearing their guile shall not harm you at all.
Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez.Allah intends for you ease, and He does not want to make things difficult for you.
Allah size kolaylık ister, zorluk istemez.Allah intends for you ease, and He does not want to make things difficult for you.
Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez.Allah intends for you ease, and He does not want to make things difficult for you.
İnsanlara zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır.And when harm touches man, he invokes Us, lying down on his side, or sitting or standing.
Sonra size bir zorluk/keder dokunduğu zaman yalnız O'na yakarırsınız.Then, when harm touches you, unto Him you cry aloud for help.
Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.Allah intends for you ease, and He does not want to make things difficult for you.
Allah size kolaylık diler zorluk dilemez.Allah intends for you ease, and He does not want to make things difficult for you.
O, sizi seçmiş, babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır.He has chosen you, and has not burdened you in religion—the faith of your father Abraham.
Oruca zorlukla dayananlar üzerine düşen, fidye olarak bir yoksulu doyurmaktır.For those who are able: a ransom of feeding a needy person.
İnsanlara bir zorluk dokunduğunda, Rablerine yönelerek O'na yakarırlar.When affliction touches the people, they call on their Lord, turning to Him in repentance.
Sana bir zorluk olmasın diyedir bu...This is to spare you any difficulty.
Eğer o çoğu işte size uysaydı, gerçekten zorlukla karşılaşır, sıkıntıya düşerdiniz.Had he obeyed you in many things, you would have suffered hardship.
(Bu hususta ne yapmaları lazım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın.This is to spare you any difficulty.
Sizi o seçmiş, babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır.He has chosen you, and has not burdened you in religion—the faith of your father Abraham.
Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez.Whoever of you witnesses the month, shall fast it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod