Ana içeriğe geç
Sözlük

zorluk ile cümle

zorluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sosyal ilişki zorlukları, akademik zorluklar kadar sık görülmektedir.As aulas expositivas são frequentemente comparadas com aprendizagem ativa.
Eğitiminin ilk yıllarında okuma ve yazma zorlukları çekti, disleksi hastasıydı.No início, sofria de dislexia, problema em que tinha dificuldade de ler e escrever.
Hɑttɑ onun hɑyɑtının çok büyük bir kısmı hep zorluklɑrlɑ geçmiştir.Para si e para todos os seus, é bem sabido, foi sempre de grande prodigalidade.
Burada ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldı ve bu süreçte evliliği sonlandı.Ela acabou por superar este constrangimento e, por fim, o casamento acabou por ser consumado.
Üç farklı zorluk seviyesi vardır.Tem diferentes níveis de dificuldade.
NASA, köpük bölümlerin uçuş sırasında sökülmesini önlerken çok zorluk çekmiştir.Mas seria interessante para o Galaxy abrir o compartimento de carga em pleno voo.
Çocuk diğer konularda iyi olmasına rağmen, harf harf okumayı ve yazmayı öğrenmekte zorluk çekiyordu.Diferente da maioria dos subjugados, Cosme sabia ler e escrever.
Bu başarılara rağmen, kariyeri boyunca, özellikle okul yıllarında ırkçılıktan dolayı çok zorluk yaşamıştır.Ondanks deze successen werd hij gedurende zijn carrière, vooral tijdens zijn schooltijd, geplaagd met racisme.
(Güzergahının zorluk derecesi önceden duyurulur.)Het tegengestelde van antedateren is postdateren.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Gedurende deze tijd kan het moeilijk zijn om te lopen of te werken.
Kurbanı zorlukla kurtuldu.De hand kon met moeite worden gered.
Onu bilenler onun çok kolayca taktikler bulup hiç zorluk çekmeden bunları uygulandığını belirtmişlerdir.Zij die hem kenden en van hem hielden zullen hem missen."
Aslı'ya çeşitli zorluklar sonucu kavuşur.In werkelijkheid is er een samenspel van verschillende factoren.
Üç farklı zorluk seviyesi vardır.In totaal zijn er drie moeilijkheidsgraden.
Çeşitli zorluklarla karşılaştı.Hij kreeg met allerlei soorten van problemen te maken.
Bunun tersine, ilişkilendirme agnozisi olan kişiler bir nesneyi adlandırmaları istendiğinde zorluk yaşarlar.Telkens wanneer iemand iets doet waarmee je het niet eens bent kan je die persoon challengen.
Oyunda 3 zorluk seviyesi bulunmaktadır.Het spel omvat drie moeilijkheidsgraden.
Elazığspor ise son haftalarda aldığı kritik sonuçlar sayesinde zorlukla ligde kalır.Deze belofte brengt hem danig in het nauw in de weken die volgen.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Gevoelens zijn moeilijk onder woorden te brengen.
Tabii başka zorluklarda vardır.Maar ze heeft nog andere problemen.
Köyün ulaşımı çok zorlukla sağlanır.Het dorp is moeilijk te bereiken.
Genel olarak Rinzai okulu eğitim yöntemlerindeki sertlik ve zorluk ile tanınır.Rinzai is bekend om de strengheid van de trainingsmethoden.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.Kolonizacja Europy wiąże się z wieloma trudnościami.
Graz daki politik ve dini zorluklar Kepler in Brahe’ye hızlıca dönme umutlarını altüst etti.Polityczne i religijne trudności w Grazu uniemożliwiły Keplerowi natychmiastowy powrót.
Çocukların gerçeği gözlemleme konusunda zorluklar yaşadıkları doğrulanmıştır.Liczy, że dzieci z głodu powiedzą prawdę.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Gry strategiczne akcentują wyzwania o charakterze strategicznym, taktycznym, a czasami także logistycznym.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.W tym okresie spacerowanie lub praca mogą sprawiać problemy.
Başka insanlarla anlamlı bir iletişime girmekte zorluk çeker.Ostrożna w nawiązywaniu kontaktów z innymi ludźmi.
Giyildiğinde zorluk olmasın diye önü göbeğe kadar açık fakat düğmelidir.Zdejmij ten mundur zanim będzie k**** za późno, facet!
Bunun sebebi Rusya'daki ekonomik zorluklardır.Na trudności te nałożył się kryzys gospodarczy w Rosji.
Oyunda 3 zorluk seviyesi bulunmaktadır.Gra miała trzy poziomy trudności.
NASA, köpük bölümlerin uçuş sırasında sökülmesini önlerken çok zorluk çekmiştir.NASA miała problemy z zapobieganiem odpadania fragmentów pianki w czasie lotu.
Berlin'e geldiğinde ise oldukça fazla zorluklar çekti.Po powrocie do Berlina żył w bardzo skromnych warunkach.
(Güzergahının zorluk derecesi önceden duyurulur.)Często jest wtedy poprzedzone przysłówkiem iam (już).
Oyuncular, oyun içi zorluklarla karşılaşarak puan kazanabilirler.Z jednej strony gracz może się poczuć znudzony, jeżeli gra jest zbyt łatwa.
Ancak bu düşüncesinin karşısındaki tek zorluk savaş değildi.W przeciwieństwie jednak do nich nie myśli tylko o wojnie.
Yaralı askerler Azerbaycan üssüne zorlukla geri döndüler.Wszyscy izraelscy komandosi szczęśliwie powrócili do bazy.
Bu durum onları sınıflandırmada zorluk çıkarmaktadır.Utrudnia to ich klasyfikację.
Burada öğrendik ki, kendisi aynı zamanda olgun kadınlarla ilişkiye girmekte zorluk çekiyormuş.W tym czasie bohaterka przeżywa liczne trudności, związane z wejściem w dorosłość.
Ancak, ekonomik zorluklardan dolayı yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştır.Załoga ta z powodu problemów technicznych musiała wycofać się z rywalizacji.
Fransız Ordusu bu isyan zorlukla bastırmıştır.Francuska armia szybko aresztowała buntowników.
Diğer afazi türlerinde kendilerine söyleneni anlamada daha çok zorluk yaşanabilir.Ludzie z innymi rodzajami afazji mogą mieć większe trudności ze zrozumieniem tego, co jest do nich mówione.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dramat: Pozostań niezłomny w ciężkich czasach.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.Łatwo przystosowuje się do nowych warunków.
Kuantum hesaplamaları kısaltılmış “kedi durumu” bazı kübitlerin zorluklarının yerini tutar.Akcja „Rzekomej ogrodniczki" to zawiła pętla uczuć kilku osób.
İşsizlik sebebiyle ekonomik zorluklar çekti.Z powodu trudności finansowych wychodziło nieregularnie.
Bu süre zarfında kişi yürümekte ve çalışmakta zorluk çekebilir.Under denna tid kan det vara svårt för den drabbade att gå eller att arbeta.
Oyuncu, dört çeşit zorluk derecesi seçebilir; Walk on the Beach, Combat Op, Suicide Mission, ve FUBAR.Spelaren kan välja mellan fyra svårighetsgrader: Walk on the Beach, Combat Op, Suicide Mission och FUBAR.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.Svårigheter I att uttrycka sig.
Eğitiminin ilk yıllarında okuma ve yazma zorlukları çekti, disleksi hastasıydı.I skolan hade han problem med att skriva och läsa, och han lider av dyslexi.
FUBAR, oyun Suicide Mission zorluk derecesinde bitirdiği zaman seçebilir.En spelare kan endast få tillgång till FUBAR-svårighetsgraden efter att ha slutfört spelet på Suicide Mission.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Även jordbrukarna utövade ett stort inflytande.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dagen förlöper inte utan problem...
Üç farklı zorluk seviyesi vardır.I varje kapitel finns det tre olika svårighetsgrader.
Bu zorluk bu programların amaçlarındaki farklılıktan gelmektedir.Hinderbanorna i denna delen varierar mellan programmen.
(Güzergahının zorluk derecesi önceden duyurulur.)Dispositionen i hans predikningar är klar och bestämd."
Bu durum, sınıflandırılmada zorluklara yol açar.Detta blir ett problem under tiden i klassrummet.
Bu durum onları sınıflandırmada zorluk çıkarmaktadır.Detta har gjort det svårt att kategorisera dessa hästar.
Farabi'nin metafizik öğretileri modern araştırmacılara bazı zorluklar çıkarmaktadır.Moerbekes översättningar är fortfarande respekterade av moderna forskare.
Bu zorlukların ilki coğrafi idi.Dess viktigaste bestämmelser var följande.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zorluk ile cümle - Sayfa 16 - zorluk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App