Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlu ile cümle

zorlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zorlu bir sınamaya sokuldum.And I was put through an ordeal.
Bizim zorlu görevimiz bu. Bu küçük üç tekerleklinin erken bir tasarımı, elektronik bir bisiklet.This is an early design for this little three-wheel.
Okuma zorluğum olduğu söylenmişti.I was told I was dyslexic.
Pompei ve en yeni ve en zorlu projelerden biri olan Rushmore Dağı projesi.Pompeii, and our latest project, Mt.
Ve o kendini tamamen barışın zorlu ve dikenli yoluna adardı.And he'd commit himself fully to the hard and thorny process of making peace.
Ama orta kısımda kalan dünya ileriye doğru gitmek için zorluyor.But most of the world in the middle are pushing forwards very fast.
En büyük zorluklardan biri eğitimin temelinden yenileştirmektir.One of the real challenges is to innovate fundamentally in education.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Not rise to it, rise with it.
Fakat bu da bazı zorluklarımızı gösteren diğer bir video.But here's another video that shows some of our challenges.
Yani burada gerçekten büyük zorluklarla mücadele ediyoruz.So we're really challenged on what we're doing there.
Yani bunlar son derece zorlu teknolojiler.So, these are very tough technologies.
Ama oraya varabilmek çok zorlu oluyor.But it takes a lot to get there.
Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.I was obsessed with Houdini and his underwater challenges.
Kansas Eyaleti Üniveritesi bu iddayı zorluyor.We also like our oranges to be orange. DEMSHKY: Consumers buy with their eyes.
Bu yüzden kendimi buna zorluyorum.I've no choice but to do it.
Bu zorlu günlerde Azize Ursula fabrikamýzý korusun.Olhe, tem mais aqui!
Hepsi siyah erkeğe saldırıyor onu,kırlangıcı düşürmeye zorluyorlarThey harried the all black male forcing it to drop the petrel
Başka bir erkek şansını zorluyorAnother male tries to muscle in
Bu kız gerçekten!<br />Kimin yüzünden bu zorluğu yaşıyorum acaba?This girl, really! Because of who is it that I'm in this trouble!?
Giderek daha zorlu bir küresel rekabet ile fiyatlar işçiler düşük tutulur.With an increasingly tough global competition prices are kept low at the expense of the workers
Bu, bizim büyük zorlu görevimiz.That is our grand challenge.
‹‹Sıkıntılı düşüncelerim beni yanıt vermeye zorluyor, Bu yüzden çok heyecanlıyım."Therefore do my thoughts give answer to me, even by reason of my haste that is in me.
Yoksulları yoldan saptırıyor, Ülkenin düşkünlerini gizlenmeye zorluyorlar.They turn the needy out of the way. The poor of the earth all hide themselves.
Beni zorlu düşmanımdan, Benden nefret edenlerden kurtardı, Çünkü onlar benden güçlüydü.He delivered me from my strong enemy, from those who hated me; for they were too mighty for me.
Biz insanı zorluk arasında yarattık.That We created man in toil and trouble.
Onlara, zorlu azabımız geldiği zaman yalvarmaları gerekmez miydi?Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
Onlardan öncekiler de, Bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar.So had others denied before them, and had to taste Our punishment in the end.
Ve sizin için ona, zorlu-savaşınızda sizi korusun diye, '(madeni) giyim-sanatını' öğrettik.And We taught him the art of making coats of mail to shield you from each other's violence.
Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşaAllah salih olanlardan bulacaksın."I do not wish to impose any hardship on you. God willing you will find me a man of honour."
Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır.His mother carries him in her womb in weakness and debility, weaning him in two years.
İşte o gün, zorlu bir gündür;It will be a day of distress,
"Çünkü biz, asık suratlı, zorlu bir gün nedeniyle Rabbimiz'den korkuyoruz."We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.Surely with hardship there is ease.
Bu yüzden Semud milleti zorlu bir sarsıntı ile yok edildi.So destroyed were the Thamud by a storm of thunder and lightning;
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Zorluğumuz kendilerine gelip çattığında bir sığınabilselerdi!Then why did they not submit when Our punishment came upon them?
Artık inkârcılara boyun eğme, onlara karşı Kur'an ile zorlu bir cihat aç.So do not listen to unbelievers, and strive against them with greater effort.
Ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını taşımak, kuvvetli bir grubu bile zorluyordu.We had given him treasures, so many that a team of wrestlers could hardly lift their keys.
Derler ki o küfre saplananlar: "Çok zorlu bir gün bu!"And the unbelievers will say: "This is the day of untold woe."
Süre tanıyorum onlara. Tuzağım gerçekten zorludur benim.Yet I will give them respite: Surely My plan is compact.
İşte o gün çok zorlu, çok çetin bir gündür.It will be a day of distress,
Seni aile geçindirme zorluğu içinde bulup da zengin etmedi mi?Did He not find you poor and enrich you?
Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!Surely with hardship there is ease.
Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var!With hardship indeed there is ease.
Biz, insanı ( yüzyüze geleceği nice ) zorluklar içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.There will only be a single jerk, and they will gape,
İşte o gün pek zorlu bir gündür.It will be a day of distress,
Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar.They carry your burdens to lands so distant you could not have reached without much hardship.
Sana zorluk çıkarmak istemiyorum.I do not wish to impose any hardship on you.
ALLAH zorluktan sonra kolaylık getirecektir.God will bring ease after hardship.
İnsanı zorluklar arasında (direnmesi için) yarattık.That We created man in toil and trouble.
Elbette, kolaylık zorlukla birliktedir.Surely with hardship there is ease.
Evet, kolaylık zorlukla birliktedir.With hardship indeed there is ease.
Tekrar Yûsuf'un yanına girdiklerinde şöyle dediler: "Ey Vezir! Bize de ailemize de zorluk dokundu.Then when they reached in the company of Yusuf they said, “O governor!
Mûsa dedi: "Unuttuğum için beni azarlama; bu yaptığımdan dolayı da bana zorluk çıkarma."Said Moosa, “Do not apprehend me upon my forgetting, and do not impose difficulty on me in my task.”
O gün gerçek mülk/yönetim Rahman'ındır. Ve o, kâfirler için çok zorlu bir gündür.The true kingship on that day belongs to the Most Gracious; and that is hard for the disbelievers.
Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken Bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.Our might came upon it at night, or while they took their ease in the noontide,
Suçlu-günahkarlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri çevrilmeyecektir.Our might will never be turned back from the people of the sinners.
Zorluklara karşı direnir ve erdemli davranırsanız entrikaları size hiç bir zarar vermez.And if ye remain persevering and God-fearing their guile shall not harm you at all.
De ki: "Hararet bakımından cehennem daha zorludur." Bir anlayabilselerdi!Say: "The Fire of Hell is more intense in heat", if only they could understand!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod