Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlu ile cümle

zorlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Pilot, uçağı kontrol ederken zorluk yaşadı.The pilot was having trouble controlling the aircraft.
Ben dil öğrenmekte zorluk yaşıyorum.I have difficulty learning languages.
Beni neden bunu yapmaya zorluyorsun?Why are you making me do this?
Onu yaparken herhangi bir zorluk yaşıyor musun?Are you having any difficulty doing that?
Beni zorluyorsun.You're pushing me.
Bar öyle kalabalıktı ki, zorlukla hareket ediliyordu.The bar was so crowded you could hardly move.
Bu büyük zorluklarla sonuçlandı.It resulted in great difficulties.
O, o kadar yorgundu ki zorlukla nefes alabiliyordu.He's so exhausted he can barely breathe.
Her şey zorlu.Everything is tough.
Tom nefes almakta zorluk çekti.Tom has trouble breathing.
Ben zorlukla nefes alabiliyordum.I could hardly breathe.
Zorluklar büyük.The challenges are enormous.
Birçok zorluklar vardı.There were many challenges.
Zorluklar nelerdi?What were the challenges?
Zorluklar var.There are challenges.
Tom işini bırakması gerektiği konusunda Mary'yi ikna etmekte zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary that she should quit her job.
Tom, Mary'yi işinden ayrılmaya ikna etmekte zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary to quit her job.
Seni lisede zorlukla tanıyordum.I hardly knew you in high school.
Gerçekten herhangi bir zorluk yoktu.There really weren't any challenges.
Dostluklar zorlu olma eğilimindedir.Friendships tend to be challenging.
En büyük zorluklar nelerdir?What are the biggest challenges?
Biz zorlukların farkındayız.We're aware of the challenges.
Biz birçok zorluklarla karşı karşıyayız.We face many challenges.
Gereksiz riskler almak şansını zorluyor!Taking unnecessary risks is pushing your luck!
Tom herhangi bir zorluk olmadan işi yapabildi.Tom was able to do the work without any difficulty.
Antlaşma bizi zorluyor.The treaty obliges us.
Artık seni buralarda zorlukla görebiliyoruz.We hardly ever see you around here anymore.
O benim için zorluydu.That was tough for me.
O zorlu bir rakipti.He was a formidable opponent.
Ben hiç uykuya dalmakta zorluk yaşamadım.I've never had trouble falling asleep.
Bu zorlukla bir fark yarattı.It hardly made a difference.
Tom zorlukları sever.Tom loves challenges.
O karar vermem için beni zorluyor.He's forcing me to decide.
Eğer zorlukların olursa beni ara.Call me if you have difficulties.
O herhangi bir zorluk olmadan ofisi buldu.He found the office without any difficulty.
Tom onu yaparken zorluk yaşadı.Tom had difficulty doing that.
Tom çok zorlu bir rakipti.Tom was a very tough opponent.
Bu seyahat etmek zorunda olduğumuz uzun zorlu bir yol.This is a long tough road we have to travel.
Tom'un ne dediğini zorlukla duyabildim.I could hardly hear what Tom was saying.
Tom onunla dansa gitmesi için Mary'yi ikna etmede zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary to go the dance with him.
Tom'un önünde zorlu bir karar var.Tom has a tough call to make.
Tom burada en zorlu işe sahip.Tom has the toughest job here.
Tom zorluk içinde.Tom is in hot water.
Uyumakta hiç zorluk çekiyor musun?Are you having any difficulty sleeping?
Nefes alırken herhangi bir zorluk yaşıyor musun?Are you having any difficulty breathing?
Uyumada herhangi bir zorluk çekiyor musun?Do you have any difficulty falling asleep?
Tom nefes almakta zorluk yaşadı.Tom had trouble breathing.
Herkesi aynı şeyi yapmaya zorluyorum.I urge everyone to do the same.
Tom yürümekte zorluk çekiyor.Tom is having difficulty walking.
Bazı çok zorlu seçimler yapmak zorunda kalacağız.We're going to have to make some very tough choices.
Kamyon sürücüleri belirgin zorluklarla karşı karşıyadır.Truck drivers face obvious challenges.
Mali durum zorluyor.The fiscal situation is challenging.
Açıkçası zorlu bir pazar.It's clearly a challenging market.
Bunlar ilginç zorluklardır.These are interesting challenges.
O, anne ve babalar için zorluktur.That's the challenge for parents.
Tom inatçı, zorlu bir müşteridir.Tom is a hard-nosed, tough customer.
Bu zorluk aşılmalı.This challenge must be overcome.
Başlangıçta zorluklar vardı.Initially there were challenges.
Herkesin hayatta zorlukları var.Everyone has challenges in life.
Zorluklar olacağını biliyoruz.We know there'll be challenges.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod