Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlu ile cümle

zorlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Japonca'da zorluğum var.I have difficulty in Japanese.
Oraya gitmenin zorluğunu ona söylemek istemiyorum.I wish to spare him the trouble of going there.
Onunla irtibat kurmada bir sürü zorluk yaşadım.I had a lot of difficulty getting in touch with her.
Sermaye yetersizliği nedeniyle geleceğimiz zorluklarla dolu olacak.Our future will be full of difficulties because of lack of funds.
Mesele gerçekten zorluyor.The matter is really pressing.
Birbiri ardına bir zorluk vardı.One difficulty after another arose.
Konsantre olmada zorluk çekiyorum.I have difficulty concentrating.
Yeni bir zorluk ortaya çıktı.A new difficulty has arisen.
Hayatta zorluk seçimdir.The difficulty in life is the choice.
Hayatta birçok zorluklara katlanmak zorundasın.You have to endure a lot of hardships in life.
Başkan zorluklarla başa çıkabilir.The President is capable of handling the difficulties.
Bir sürü zorluklar yaşadığını hayal ediyorum.I imagine that you went through a lot of difficulties.
Bütün rakiplerin en zorlusu görünüyordu.He looked the toughest of all the challengers.
Sana telefonla ulaşmakta zorluk çektik.We have had difficulty reaching you by phone.
O zaman, ülkemiz ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmıştır.At the time, our country was confronted with serious economic difficulties.
Jenny Japonca çalıştığından Japonya'da zorluk çekmedi.Having studied Japanese, Jenny had no trouble in Japan.
O dul ve emeklidir ve birçok zorluklarla karşı karşıyadır.She's a widow and a pensioner, and faces many hardships.
Zatürre nefes almada zorluğa neden olur.Pneumonia causes difficulty in breathing.
Onun İngilizce mesajı anlamasını sağlamada zorluk çektim.I had difficulty in making him understand the message in English.
Onun evini bulmakta biraz zorluk çektik.We had some difficulty finding his house.
Tüm zorluklara rağmen başardı.He succeeded in spite of all difficulties.
O, gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty explaining the mystery.
O, zorluğun farkında mıdır?Is he aware of the difficulty?
Zorlukların üstesinden geldi.He got over the difficulties.
Gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty in explaining the mystery.
Problemi çözmede bir zorluk çekmedi.He had no difficulty solving the problem.
O, zorluklarla karşılaştığında nadiren pes eder.He rarely gives in, confronted with difficulties.
Nehri yüzerek geçmede zorluk çekmedi.He had no difficulty swimming across the river.
O, zorluk olmadan ağaca çıkar.He gets up the tree without difficulty.
Bir sürü zorluklardan geçmesi gerekiyordu.He had to go through a lot of hardships.
O kilo vermede zorluk çekiyor.He is having a hard time losing weight.
Nefes alma zorluğu vardı.He had trouble breathing.
Zorluklarının üstesinden geldi.He got over his difficulties.
O zorluklarla iyi başa çıkar.He will cope well with difficulties.
O zorlukları aşmasını bildi.He made his way through difficulties.
O gençliğinde birçok zorluklar geçirdi.He went through many hardships in his youth.
O pek çok zorluklar karşısında başarılı oldu.He succeeded in the face of many difficulties.
O birçok zorluğun üstesinden geldi.He overcame many difficulties.
O zorluklarla baş edemediler.They could not cope with those difficulties.
Onlar, Tom'un gençliğinde hangi zorlukları yaşadığını bilmiyorlar.They don't know what difficulties Tom went through in his youth.
Onlar zorlukların farkındalar.They are aware of the difficulties.
Finansal zorluk çekiyorlar.They are suffering financial difficulties.
Mali zorluklar yaşıyorlar.They are suffering financial difficulties.
Sorularımı zorlukla yanıtladılar.They answered my questions with difficulty.
İşi herhangi bir zorluk olmadan yaptı.She did the work without any difficulty.
Görevlerini bir zorluk olmadan tamamladılar.They accomplished their task without any difficulty.
Babasının ölümünden beri o bir sürü zorluklar geçirdi.Since her father's death, she has gone through a lot of hardships.
Oda o kadar duman doluydu ki zorlukla nefes alabildim.The room was so full of smoke that I could hardly breathe.
Genç adamlar tüm zorluklara rağmen bunu yapacaklarını söylediler.The young men said that they would do it despite all of the difficulties.
Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.Some unexpected difficulties have arisen.
Ekspres tren o kadar hızlı geçti ki onu zorlukla gördük.The express train went by so fast we hardly saw it.
Biz herhangi bir zorluktan korkmuyoruz.We're not afraid of any difficulties.
Hiçbir zorluktan korkmuyoruz.We're not afraid of any difficulties.
Senatörün bu hafta çok zorlu bir takvimi var.The senator has a very demanding schedule this week.
Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.Many have long suffered oppression and hardship under colonialism.
Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.During droughts, farmers are barely able to eke out a living.
Bazı insanlar özür dilemekte zorluk çekerler.Some people have difficulty apologizing.
Kiramı ödemede zorluk çekiyorum.I have difficulty paying my rent.
Dikkatli ol. Bir zorluk istemiyorum.Be careful, I don't want any troubles.
Tom zorlukların farkında idi.Tom was aware of the difficulties.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod