Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlu ile cümle

zorlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Birçok zorluklarla mücadele edecek.You will be up against many difficulties.
Sanırım bir ehliyet almada çok az zorluk çekiyorsun.I think you'll have very little difficulty in getting a driver's license.
Zorlukların üstesinden gelmek zorundasın.You have to overcome the difficulties.
Havaalanına giderken zorluk çektim.I had a hard time getting to the airport.
Zorluk zamanlarında bize yardımcı olur.It helps us in times of difficulty.
Onun ofisini bulmada zorluk çekmedim.I had no difficulty in finding his office.
Şirket maddi zorluklar içinde.The company is in financial difficulties.
Birçok zorlukların üstesinden gelmeliyiz.We must get over many difficulties.
Biz dağa tırmandık ama zorlukla.We climbed up the mountain, but with difficulty.
Önümüzde birçok zorluklar var.We have many difficulties before us.
Birçok büyük insan gençliklerinde zorluklardan geçmişlerdir.Many great men went through hardship during their youth.
Birçok zorluklarla karşı karşıyayız.We are faced with many difficulties.
Biz zorluğun üstesinden gelebiliriz.We could get over the difficulty.
Tüm zorluklarımızın üstesinden geleceğiz.We shall overcome all our difficulties.
Rusya büyük finansal zorluklarla karşılaşıyor.Russia is facing great financial difficulties.
Rusya büyük finansal zorluklarla karşı karşıyadır.Russia is facing great financial difficulties.
Peter doktor olmayı başarmadan önce birçok zorluğun üstesinden geldi.Peter overcame a lot of difficulties before succeeding as a doctor.
Otobüs durağını bulmakta çok zorluk çektik.We had much difficulty in finding the bus stop.
Onun ne kadar önemli olduğunu zorlukla fark ediyoruz.We hardly realize how important it is.
Biz zorluk olmadan sorunun üstesinden gelebiliriz.We can get over the problem without difficulty.
Sorun zorluklarla kuşatıldı.The problem was beset with difficulties.
Sorun zorluklarla doluydu.The problem was beset with difficulties.
İsyan, zorluk olmadan bastırıldı.The riot was suppressed without difficulty.
Çocuğu idare etmekte büyük zorluk çekiyorum.I have great difficulty in handling the child.
Zorlukların üstesinden gelmelisin.You must overcome the difficulties.
Planı uygularken, bütün olası zorluklar hesaba katılmalıdır.In carrying out the plan, you should have reckoned with all possible difficulties.
Büyük zorluklar onun başarı yolunda duruyor.The great difficulties stand in the way of its achievement.
Üzgünüm. Bu yeri zorlukla bulabildim.Sorry. I could hardly find this place.
Bu problemi çözmede zorluk çektim.I had difficulty in solving this problem.
Bu tür müzik, daha yaşlı insanların anlamakta zorluk çektiği bir şeydir.This kind of music is something that older people have difficulty understanding.
Dedem duymakta biraz zorluk çekiyor.My grandfather is a bit hard of hearing.
O kadar uykulu hissettim ki gözlerimi zorlukla açık tutabildim.I felt so sleepy that I could hardly keep my eyes open.
Sen o kadar çok değiştin ki seni zorlukla tanıyabiliyorum.You have changed so much that I can hardly recognize you.
Birçok zorlukların üzerine gitmek zorundasın.You have to go through many hardships.
Planı gerçekleştirmede biraz zorlukla karşılaşacaksınız.You'll find some difficulty carrying out the plan.
Yardımın olmasaydı, zorlukla baş edemezdim.But for your help I could not have got over the hardship.
Evini bulmakta zorluk çekmedim.I had no difficulty finding your house.
O zorlu bir rakip.He is a formidable opponent.
Planın birçok pratik zorlukları var.The plan has many practical difficulties.
Bazı çocuklar dilleri kolaylıkla öğrenir ve bazıları da zorluklarla öğrenir.Some children learn languages easily and others with difficulty.
Dil zorluğuna rağmen biz kısa sürede arkadaş olduk.In spite of the language difficulty, we soon became friends.
Nefes almada zorluk çekiyorum.I have difficulty breathing.
Zorluklarla karşılaşırsan tavsiye istemekten çekinme.If you get into difficulties, don't hesitate to ask for advice.
Başlangıçta, çok hızlı konuştukları zaman insanları zorlukla anlardım.At first, I had difficulty understanding people when they spoke too fast.
Planı uygulamada zorluk çekmedim.I had no difficulty in carrying the plan out.
Görünüşe göre zorluğumuzdan kurtulmanın yolu yok.It seems that there is no way out of our difficulty.
Biz birçok zorluklarla karşılaştık.We encountered many difficulties.
Biz onun zorlukları takdir ediyoruz.We appreciate his difficulties.
Beklenmedik bir zorlukla karşılaştık.We met with an unexpected difficulty.
Ben sınavı zorlukla geçtim.I passed the examination with difficulty.
Ben çeşitli zorluklar gördüm.I have seen various difficulties.
Zorluğun üstesinden gelmeyi başardım.I managed to overcome the difficulty.
Başlangıçta büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty at the beginning.
Batan tekneden zorlukla kaçtım.I escaped from the sinking boat with difficulty.
İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty in finding my ticket at the station.
Onun evini bulmada zorluk çekmedim.I had no difficulty in finding his house.
Birçok zorluklarla karşılaştım.I was confronted with many difficulties.
O bize birçok zorluklarla yaşadığını söyledi.He told us he had gone through many hardships.
Uzun bir süredir aşırı zorluklar altında mücadele ediyorum.I have struggled under extreme difficulties for a long time.
Sorunu çözmede zorluk çektim.I had difficulty working out the problem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod