Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlu ile cümle

zorlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Size başaramayacağınız bir zorluk asla vermezler.They never give you a challenge you can't achieve.
Çünkü sen onu zorlu yaşarsın.Because you live it tough.
A noktasından B noktasına giderken zorluklarla karşılaşan insanlar tarafından.- PEOPLE WHO FACE CHALLENGES AS THEY GET FROM POlNT A TO POlNT B.
Şimdi şansımı zorluyorum.I'm now pushing my luck:
Tabi ki, bu zorluğun üstesinden tek başıma gelmedim.Of course, all this complexity is not achieved by me alone.
Ama orta kısımda kalan dünya ileriye doğru gitmek için zorluyor.But most of the world in the middle are pushing forwards very fast.
Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.And part of the joy of it is, you know the difficulty.
Bu zorlu günlerde Azize Ursula fabrikamýzý korusun.Olhe, tem mais aqui!
Bu, bizim büyük zorlu görevimiz.That is our grand challenge.
Onlardan öncekiler de, Bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar.So had others denied before them, and had to taste Our punishment in the end.
Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşaAllah salih olanlardan bulacaksın."I do not wish to impose any hardship on you. God willing you will find me a man of honour."
İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık.That We created man in toil and trouble.
De ki: "Hararet bakımından cehennem daha zorludur."Tell them: "The heat of Hell is far more intense."
Zulmedenlerinize zorlu bir azap tattıracağız.We shall make the wicked among you taste of severe punishment."
Ve o, kâfirler için çok zorlu bir gündür.How grievous will be the day for the infidels!
Sabredip bağışlayan bilsin ki, bu, işlerin en zorlularındandır.But he who bears with patience and forgives, surely complies with divine resolve.
Derler ki o küfre saplananlar: "Çok zorlu bir gün bu!"And the unbelievers will say: "This is the day of untold woe."
İşte o gün çok zorlu, çok çetin bir gündür.It will be a day of distress,
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.That We created man in toil and trouble.
Seni aile geçindirme zorluğu içinde bulup da zengin etmedi mi?Did He not find you poor and enrich you?
Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!Surely with hardship there is ease.
Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var!With hardship indeed there is ease.
Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır.Surely with hardship there is ease.
Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.With hardship indeed there is ease.
Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.There will only be a single jerk, and they will gape,
Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar.They carry your burdens to lands so distant you could not have reached without much hardship.
Sana zorluk çıkarmak istemiyorum.I do not wish to impose any hardship on you.
Kim Rabbinin mesajından yüz çevirirse onu zorlu ve yokuşlu bir cezaya süreriz.But whoever turns away from the remembrance of his Lord, will be given increasing torment by Him."
İşte, zorlu gün o gündür.It will be a day of distress,
(Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi.Said Moosa, “Do not apprehend me upon my forgetting, and do not impose difficulty on me in my task.”
Yönelirler çağırana; kafirler, bugün derler, ne de zorlu gün.Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
Tekrar Yûsuf'un yanına girdiklerinde şöyle dediler: "Ey Vezir! Bize de ailemize de zorluk dokundu.Then when they reached in the company of Yusuf they said, “O governor!
Çağırıcıya doğru koşarlarken, inkarcılar, "Bu zorlu bir gündür," derler.Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken Bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.Our might came upon it at night, or while they took their ease in the noontide,
Suçlu-günahkarlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri çevrilmeyecektir.Our might will never be turned back from the people of the sinners.
Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.So eat thereof, and feed the hungry poor.
Eğer borçlu zorluk içinde ise eli genişleyinceye kadar beklenir.And if one be in difficulties, then let there be and deferment until easiness.
Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez.Allah intends for you ease, and He does not want to make things difficult for you.
Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez.Allah intends for you ease, and He does not want to make things difficult for you.
Sonra size bir zorluk/keder dokunduğu zaman yalnız O'na yakarırsınız.Then, when harm touches you, unto Him you cry aloud for help.
Tuzağım gerçekten zorludur benim.Verily, My Plan is strong.
Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.Allah intends for you ease, and He does not want to make things difficult for you.
Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur.God is Stronger in Might, and More Punishing.
O, sizi seçmiş, babanız İbrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır.He has chosen you, and has not burdened you in religion—the faith of your father Abraham.
Sabreder, sakınıp korunursanız işte bu, iş ve oluşların en zorlularındandır.But if you persevere and lead a righteous life—that indeed is a mark of great determination.
Eğer o çoğu işte size uysaydı, gerçekten zorlukla karşılaşır, sıkıntıya düşerdiniz.Had he obeyed you in many things, you would have suffered hardship.
Ve demiri de indirdik. Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için birçok yarar vardır.And We sent down iron, in which is violent force, and benefits for humanity.
Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez.Whoever of you witnesses the month, shall fast it.
Bize de ailemize de zorluk dokundu. Önemsiz bir sermaye ile geldik.We and our family are struck with distress and have brought only a paltry sum.
Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için birçok yarar vardır.Lo!
"Biz güçlü kimseler ve zorlu savaş adamlarıyız, emir senindir, sen emretmene bak."They replied, "We have great power and valor. You are the commander, so decide as you like".
Zulmedenleri yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azap ile yakaladık.And We meted out a severe punishment to the transgressors because they were rebellious.
Zorluk derecesi.Difficulty level.
Zorluk derecesi: Bilgisayar oyuncusunun zorluğu.Difficulty level: strength of the computer player.
Oyun zorluğu.Game difficulty.
Zorluk derecesiNAME OF TRANSLATORSDifficulty level
Zorluk düzeyi.The difficulty level.
Kolay zorluk seviyesi ile başlaStart with Easy difficulty level
Orta zorluk seviyesi ile başlaStart with Medium difficulty level
Zor zorluk seviyesi ile başlaStart with Hard difficulty level
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod