Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlama ile cümle

zorlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.To, da si upamo predstavljati, na mnogo načinov pomaga premikati meje mogočega.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.V mnoha ohledech nám naše smělost představovat si pomáhá posunout hranice možností.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.V mnohých prípadoch, drzosť našej predstavivosti pomáha zatlačiť hranice možného.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Πολυτρόπως, η τόλμη μας να ονειρευόμαστε βοηθά στην επέκταση των ορίων των δυνατοτήτων.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Великою мірою сміливість нашої уяви допомагає розширити горизонти можливостей.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.В много отношения нашата дързост да си представяме помага за разширяване границите на възможностите.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Во многом смелость нашего воображения помогает раздвинуть границы возможного.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.במובנים רבים, החופצה שלנו לדמיין עוזרת לנו להרחיב את גבולות האפשרי.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.ففي نواح كثيرة فإن جرأتنا على التخيل هي التي تدفع حدود الإمكانيات إلى مدىً أوسع
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.可能性の地平を広げる助けになります たとえば ワシントン州タコマにあるガラスの博物館です
Bir insanı çok az ücret verilen ya da hiç ücret verilmeyen bir işte çalışmaya zorlamakatt tvinga någon till arbete, för vilket man betalar för lite eller ingen lön alls
Bir insanı çok az ücret verilen ya da hiç ücret verilmeyen bir işte çalışmaya zorlamakforcer à effectuer un travail trop peu ou pas du tout rémunéré
Bir insanı çok az ücret verilen ya da hiç ücret verilmeyen bir işte çalışmaya zorlamakobligar a hacer un trabajo pagando demasiado poco o sin pagar
Bir insanı çok az ücret verilen ya da hiç ücret verilmeyen bir işte çalışmaya zorlamakpakottaminen työhön, josta maksetaan liian vähän tai ei ollenkaan palkkaa
Bir insanı çok az ücret verilen ya da hiç ücret verilmeyen bir işte çalışmaya zorlamakпринуждение к низкооплачиваемому или бесплатному труду
Bir insanı çok az ücret verilen ya da hiç ücret verilmeyen bir işte çalışmaya zorlamakالإجبار على العمل، بحيث يُدفع عنه أجر بسيط جداً أو لا يُدفع عنه أجر مطلقاً.
Bir insanı dilencilik yapmaya veya suç işlemeye zorlamakatt tvinga någon att tigga eller begå brott
Bir insanı dilencilik yapmaya veya suç işlemeye zorlamakforcer à mendier ou à commettre des délits
Bir insanı dilencilik yapmaya veya suç işlemeye zorlamakobligar a mendigar o a cometer delitos
Bir insanı dilencilik yapmaya veya suç işlemeye zorlamakpakottaminen kerjäämiseen tai rikosten tekemiseen
Bir insanı dilencilik yapmaya veya suç işlemeye zorlamakпринуждение к попрошайничеству или к совершению преступных деяний
Bir insanı dilencilik yapmaya veya suç işlemeye zorlamakالإجبار على التسول أو الإجبار على اقتراف الجرائم.
Bir insanı evlenmeye zorlamakatt tvinga någon till äktenskap.
Bir insanı evlenmeye zorlamakforcer à se marier
Bir insanı evlenmeye zorlamakpakottaminen avioliittoon
Bir insanı evlenmeye zorlamakпринуждение к вступлению в брак
Bir insanı evlenmeye zorlamakالإجبار على الزواج.
Bir insanı evlenmeye zorlamak强迫他人乞讨或犯罪 强迫他人结婚
Bir insanı para karşılığında fuhuşa zorlamakatt tvinga någon att sälja sex
Bir insanı para karşılığında fuhuşa zorlamakforcer à vendre du sexe
Bir insanı para karşılığında fuhuşa zorlamakobligar a vender servicios sexuales
Bir insanı para karşılığında fuhuşa zorlamakpakottaminen seksin myymiseen
Bir insanı para karşılığında fuhuşa zorlamakпринуждение к занятию проституцией
Bir insanı para karşılığında fuhuşa zorlamakالإجبار على الدعارة.
Bir insanı para karşılığında fuhuşa zorlamak强迫他人劳动,仅发放微薄工资或不发工资 强迫他人卖淫
Bir kişiyi evlenmeye zorlamak Finlandiya’da suçtur.Att tvinga någon till äktenskap är ett brott i Finland.
Bir kişiyi evlenmeye zorlamak Finlandiya’da suçtur.Forcer une autre personne à se marier est un crime en Finlande.
Bir kişiyi evlenmeye zorlamak Finlandiya’da suçtur.Obligar a alguien a casarse es delito en Finlandia.
Bir kişiyi evlenmeye zorlamak Finlandiya’da suçtur.Toisen ihmisen pakottaminen avioliittoon on Suomessa rikos.
Bir kişiyi evlenmeye zorlamak Finlandiya’da suçtur.В Финляндии принуждение к вступлению в брак является преступлением.
Bir kişiyi evlenmeye zorlamak Finlandiya’da suçtur.إجبار الشخص الآخر على الزواج، يُعتبر جريمة في فنلندا.
Bir kişiyi evlenmeye zorlamak Finlandiya’da suçtur.婚姻必须是双方的自由结合,谁都无权强迫或干涉他人的婚姻自由。父母也无权强迫或干涉子女的婚姻自由。强迫他人结婚在芬兰属违法行为。
Bir kişiyi evlilik yapmaya zorlamak Finlandiya’da suçtur.Att tvinga någon till äktenskap är ett brott i Finland.
Bir kişiyi evlilik yapmaya zorlamak Finlandiya’da suçtur.Avioliittoon pakottaminen on Suomessa rikos.
Bir kişiyi evlilik yapmaya zorlamak Finlandiya’da suçtur.El matrimonio forzado es delito en Finlandia.
Bir kişiyi evlilik yapmaya zorlamak Finlandiya’da suçtur.Le mariage forcé est une infraction en Finlande.
Bir kişiyi evlilik yapmaya zorlamak Finlandiya’da suçtur.В Финляндии считается преступлением принуждать вступать в брак.
Bir kişiyi evlilik yapmaya zorlamak Finlandiya’da suçtur.الإجبار على الزواج يعتبر جريمة في فنلندا.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Afryka musi zacząć obserwować działania swoich przywódców.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Et en tant qu'Africains il faut que l'on commence a mettre nos leaders en question.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.우리 아프리카 사람들도 우리의 리더에게 요구를 관철시킬 수 있어야 합니다.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Noi, come africani, dovremmo iniziare a sfidare i nostri leader.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Şi noi, africanii, trebuie să începem să ne punem liderii sub presiune.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Und wir Afrikaner müssen anfangen, unsere führenden Politiker kritisch zu hinterfragen.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Và chúng ta là người châu phi cần chất vấn các vị lãnh đạo
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Wij Afrikanen moeten onze leiders uitdagen.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.Y como africanos necesitamos empezar a cuestionar a nuestros líderes.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.И мы, африканцы, должны начать испытывать наших лидеров.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.И ние като африканци трябва да започнем да провокираме лидерите си.
Biz Afrikalılar, liderlerimizi zorlamaya başlamalıyız.ואנחנו כאפריקאים צריכים להתחיל לאתגר את המנהיגים שלנו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod