Bakın, bugün yaptığımız şey insanları matematik öğrenmeye zorlamaktır.Βλέπετε, αυτό που κάνουμε τώρα, είναι να αναγκάζουμε τον κόσμο να μάθει μαθηματικά.
Bakın, bugün yaptığımız şey insanları matematik öğrenmeye zorlamaktır.Смотрите, что мы делаем: мы заставляем людей учить математику.
Bakın, bugün yaptığımız şey insanları matematik öğrenmeye zorlamaktır.Това е основен предмет.
Bakın, bugün yaptığımız şey insanları matematik öğrenmeye zorlamaktır.תראו, מה שאנו עושים כיום, זה לכפות על אנשים ללמוד מתמטיקה.
Bakın, bugün yaptığımız şey insanları matematik öğrenmeye zorlamaktır.حسناً ان ما نقوم به اليوم .. هو ان نجبر الطلاب لتعلم الرياضيات
Bakın, bugün yaptığımız şey insanları matematik öğrenmeye zorlamaktır.強制的に学ばせています 主要な科目です
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.A tény, hogy sikertelenség ért, még nem kellene, hogy megállítson téged a tudomány előrevitelében.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Continuaram a inventar. O facto é que temos falhanço, e isso não nos deve impedir de levar a ciência adiante.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Dat iets soms mislukt, moet je niet tegenhouden om verder te gaan met de wetenschap.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Det faktum at man fejler, det bør ikke afholde en fra at drive videnskaben fremad.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Det faktum att man misslyckades ska inte stoppa en från att driva forskningen framåt.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Die Tatsache, dass man scheitert, sollte uns nicht davon abhalten, die Wissenschaft voran zu bringen.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.El hecho de que fallen no debe detenernos en propiciar el avance de la ciencia.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Faptul că ai un eşec nu trebuie să te împiedice să faci în continuare ştiinţă.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.실패했다는 사실이 우리가 과학을 더 진보시키는 것을 가로막아서는 안 됩니다.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Le fait d'avoir échoué, ça ne devrait pas vous arrêter de pousser la science plus loin.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.L'esistenza del fallimento non dovrebbe frenarci dal mandare avanti la scienza.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Poniesienie porażki nie powinno cię powstrzymywać od dalszego przyczyniania się do rozwoju nauki.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Skutočnosť, že zaznamenáte neúspech, by vás nemala odradiť od posúvania hraníc vedy.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Sự thật rằng bạn đã thất bại không làm bạn chùn bước trước khát khao phát triển khoa học.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Το ότι έχεις αποτύχει, δεν θα έπρεπε να σε αποτρέπει από το να προωθείς την επιστήμη.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Провали не повинні зупинити вас від просування науки вперед.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Тот факт, что у вас бывают неудачи, не должен останавливать вас от продвижения науки вперёд.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.Фактът, че си претърпял неуспех, не трявба да те спира от напредъка на науката.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.העובדה שנכשלת לא צריכה לעצור אותך מלקדם את המדע צעד קדימה.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.حقيقة كونك أخفقت سابقا، لا يجب أن توقفك أو توقف العلم على التقدّم.
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.每個人都有失敗 但失敗唔應該阻止你向前嘅
Başarısızlığa uğramış olman, seni bilimin sınırlarını zorlamaktan alıkoymamalı.科学が前進するのを やめてしまってはいけないんです 我々 教育者の仕事には
baskı altında tutmak ve zorlamakalistaminen ja pakottaminen
baskı altında tutmak ve zorlamakatt undertrycka och tvinga
baskı altında tutmak ve zorlamakd’être rabaissé ou forcé à faire quelque chose
baskı altında tutmak ve zorlamakhumillar, coaccionar;
baskı altında tutmak ve zorlamakподчинение и принуждение
baskı altında tutmak ve zorlamakإخضاع وإكراه وإجبار
baskı altında tutmak ve zorlamak恐吓、跟踪、监视 贬低和强迫
bazý kazanýmlar ve tavizler istedin diye sana vermez, bunu yapmasý için onu zorlaman gerekir.- 가장 큰 문제는 권력입니다. 자유주의자들은 이 문제를 골칫거리로 여기거나
Ben. TR: Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız.Obrigado pela interação de alto nível.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.Facciamone un altro, un altro problema giusto per fonderti bene il cervello.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.Faisons en un autre, un problème de plus juste pour fondre complètement ton cerveau.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.다른 문제 하나를 더해봅시다. 여러분의 머리를 완전히 녹일 수 있도록요.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.Lad os regne endnu et stykke. .
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.Nézzünk még egyet, csak hogy rendessen beleolvadjon az agyunkba a dolog.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.Vamos a hacer otro problema, uno más de forma de fundir tu cerebro.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.Zróbmy jeszcze jeden przykład, taki który już całkiem roztopi wam mózg.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.Давайте сделаем еще один, один еще проблема просто тщательно расплава ваш мозг.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.Нека направим още едно, още един проблем само за да разтопим мозъка ви.
Beyninizi iyice zorlamak için bir tane daha örnek yapalım.دعونا نحل مسالة اخرى، حتى تستوعبون الفكرة
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.A beaucoup d'égard, l'audace de notre imagination aide à repousser les limites du possible.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Auf vielen Wegen hilft uns unser Mut zu Träumen die Grenzen des Möglichen auszuweiten.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Bardzo często nasza śmiała wyobraźnia pozwala przekraczać granice możliwości.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Cách này hay cách khác, mơ ước táo bạo giúp đẩy xa mọi giới hạn.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Dari banyak segi, keberanian kita untuk berimajinasi membantu untuk mendorong batas-batas kemungkinan.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.De muchas maneras, nuestro audaz poder de imaginación ayuda a extender los límites de lo posible.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.De muitas maneira, a nossa audácia para imaginar ajuda a empurrar as fronteiras do possível.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.În multe privinţe, curajul nostru de a ne imagina ajută la lărgirea limitelor posibilului.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.여러모로, 우리의 이런 대담한 생각들은 가능성의 경계선을 밀어붙이는걸 돕습니다.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Monella tavalla kykymme kuvitella auttaa meitä ohittamaan esteet.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.På mange måder skubber vores dristighed til at drømme til grænserne for, hvad der er muligt.
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Per certi versi, la nostra audacità nell'immaginare aiuta a spostare i confini del possibile
Bir çok açıdan, düş kurma cürretimiz imkan sınırlarını zorlamamıza yardım ediyor.Sok esetben, az, hogy bátrak vagyunk elképzelni segít áttörni a lehetőségek korlátait.