Ana içeriğe geç
Sözlük

zorla ile cümle

zorla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İnsanları onu yapmak için zorlayamayız.We can't force people to do that.
Tom onu yapmam için zorladı.Tom urged me to do that.
Tom bulmaca parçalarını birbirine geçirmek için zorlamaya çalıştı.Tom tried to force the puzzle pieces to fit together.
Tom Mary'nin onu yapması için zorladı.Tom forced Mary to do that.
Bazı çocuklar Tom'un evinme zorla girdi ve onu altüst etti.Some kids broke into Tom's house and ransacked it.
Tom Mary'nin otel odasına zorla girdi.Tom broke into Mary's hotel room.
Zorla girildiğine dair hiçbir işaret yoktu.There were no signs of forced entry.
Hiçbir şekilde zorlanmadık.We haven't been coerced in any way.
Bu, işleri zorlaştırıyor.That makes things more difficult.
Artık onu zorlaştırmayacağız.We won't complicate it any more.
Tom atını dört nala koşmaya zorladı.Tom urged his horse into a gallop.
Yasalar her zaman zorlanmadı.The law wasn't always enforced.
Her şey zorlaşıyor.It makes everything harder.
Dün gece uykuya dalmakta zorlandım.I had trouble falling asleep last night.
Tom Mary'yi Boston'a geri dönmeye zorladı.Tom urged Mary to return to Boston.
Gitmekte zorlandım.I had a hard time leaving.
İyi çalışanlar bulmak zorlaşıyor.It's getting harder to find good employees.
Nitelikli eleman bulmak zorlaşıyor.It's getting harder to find qualified employees.
Seni Tom'a yardım etmen için zorlayabilirim ama gerçekten istemiyorum.I could force you to help Tom, but I don't really want to.
Tom, Mary'yi onunla çıkmaya ikna etmekte zorlanıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be having any trouble convincing Mary to go out with him.
Fadıl sevgi ve kendini koruma arasında seçim yapmaya zorlandı.Fadil was forced to choose between love and self-preservation.
Fadıl, Leyla'yı ölümcül bir karar vermeye zorladı.Fadil forced Layla to make a deadly decision.
Karar almakta zorlanıyorum.I have trouble making decisions.
Kadınlarla konuşmakta zorlanıyorum.I have trouble talking to women.
Polis, suç için tanık bulmakta çok zorlandı.The police were hard pressed to find witnesses for the crime.
Polis zorla giriş izi bulmadı.Police found no signs of forced entry.
Fadıl evi zorlanmadan buldu.Fadil found the house without difficulty.
Evde zorla girme işaretleri yoktu.There were no signs of forced entry in the house.
Fadıl, Leyla'yı Rami'nin cesedini ortadan kaldırmaya zorladı.Fadil forced Layla to help dispose of Rami's body.
Kendimi odaklanmış kalmaya zorlamaya çalıştım.I tried to force myself to stay focused.
Ben uyanık kalmak için kendimi zorlamaya çalıştım.I tried to force myself to stay awake.
Bir şey yemek için kendimi zorladım.I forced myself to eat something.
Kendimi uyanık kalmak için zorladım.I forced myself to stay awake.
Kendimi dikkatli olmaya zorladım.I forced myself to stay alert.
İşleri zorlaştırıyorsun.You're being difficult.
Tom Mary ile gitmem için beni zorladı.Tom urged me to go with Mary.
Tom'u onu yapmaya zorladım.I forced Tom to do that.
Umarım kimse daireme zorla girmez.I hope no one breaks into my apartment.
Tom stresle baş etmekte zorlandığını söylüyor.Tom says he's having trouble coping with the stress.
Tom o kadar nefessiz kaldı ki zorla nefes alabiliyordu.Tom was so out of breath that he could hardly speak.
Tom bir iş bulmakta zorlanıyor.Tom is having trouble finding a job.
Evime zorla girdi.He broke into my home.
Duygularımı kontrol etmekte zorlanıyorum.I have trouble controlling my emotions.
Tom'a ayak uydurmakta zorlanıyorum.I have trouble keeping up with Tom.
Öfkemi kontrol etmekte zorlanıyorum.I have trouble controlling my anger.
Ayrımcılık bir iş bulmamı zorlaştırdı.Discrimination made it difficult for me to find a job.
Tom'u onu yapmaya zorlayabilir miyiz?Can we force Tom to do that?
Kaza, Leyla'yı tekerlekli sandalyeye zorladı.The accident forced Layla into a wheelchair.
Tom evine kimin zorla girdiğini söyledi?Who did Tom say broke into his house?
Tom, Mary'nin nefes almakta zorlandığını fark etti.Tom realized that Mary was having trouble breathing.
Tom onu yapmaman için seni zorladı mı?Did Tom force you not to do that?
Birisi onu yapman için zorladı mı?Did someone force you to do that?
Herhangi biri onu yapman için seni zorladı mı?Did anyone force you to do that?
Tom bunu yapman için seni zorladı mı?Did Tom force you to do that?
Seni onu yapmaya kim zorladı?Who forced you to do that?
Bence onu yapması için Tom'u zorlamalıyız.I think we should force Tom to do that.
Tom'u onu yapmak için kim zorladı?Who forced Tom to do that?
Tom'u onu yapması için kim zorladı?Who forced Tom to do that?
Bunu yapmakta zorlanıyor musun?Are you having any trouble doing that?
Nefes almakta zorlanıyor musun?Are you having any trouble breathing?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod