Ana içeriğe geç
Sözlük

zorla ile cümle

zorla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kendi dilimizle anlatmakta zorlanıyorsak, neden boşuna zorlanalım?Jos voimme tehdä salamoita, miksi emme voi käyttää niitä hyväksemme?
Bunlardan biri zorla otomobile bindirildi.Se sijoitettiin autoon kiinteästi.
Manzini'nin zorlamasıyla Garibaldi Roma'nın savunmasının komutanlığını aldı.Garibaldi otti Mazzinin kehotuksesta johdettavakseen Rooman puolustuksen.
Bu dönemde 1853 yılında Amerikalı Komodor Matthew C. Perry Japonya'yı dış ticarete açılmaya zorladı.Vuonna 1854 yhdysvaltalainen kommodori Matthew Perry pakotti Japanin avautumaan.
DJ, okula alışmakta zorlanmaktadır ve okulda çeşitli dans yarışmalarına katılmaktadır.Virta harrastaa katutanssia Tanssikoulu DCA:ssa, ja on kilpaillut monissa tanssikisoissa.
Bu terimin bire bir tercümesi "zorlananlar"dır.Hänellä on jopa otsikko ”Kääntäjän vaikeudet”.
Konuşulan dil Felemenkçe olduğundan, bazı kişiler zorlanmaktadır.Kielen puuttuessa monet muutkin asiat joutuvat häiriötilaan.
Çok da zorlanmadık karar verirken.Teoksessa Vaikeita päätöksiä.
Sonunda o da zorla orduya alınır.Lopulta hänet kuitenkin suistetaan vallasta.
Kafilede her zaman birkaç kişilik öğün tüketmiş bu da kafilenin işini her zaman zorlaştırmıştır.Sävellystyön keskeytti useaan otteeseen säveltäjän alati huonontuva terveys.
Kendilerini ifade etmekte zorlanır, hatta bazı eşcinsel bireyler yaşamı boyunca kendini asla ifade edemez.Leikkauksen jälkeen nainen ei pysty tuntemaan kovin paljon seksuaalista nautintoa koko loppuelämänsä aikana.
Theon onlara bakarken rahatsız olur ve bunu zorla gizler.Luther menee piiloon ja näkee heidän kuhertelevan.
Üstün zekasına rağmen sosyalleşmede oldukça zorlanan Sheldon, zaman zaman çevresi tarafından anlaşılmaz.Maailman pelastajan roolista huolimatta, Coop on erittäin rento, joka ei ota mitään vakavasti.
Nogayların inancında insanlar, "İrşi"yi kendileri için çalışmaya zorlayabilirler.Hän voi kuitenkin kätilöiden tavoin auttaa ihmisiä 'synnyttämään' ajatuksia itsestään.
Biçimde kendisini hiçbir zaman zorlamaz.Hän ei kuitenkaan koskaan syytä itseään.
Köle sahipleri, kölelerini bu işe zorlamaktaydı.Isännät ovat vastuussa orjiensa aiheuttamista vahingoista.
Sıcaklardan özellikle Fransa zorlandı.Ryhmä sai vaikutteensa varsinkin Ranskan väritaiteesta.
1820'lerde İmparator zorlanarak Reformlar dönemi başlatıldı.1820-luvulla keisari kuitenkin kielsi vanhat kevätjuhlat.
Sağlık problemleri, böbrek rahatsızlığı onu 1975 yılında emekli olmaya zorladı.Heikentynyt terveys pakotti Mentenin eläkkeelle vuonna 1955.
Birine bir şey yaptırmak için zor kullanmak, kişiyi bir şey yapmaya zorlamak anlamında.Heitä haittaisi, jos joku yrittäisi tuputtaa heille jotain väkisin.
Gırnata zorla boşaltıldı ve Mağribiler farklı eyaletlere dağıtıldılar.Suuria maaomaisuuksia pilkottiin pakkolunastuksella ja maita jaettiin pientalonpojille.
Polis zorla giriş izi bulamadı.Poliisi ei yrityksistä huolimatta löytänyt murtojälkiä.
Yapmam için beni zorlamadılar; ama yaptığım için memnundular."Δεν με ανάγκασαν να το κάνω, ήταν χαρούμενοι που το έκανα».
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Η επιτυχία της αντεπίθεσης του Μανστάιν ανάγκασε τη Στάβκα να σταματήσει την επίθεση του Ροκοσόφσκι.
1949 ve 1953 yılları arasında, zorla kolektifleştirme denendi.Μεταξύ 1949 και 1953 επιχειρήθηκε μια αναγκαστική κολεκτιβοποίηση.
Böhme, yönetimi öldürülen her Alman'a karşılık 100 Sırp ya da Yahudi öldürülmesi konusunda zorladı.Ο Μπέμε εφάρμοζε αυστηρά τον κανόνα για κάθε Γερμανό που σκοτωνόταν να εκτελούνται 100 Σέρβοι ή Εβραίοι.
1167 yılında ihanetle suçlanmış ve manastıra kapanmaya zorlanmıştır.Το 1167 κατηγορήθηκε για προδοσία και πιέστηκε να μπει σε μονή.
Dıştan dayatılan zorlamacı disiplin, kişinin içindeki öz-disiplinin gelişimini engelliyordu.Ο Νηλ αισθανόταν ότι η εξωτερικά επιβαλλόμενη πειθαρχία εμποδίζει την ανάπτυξη της εσωτερικής αυτοπειθαρχίας.
Serbest geri çekilme karşılığı mütarekeye zorlandı.Αυτός ήταν ο λόγος που έπρεπε να δεχθούν την απελευθέρωση.
İçkili olan Roberto ona sataşarak onu bir şarkı söylemeye zorlar.Λίγο μεθυσμένος, ο Ρομπέρτο της ζητά να τραγουδήσει και εκείνη συμφωνεί ήρεμα.
Ne modası geçmiş hayvansı seks çılgınlığı, ne de eskimiş romantizmin büyüsüne kapılıp evlenmeye zorlandım.Δεν με ωθεί μια αρχέγονη κτηνώδης σεξουαλική παρόρμηση, ούτε κάποια παρωχημένη ρομαντική τρέλα.
Bunun yanı sıra, en az 300,000 Sırp, Alman kamplarına zorla alınmıştır.Επιπλέον, τουλάχιστον 300.000 Σέρβοι βίαια είχαν σταλεί σε γερμανικά στρατόπεδα συγκέντρωσης.
III. Nikiforos, aileye koruma sağlayacağına dair bir açıklama için halka açık bir şekilde zorlandı.Έτσι, ο Νικηφόρος Γ΄ αναγκάστηκε με δημόσιο όρκο να υποσχεθεί ότι θα παρέχει προστασία για την οικογένεια.
Zamanla, tehlikeli olmaya başlamış ejderhalerını kontrol etmekte zorlanır.Με την πάροδο του χρόνου, αγωνίζεται να διατηρήσει τον έλεγχο των δράκων, που μεγαλώνουν επικίνδυνα.
Maria, babasının seçtiği, başka bir gençle zorla evlendirildi.Η μητέρα πρόκειται να παντρευτεί έναν πολύ νεότερο άντρα, τον οποίο πληρώνει.
Ödem (şişme), nefes almayı zorlaştırır.Κάνει την αναπνοή ακόμη πιο δύσκολη.
Cinayet, onu İstanbul'a kaçmaya zorladı.Η καταδίκη αυτή τον εξανάγκασε να καταφύγει στην Κωνσταντινούπολη.
Onu kendiyle kılıçla düello edip çarpışmaya zorlar.Τον αναγκάζει να διαπράττει το κακό και να αιχμαλωτίσει την Χιονάτη και πάλι.
Diğer siyasi partiler ise, Komünist Parti ile birleşmeye zorlanarak, siyasi yaşamdan silinip gittiler.Σιγά σιγά, όμως, όλες οι άλλες κομμουνιστικές οργανώσεις αναγκάστηκαν να βγουν από την πολιτική ζωή.
Eklem iltihabı onu yatağa gitmeye zorladı.Ο βάτραχος ζητάει να κοιμηθεί στο κρεβάτι της.
Ayrıca kontrol de giderek zorlaşmıştır.Επίσης η αποσφαλμάτωση γίνεται πιο δύσκολη.
Tek bir çözüm vardı, Sovyet kuvvetleri, açlık ve susuzluk nedeniyle teslim olmaya zorlamak.Η στρατολόγηση της μονάδας γινόταν από εξαθλιωμένους και πεινασμένους Σοβιετικούς αιχμαλώτους πολέμου.
Belli başlı müttefik ordularını yenebilirse müttefikleri barış görüşmelerine zorlayabileceğini öngörür.Μπορεί όμως να προτιμήσουν αντί για πόλεμο οι φυλές να κάνουν μια ειρηνική συμμαχία.
Mahkûmları itirafa zorlamak için kullanılırdı.Οι είλωτες αναγκάστηκαν να συνθηκολογήσουν.
Bunun için de savaşa zorlanmalıydı.Επομένως, έπρεπε να πολεμήσουμε.
Ancak yine de Parlamento güçleri iyice zorlanmaktadır.Αλλά βέβαια, χρειαζόταν ακόμη τρομερή ισχύς.
Oyun, ilerledikçe zorlaşan 5 geceden oluşur.Το παιχνίδι αποτελείται από 5 νύχτες οι οποίες η καθεμία είναι και πιο δύσκολη.
O ve adamları teslim olmaya zorlandılar ve sonunda yakalandı.Ο τελευταίος τον καταδίωξε αναγκάζοντάς τον τελικά να παραδοθεί.
Saldırılar, Mücahitleri Herat ve Kandahar'da savunmaya çekilmeye zorladı.Αυτές οι επιθέσεις εξανάγκασαν τους μουτζαχεντίν να αμύνονται κοντά στη Χεράτ και την Κανταχάρ.
Bazıları diğerlerine oranla daha zorlayıcı olabilir.Μερικοί ήταν πιο αυστηροί με τη σειρά.
Bavula zorlanmadan sığdı" demiştir.Ταξίδι χωρίς βαλίτσα.
Loş ışıkta hareket eden nesneleri hemen görebilmekte fakat durağan nesneleri seçmekte zorlanmaktadırlar.Σε αυτές τις συνθήκες μπορεί να εντοπίσει εύκολα κινούμενα αντικείμενα αλλά δυσκολεύεται να εντοπίσει στάσιμα.
Savaş sonunda milliyetçiler geri çekilmeye zorlandı.Τελικά οι επιτιθέμενοι αναγκάσθηκαν να υποχωρήσουν.
Belirsizlik artıyorsa, algılayan için doğru algılama zorlaşır.Αν υπάρχει αμφιβολία καλό είναι να γίνεται υπερηχογράφημα.
Roosevelt’e göre bu tutum Amerika’nın savaşa katılımına zorlamıştır.Ο Φρίντμαν πίστευε πως οι ΗΠΑ έπρεπε να αναμιχθούν στον πόλεμο.
Aldarion kendini evliliğe zorlanıyor hissediyordu bunun için yeniden yelken açmaya karar vermişti.Καθυστέρησε όμως να επιστρέψει στο Μυστρά, επειδή σκεπτόταν να ξαναπαντρευτεί.
Bulgarları Bizans'ın vasalı olmaya zorladı.Οι Τούρκοι νικούν τους Βούλγαρους στη Μάχη του Ιχτιμάν.
Finansal sıkıntılar bazı takımları Formula 1’i bırakmaya zorladı.Η εταιρεία τροφοδότησε με κινητήρες αρκετές ομάδες της Φόρμουλα 1.
Joker onu zorla zincirler.Ποιος θα τολμήσει να με δέσει με αλυσίδες!
Manstein'ın karşı saldırısının başarısı Stavka'yı Rokossovski'nin taarruzunu durdurmaya zorladı.Von Mansteins succesfulde modangreb tvang Stavka til at stoppe Rokossovskijs offensiv.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod