Evini sadece Juliette Récamier'i ziyaret etmek için terk etti.Dit werk had hij tijdens zijn laatste jaren voorgelezen aan zijn maîtresse, Juliette Récamier.
1942 sonunda ailesini ziyaret etmek için izin aldı.Eind 1942 behaalde hij het kandidaatsexamen.
Mağarayı yılda 10.000 kişi ziyaret etmektedir.De grot trekt jaarlijks 110.000 bezoekers.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Zo is te zien dat ze het graf van haar moeder bezoekt.
İlçeyi, yabancı turistlerden ziyade, yerliler ziyaret etmektedir.Een deel, of zo niet allen, zijn voor toeristen te bezoeken.
Bir arkadaşı ziyaret etmek için onunla birlikte trenle Milano'ya gitmemi istiyor.Hij wil met mij per trein naar Milaan reizen om een vriendin te bezoeken.
Hamo, üç oğul sahibi dul bir Kürttür ve her gün karısının mezarını ziyaret etmektedir.Hamo, kurdyjski wdowiec, wraz ze swoimi trzema synami codziennie odwiedza grób swojej zmarłej małżonki.
Ziyaret etmek ilginç yerler bulunur.Wyjątkowe miejsca, które warto odwiedzić.
Bayramlarda köylü halkı toplu olarak mezarlıkları ziyaret etmektedir.Mówiono, że każdej nocy cmentarz odwiedzają stada tych zwierząt.
İsveç'in birçok devlet görevlisi ve başbakanı bu ilçeyi ziyaret etmektedir.Od tego stanowiska zaczynało wielu szwedzkich mężów stanu.
Daha sonra, Avrupa'yı ziyaret etmek için bir yıl izin aldı.Po maturze zrobiła sobie rok przerwy od nauki, aby zwiedzić Europę.
Anca Tatillerde köyü ziyaret etmektedırler.Para poznała się na wakacjach.
1898'de amcası Emili Gaissert'i ziyaret etmek için Barselona'ya geldi.1898 besökte Gamper sin onkel Emili Gaissert i Barcelona.
Daha sonra, Avrupa'yı ziyaret etmek için bir yıl izin aldı.Efter detta tillbringade han ett år åt att resa runt i Europa.
Ziyaret etmek ilginç yerler bulunur.Området är mycket intressant att besöka.
Dağlık Badahşan Özerk Bölgesi içindeki bölgeleri ziyaret etmek için özel izin gereklidir.På grund av gränszonen behövs specialtillstånd för att besöka berget.
Enez'i yabancı turistlerden çok yerli turistler ziyaret etmektedirler.Av utländska turister i Flatanger syns särskilt många tyskar.
Yokohama'da yaşamaktadır ancak sık sık İran'ı ziyaret etmektedir.De bor fortfarande i Smallville, men besöker ofta Metropolis.
Ziyaret etmek ilginç yerler bulunur.Є багато місць, які можна відвідати.
Yokohama'da yaşamaktadır ancak sık sık İran'ı ziyaret etmektedir.Він живе у Варшаві, але часто буває в Україні.
ABD'yi ziyaret etmek ister misin?Ти хотів би відвідати Сполучені Штати?
Hastalığı herneyse, bu onu 128 baharında Afrika'yı ziyaret etmekten alıkoyamadı.Zdravotní stav přesto císaři nezabránil uskutečnit zamýšlenou návštěvu Afriky, k níž došlo na jaře 128.
Mağarayı yılda 10.000 kişi ziyaret etmektedir.Ročně jeskyně navštíví 60 000 návštěvníků.
Anca Tatillerde köyü ziyaret etmektedırler.Localnicii merg acolo în timpul vacanțelor.
2012 verilerine göre Forum Bornova'yı yılda 12 milyon kişi ziyaret etmektedir.La recensământul din 2011, populația satului Borovsko era de 12 locuitori.
İskoç vatanseverler ve diğer ilgililer sık sık burayı ziyaret etmekte ve çiçek koymaktadır.Skót hazafiak és más érdeklődők gyakran ellátogatnak erre a helyre és virágokat helyeznek el.
1898'de amcası Emili Gaissert'i ziyaret etmek için Barselona'ya geldi.1898-ban Barcelonában meglátogatta az ott élő nagybátyját, Emili Gaissert.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Betegeskedni kezdett; felesége sírját azonban minden nap meglátogatta.
Bugün de pek çok müslüman bu türbeyi ve yanındaki tekkeyi ziyaret etmektedir.Ma viszont bárki megtekinteti az ereklyéket és nagyon sok muzulmán látogat ide zarándokként.
Poliksines Sicilya Krallıgını ziyaret etmekte ve eski arkadasıyla tekar buluşmanın zevkini çıkarmaktadır.Polixenes on vierailulla Sisiliassa ja nauttii vanhan ystävänsä kohtaamisesta.
San Marino'yu her yıl 3 milyon'dan fazla insan ziyaret etmektedir.San Marinossa käy vuosittain yli kolme miljoonaa matkailijaa.
Her yıl bir milyondan fazla kişi müzeyi ziyaret etmektedir.Museossa käy vuosittain yli miljoona vierailijaa.
Alexa'ya göre, Vikipedi ziyaretçilerinin %61,58'i İngilizce Vikipedi sitesini ziyaret etmektedir.Alexan mukaan arviolta 60 prosenttia kaikista Wikipedian käynneistä kohdistuu englanninkieliseen versioon.
Birçok İsrail'li turist yaz aylarında Moğolistan'ı ziyaret etmektedir.Τους θερινούς μήνες αρκετοί κάτοικοι της Ηρακλειάς ασχολούνται με τον τουρισμό.
Bölgeyi ziyaret etmek isteyen Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerine izin verilmedi.Δεν επιτράπηκε στον επικεφαλής των παρατηρητών της ΕΕ να έρθει στη χώρα.
Ben sadece Tom'u ziyaret etmek istiyorum.Μόνο θέλω να επισκεφτώ τον Θωμά.
Ben sadece Tom'u ziyaret etmek istiyorum.Θέλω μόνο να επισκεφτώ τον Θωμά.
1898'de amcası Emili Gaissert'i ziyaret etmek için Barselona'ya geldi.I 1898 tog han til Barcelona for at besøge sin onkel, Emili Gaisser, som boede der.
Daha sonra, Avrupa'yı ziyaret etmek için bir yıl izin aldı.I 1765 fik han 1 års orlov til rejse i Europa.
Müzeyi yılda yaklaşık 15.000 kişi ziyaret etmektedir.Omkring 500.000 besøger museet årligt.
İskoç vatanseverler ve diğer ilgililer sık sık burayı ziyaret etmekte ve çiçek koymaktadır.Skotske patrioter og andre interesserte besøker ofte stedet og legger blomster der.
Daha sonra, Avrupa'yı ziyaret etmek için bir yıl izin aldı.Han tok ett års permisjon fra jernbanen for å reise ut i Europa.
Birçok İsrail'li turist yaz aylarında Moğolistan'ı ziyaret etmektedir.Mange turister besøker Flateyjardalur om sommeren.
Ayrıca Bridgette, Sally'nin mezarını sıkça ziyaret etmektedir.Av og til besøker han Listons grav.
Her yıl yüz binlerce Yahudi turist adayı ziyaret etmektedir.Årlig besøker 100 000 turister kapellet.
Her yıl 250.000 kişi Olimpiyatlar Müzesini ziyaret etmektedir.Rundt 250 000 besøker museets avdelinger årlig.
Turist gemileri bunlardan ilkini ziyaret etmektedirler.Området er mye besøkt av turistskip.
Daha sonra, Avrupa'yı ziyaret etmek için bir yıl izin aldı.Setelah itu, ia cuti setahun untuk keliling Eropa.
Riemann, 1840 yılında büyükannesi ile yaşamak ve Lyceum'u ziyaret etmek için Hanover'e gitti.Pada 1840 Bernhard pergi ke Hanover untuk tinggal dengan neneknya dan mengunjungi Lyceum.
1942 sonunda ailesini ziyaret etmek için izin aldı.Pada akhir 1942, Peiper mendapat izin bertemu keluarganya.
Ziyaret etmek ilginç yerler bulunur.Namun terdapat tempat-tempat menarik yang patut dikunjungi.
Birçok İsrail'li turist yaz aylarında Moğolistan'ı ziyaret etmektedir.Banyak pelayar yacht datang ke sini di musim panas.
Her yıl bir milyondan fazla kişi müzeyi ziyaret etmektedir.Museum tersebut dikunjungi lebih dari satu juta orang setiap tahun.
Her yıl, yüzbinlerce turist, bu kiliseyi ziyaret etmektedir...10 juta turis mengunjungi kepulauan ini setiap tahun.
Yaklaşık olarak 300 bin kadar ziyaretçi her yıl bu müzeyi ziyaret etmektedir.Sekitar 800.000 pengunjung datang untuk melihat tambang ini setiap tahun.
Riemann, 1840 yılında büyükannesi ile yaşamak ve Lyceum'u ziyaret etmek için Hanover'e gitti.Vào năm 1840 Bernhard đến Hanover để sống với bà ngoại và thăm Lyceum.
Daha sonra, Avrupa'yı ziyaret etmek için bir yıl izin aldı.Sau đó, Marie về thăm quê một năm để thăm cha.
Jack, Ennis'e bir kart gönderir ve onu ziyaret etmek istediğini söyler.Bốn năm sau, Ennis nhận được một bưu thiếp từ Jack cho biết rằng Jack sẽ đến thăm Ennis.
Gün içerisinde kütüphaneyi 6500-7000’e yakın kişi ziyaret etmektedir.Số lượt bạn đọc đến thư viện > 37.000 lượt/năm.
Birçok İsrail'li turist yaz aylarında Moğolistan'ı ziyaret etmektedir.Ulvik được nhiều tàu du lịch nước ngoài cập thăm trong mùa hè.