25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.Tôi muốn đến thăm 25 thành phố, và tôi muốn chụp khoảng 4,000 hay 5,000 người.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.Voglio visitare 25 città americane, e voglio fotografare 4 o 5mila persone.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.Vreau să vizitez 25 de orașe americane și să fotografiez 4.ooo sau 5.000 de oameni.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.Θέλω να επισκεφτώ 25 αμερικανικές πόλεις, και να φωτογραφίσω 4.000 ή 5.000 άτομα.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.Искам да посетя 25 Американски града, и да снимам 4000 или 5000 души.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.Я хочу відвідати 25 американських міст і хочу сфотографувати 4 000 чи 5 000 людей.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.Я хочу посетить 25 американских городов и снять 4 000-5 000 человек.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.אני רוצה לבקר ב-25 ערים אמריקאיות, ואני רוצה לצלם 4,000-5,000 איש.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.أريد زيارة 25 مدينة أمريكية و تصوير اربعة الاف او خمسة الاف شخص.
25 Amerikan şehrini ziyaret etmek ve 4000 ya da 5000 kişiyi çekmek istiyorum.これが私の人権運動への貢献です
Adı Jim, Jim Smith. Ve bu şekilde gözüküyordu. Onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Ce type s'appelle Jim, Jim Smith, et il ressemblait à ça. j'ai été appelé aux urgences pour le voir.
Ancak bu ekiple yapmak istediğim ilk şey, gidip aileleri ziyaret etmek ve hikâyelerini dinlemekti:Aber zuerst wollten wir mit diesem Team die Familien besuchen und uns ihre Geschichten anhören:
Ancak bu ekiple yapmak istediğim ilk şey, gidip aileleri ziyaret etmek ve hikâyelerini dinlemekti:Ale ja chciałam z tą ekipą pójść najpierw do rodzin i wysłuchać ich historii.
Ancak bu ekiple yapmak istediğim ilk şey, gidip aileleri ziyaret etmek ve hikâyelerini dinlemekti:Pero la primera cosa que quise hacer con este equipo, fue ir y visitar familias, y escuchar sus historias:
Ancak bu ekiple yapmak istediğim ilk şey, gidip aileleri ziyaret etmek ve hikâyelerini dinlemekti:אבל הדבר הראשון שרציתי לעשות עם הצוות ההוא, היה לבקר משפחות ולהאזין לסיפוריהן:
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum. Benim buna ihtiyacım var.Je veux rendre visite à ma famille, il me faut du mérite pour cela.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum. Benim buna ihtiyacım var.lch möchte meine Familie auf Erden besuchen.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum.Chci navštívit svoji rodinu na Zemi.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum.Io voglio visitare la mia famiglia sulla Terra.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum.Muszę odwiedzić moją rodzinę na Ziemi.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum.Szeretném meglátogatni a családomat a Földön.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum.Tôi muốn gặp lại gia đình mình. Tôi cần thành tích.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum.Vreau sa-mi vizitez familia pe Pamant.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum.Θέλω να επισκεφτώ την οικογένειά μου στη γη.
Ben, yeryüzündeki ailemi ziyaret etmek İstiyorum.Я хочу посетить мою семью на Земле.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.A kisebbik kéz az övé. Lementem az osztályra, hogy megvizsgáljam.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Am fost chemat la recepție de un medic pneumatolog ca să-l văd.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Ein Lungenspezialist rief mich damals.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Fui chamado à enfermaria para o ver, por um pneumologista que me disse:
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Ik was daar op verzoek van een longarts. Ik was daar op verzoek van een longarts. Hij zei:
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.J'ai été appelé aux urgences pour le voir par un spécialiste des voies respiratoires.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Jeg blev kaldt ned til afdelingen til at se ham af en respiratorisk læge.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.저는 호흡기 내과 의사의 호출을 받고 이 분을 보러 갔습니다.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Na oddelenie, aby som sa naňho pozrel, ma zavolal pľúcny lekár.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Sono stato chiamato in reparto per vederlo da uno specialista in malattie respiratorie.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Tôi được gọi xuống khu điều trị để gặp anh ấy bởi một bác sỹ chuyên về hô hấp
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Un neumólogo me llamó a la sala para verlo.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Wezwany zostałem na oddział by go obejrzeć przez pulmonologa.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Zavolal mě k němu na oddělení plicní lékař. Zavolal mě k němu na oddělení plicní lékař.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Με καλέσε κάτω στην πτέρυγα για να τον δω ένας πνευμονολόγος.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Мене покликав до нього лікар-пульмонолог.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.Меня позвал на осмотр врач-пульмонолог.
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.נקראתי למחלקה עבורו ע"י רופא של דרכי הנשימה,
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.تم استدعائي للجناح لرؤيته. عن طريق طبيب الصدرية
Bir solunum fizyoloğu tarafından onu ziyaret etmekle görevlendirilmiştim.呼ばれました 「肺炎に罹った患者がいる
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Até agora eu tinha começado, quando fomos visitar a cena de ação.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Bisher hatte ich, als wir den Ort des Geschehens besuchte.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Cho đến nay tôi cũng đã có khi chúng tôi đã đến thăm hiện trường của hành động.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Do tej pory miałem, ale kiedy poszliśmy do udania się na miejsce akcji.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Do zdaj sem imel dobil, ko smo šli na obisk scene delovanja.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Eddig is van, amikor mentünk meglátogatni a jelenet hatását.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Fino ad ora avevo avuto quando siamo andati a visitare la scena d'azione.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Hasta ahora me había llegado cuando fuimos a visitar el lugar de acción.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Indtil videre har jeg havde fået, da vi besøgte skueplads for handling.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Jusqu'ici je n'avais eu quand nous sommes allés visiter les lieux de l'action.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı.우리가 행동의 현장을 방문에 갔을 때 "지금까지 내가 가지고 있었다.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Până acum am avut atunci când am ne-am dus să viziteze locul de acţiune.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Så långt jag hade kommit när vi gick för att besöka platsen för åtgärden.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Sejauh ini saya telah mendapat ketika kami pergi mengunjungi tempat kejadian.
Biz eylem sahne ziyaret etmek için gittiğinde "Şimdiye kadar ben vardı."Tähän asti olin saanut kun menimme käymään kohtauksen toiminnan.