Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.ויהי כאשר שבעו ויאמר אל תלמידיו אספו את פתותי לחם הנותרים למען לא יאבד מאומה׃
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.فلما شبعوا قال لتلاميذه اجمعوا الكسر الفاضلة لكي لا يضيع شيء.
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.他 們 喫 飽 了 、 耶 穌 對 門 徒 說 、 把 剩 下 的 零 碎 、 收 拾 起 來 、 免 得 有 蹧 蹋 的
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.他 們喫飽 了 、 耶穌對 門徒 說 、 把 剩下 的 零碎 、 收拾 起來 、 免得 有 蹧蹋的
İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim.Dass es Verschwendung ist. Das kann ich nicht ab. - Verschwendung?
İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim.Elpazarolja az életét és én ezt utálom.
İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim.Ik zie een verspilling aankomen en ik haat verspilling.
İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim.Văd irosire în faţa ochilor şi urăsc irosirea.
İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim.Vidím, jak tady marníš život a já nenávidím marnění.
İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim.Βλέπω μία λάθος επιλογή, και μισώ τις λάνθασμένες επιλογές.
İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim.Разсипничество, а аз мразя това.
İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim.Что это расточительство, а этого я не выношу.
"istenmeyen av" olarak ziyan ediliyor.Beifang wieder entsorgt.
"istenmeyen av" olarak ziyan ediliyor.버려진 일부인 것입니다.
"istenmeyen av" olarak ziyan ediliyor.lahko zavrže kot stranski ulov.
"istenmeyen av" olarak ziyan ediliyor.lebih dari 10 pon, bahkan 100 pon, kemungkinan dibuang karena hanya ikut tertangkap.
"istenmeyen av" olarak ziyan ediliyor.Более 10 или даже 100 килограммов могут выбрасываться как прилов.
"istenmeyen av" olarak ziyan ediliyor.עשויים להזרק כתוצר לוואי.
"istenmeyen av" olarak ziyan ediliyor.ربما يلقى بها بعيداً عن العرض.
"istenmeyen av" olarak ziyan ediliyor.これは海から獲れる資源には限りがある ということを
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Allí se analiza país por país los niveles probables de desperdicio de comida en cada lugar.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Ebből kiderül, hogy nemzetenként mennyi ételt dobunk ki a világ minden országában.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Het laat land per land zien wat de vermoedelijke omvang van voedselafval in elk land is.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Kniha ukazuje pravděpodobnou úroveň plýtvání potravinami v jednotlivých zemích, a to ve všech státech světa.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.이 화면이 보여주는 것은 세계 각국마다 음식 낭비의 가능성을 나타내고 있습니다.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Poukazuje na to, ako by postupne, národ za národom, každá krajina sveta mohla skočiť plytvaním jedla.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Questo grafico mostra una stima ragionevole del cibo sprecato, nazione per nazione, in tutto il mondo.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Ten wykres przedstawia przypuszczalną wielkość odpadów żywnościowych na świecie.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Vad detta visar är hur mycket mat som troligen slösas bort nation för nation, i varje land i världen.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Εδώ φαίνεται μια εξάντληση, ανά έθνος, του πιθανού επιπέδου της τροφικής σπατάλης σε κάθε χώρα του κόσμου.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.Этот график демонстрирует, сколько примерно продовольствия выбрасывается в каждой стране мира.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.בקנה-מידה גלובלי. הספר מציג התפלגות של העולם לפי מדינות, בהתאם למידת הסבירות של בזבוז המזון בכל ארץ בעולם.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.على نطاق عالمي. ما يوضحه هذا هو هبوط المستوى المحتمل لمخلفات الطعام في كل دولة من دول العالم.
Kitabımın gösterdiği şey dünyadaki yemek ziyanının, ülke ülke ayrı olarak analiz edilmesidir.このグラフには 食料廃棄の予測量が 国別に示されています 残念ながらきちんとした 根拠のあるデータが存在しなかったので
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Ce n'est pas seulement la perte du vaccin qui compte; c'est le fait que ces enfants ne soient pas vaccinés.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Il problema non è tanto la perdita del vaccino; è il fatto che i bambini non vengono vaccinati.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Không chỉ thiệt hại về lượng vắc xin mà những đứa trẻ đó không được tiêm chủng.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.이는 단지 백신의 손실만의 문제가 아닙니다. 아이들이 백신을 접종받지 못한다는 것이 문제죠.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Não se trata apenas da perda das vacinas, trata-se desses miúdos que não são vacinados.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Nem csak a vakcinák elvesztése számít itt; hanem az, hogy azok a gyermekek nem kapnak védőoltást.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Nie chodzi jedynie o utratę szczepionki, ale o fakt, iż w efekcie nie zostają zaszczepione dzieci.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.No importa sólo la pérdida de estas vacunas; sino que también quedan niños sin vacunar.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Şi nu doar irosirea vaccinurilor contează; ci faptul că acei copii nu sunt vaccinaţi.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Δεν είναι μόνο η απώλεια του εμβολίου που έχει σημασία, είναι το γεγονός ότι αυτά τα παιδιά δεν εμβολιάζονται.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Важны не потери вакцины, важно то, что дети остаются не привитыми.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Не е въпросът само в загубата на ваксината, а също и това, че децата не са ваксинирани.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.זה לא רק האבדן של החיסון שמשנה; זאת העובדה שהילדים האלה לא מתחסנים.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.إنه ليس فقط فساد اللقاح هو المهم إنه إن هؤلاء الأطفال لا يتم تطعيمهم.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.子どもたちが予防接種を受けられずにいるのです ワクチンはこの様にして
Ne görüyorum biliyor musun? İleride bir ziyan görüyorum ve ziyandan nefret ederim. Neyin ziyanı?Creo que algo se va a desperdiciar y no Io aguanto. - ¿Qué se va a desperdiciar?
Neyin ziyanı?Ce irosire ? A ta.
Neyin ziyanı? Senin.Hogyhogy elpazarlom?
Neyin ziyanı? Senin.Marním co?
Neyin ziyanı? Senin.Какво разсипничество?
Neyin ziyanı? Senin.Какое расточительство?
Neyin ziyanı?- Sie.
Neyin ziyanı?Verspilling van wat ?
Neyin ziyanı?Γιατί είναι λάθος επιλογή ;
Sen, sevimliliğini ziyan eden... türden bir kızsın.Du bist die Art von Mädchen, ...die man überhaupt nicht niedlich nennen kann.
Sen, sevimliliğini ziyan eden... türden bir kızsın.Em không phải loại con gái mà người ta có thể dùng chữ "đáng yêu" để tả.