Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Jde o dobré, čerstvé jídlo, kterým se plýtvá v kolosálním měřítku.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Jó, friss ételről beszélünk, amit hatalmas mennyiségekben pazarlunk.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.우리는 지금 신선하고 품질좋은 음식들이 거대한 규모로 버려지고 있다는 것에 대해서 이야기중입니다.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Mowa tu o dobrym, świeżym jedzeniu marnowanym na wielką skalę.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Nous parlons d'aliments frais et bons qui sont gaspillés à une échelle colossale.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Stiamo parlando di cibo fresco e ancora buono, buttato a tonnellate.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Vi pratar om bra, fräsch mat som slängs på en gigantisk skala.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.We hebben het over goed, vers voedsel dat op enorme schaal wordt verspild.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Wir reden hier über gute, frische Lebensmittel, die in unglaublichem Ausmaß verschwendet werden.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Μιλάμε για καλά, φρέσκα τρόφιμα που πετιούνται σε κολοσσιαία κλίμακα.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Говорим за хубава, прясна храна, която се разхищава в колосални мащаби.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.Речь идёт о хорошей и свежей пище, выбрасываемой в колоссальных объёмах.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.אנו מדברים על בזבוז של אוכל טוב וטרי שמושלך לאשפה בקנה-מידה כביר.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.نحن نتحدث عن طعام جيد و طازج يتعرض للتبديد على نحو مروّع.
Biz büyük ölçeklerde ziyan edilen taze ve yenilebilir yiyeceklerden bahsediyoruz.大規模に廃棄されているのです そして私は本を書きました
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Für mich geschieht hier die meiste Verschwendung.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.C'est surtout ça, pour moi, qui est du gâchis.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Dat is, volgens mij, meestal een verspilling.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Điều đó, đối với tôi, gần như là một sự lãng phí.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Dla mnie to w dużej mierze jest strata.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Eso, para mi es, en gran medida, un desperdicio.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.실제, 제게 있어서 대부분은 낭비입니다.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Menurut saya itu adalah sia-sia.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Para mim, isso é que é um desperdício.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Per me è soprattutto quello, lo spreco.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Számomra ez leginkább veszteség.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Αυτό είναι κρίμα για μένα.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Для меня это - по большей части, пустая растрата.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.Това за мен е до голяма степен прахосване.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.זה, נראה לי, ברובו בזבוז
Bu bence çoğunlukla ziyandır.ذلك، بالنسبة لي، غالباً إضاعة للمال.
Bu bence çoğunlukla ziyandır.ゴールも間近で習熟曲線に従った投資が
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.1つのバナナ農家が 1日で廃棄するバナナです 全て廃棄されます 食用として全く問題なく
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.Das ist der Abfall eines Tages von einer Bananenplantage in Ecuador.
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.Estos son los desechos de una plantación bananera en Ecuador.
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.Ez egy equadori banánültetvény egy napi vesztesége.
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.야채와 과일들이 버려지고 있습니다. 에콰도르의 바나나 농장에서 하루에 버려지는 분량입니다.
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.Te banany to odpady tylko z jednego dnia.
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.Voici le gâchis sur un jour d'une plantation de bananes en Équateur.
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.Перед вами объём продукции, выбрасываемый ежедневно на этой плантации бананов.
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.הכל נזרק. זו פסולת של יום אחד ממטע בננות יחיד באקוודור.
Bu Ekvador'daki bir muz ekim alanının bir günde ziyan ettiği muz miktarı.كلها تم التخلص منها. هذه نفايات يوم واحد من مزرعة موز واحدة في الإكوادور.
Bu iyi bir şey. Evrenin kullanıcılarının aksine, evren ziyankar değildir.Dobre w tym jest to, że w przeciwieństwie do mieszkańców wszechświata, kosmos nie jest rozrzutny.
Bu yer ziyanı.C'est un gaspillage de l'espace.
Bu yer ziyanı.Csak a helyet pocsékoljuk el.
Bu yer ziyanı.Deixem de pôr plantas com espinhos à volta dos edifícios públicos. É um desperdício de espaço.
Bu yer ziyanı.Ett, sluta att sätta taggiga plantor runt offentliga byggnader. Det är slöseri med yta.
Bu yer ziyanı.Je to mrhanie priestorom.
Bu yer ziyanı.Je to mrhání místem.
Bu yer ziyanı.가시나무 같은 이상한 식물을 심지 마세요. 땅을 낭비하는 것입니다.
Bu yer ziyanı.Pflanzen um öffentliche Gebäude setzen. Das ist Platzverschwendung.
Bu yer ziyanı.Szkoda miejsca.
Bu yer ziyanı.To je potrata prostora.
Bu yer ziyanı.Uno, smettete di mettere piante spinose intorno agli edifici pubblici. È uno spreco di spazio.
Bu yer ziyanı.Unu, vă rog nu plantaţi spini în locuri publice. E risipă de spațiu.
Bu yer ziyanı.Wat een ruimteverspilling.
Bu yer ziyanı.Είναι σπατάλη χώρου.
Bu yer ziyanı.Това е изхабяване на пространство.
Bu yer ziyanı.Эта пустая трата пространства.
Bu yer ziyanı.שיחים קוצניים סביב בניינים ציבוריים. זה בזבוז של שטח.