Ana içeriğe geç
Sözlük

ziyade ile cümle

ziyade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Mais la métaphore est un moyen de penser avant d'être un moyen de parler.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Ma la metafora è più un modo di pensare che di parlare
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Mas a metáfora é uma forma de pensar antes de ser uma forma de usar palavras.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Men metaforen är ett sätt att tänka innan den blir ett sätt att uttrycka sig.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Metafora jest myślą zanim ta staje się słowem.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Metaphern sind aber vor allem eine Art zu denken, weniger ein bloßes Spiel mit Worten.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Nhưng ẩn dụ là một cách tư duy trước khi là một cách dùng từ.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Pero la metáfora es una forma de pensamiento antes que elocuencia.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Tetapi metafora pertama-tama adalah cara berpikir sebelum ekspresi kata-kata.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Αλλά η μεταφορά είναι πρωταρχικά ένα τρόπος σκέψης κι έπειτα ένας τρόπος έκφρασης.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Метафора - це насамперед думка, а вже потім - слова.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Но метафората е начин на мислене, преди да е начин на боравене с думи.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.Но метафора - это форма скорее мыслительная, чем словесная.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.אבל מטאפורה היא דרך מחשבה לפני הכל.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.و لكن المجازية هي طريقة تفكير قبل ان تكون طريقة للتعامل مع الكلمات.
Ancak metafor bir konuşma biçiminden ziyade bir düşünme biçimidir.さて私の意見を説明する手掛かりとして
Andy Williams'dan ziyade Frank Zappa gibi sanatçılar.앤디 윌리엄스보다 프랭크 자파와 같은 뭐 그런거요
Andy Williams'dan ziyade Frank Zappa gibi sanatçılar.Raději Franka Zappu než Andy Williamse.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizJe kunt nu en dan eens compassievol zijn, meer geraakt door empathie dan door compassie.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersiniz사람은 어쩌다가 측은함을 가질 수 있습니다. 동정에 보통 더 동요되고, 측은함보다는 말이지요.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizLehetsz együttérző időlegesen, vagy inkább empatikus, mint együttérző.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizMożesz współczuć od czasu do czasu, bardziej z powodu empatii niż ze współczucia.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizMôžete byť príležitostne súcitní skôr pohnutí empatiou ako súcitom.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizObčas projevíte soucit, spíše díky vcítění než díky soucitu.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizPoţi avea compasiune ocazional, motivat mai mult de empatie decât de compasiune.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizPuedes ser compasivo ocasionalmente, motivado más por empatía que por compasión.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizSie können mitfühlend sein, ab und zu, mehr ergriffen von Empathie als von Mitgefühl.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizSi può essere occasionalmente compassionevoli, ma sotto spinta dell'empatia, più che della compassione.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizTerkadang Anda bisa berbelas kasih, lebih karena tergerak oleh empati ketimbang kasih.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizThỉnh thoảng bạn có thể trở nên từ bi, xúc động hơn nhờ sự cảm thông hơn là lòng thương người.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizVous pouvez être compatissant occasionnellement, plus ému par l'empathie que par la compassion.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizΜπορείς να είσαι συμπονετικός περιστασιακά, περισσότερο ωθούμενος από ενσυναίσθηση παρά από συμπόνια.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizВи іноді можете проявляти милосердя, керуючись емпатією, а не милосердям.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizВы можете быть милосердным случайно, более руководствуясь эмпатией, чем милосердием.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizМожеш да си състрадателен понякога, повече движен от съпричастност, отколкото от състрадание.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizאתה יכול לחמול לעיתים, יותר מונע ע"י אמפתיה מאשר חמלה.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersinizيمكنك أن رحيماً من حين لآخر, مدفوعاً بالتعاطف مع الآخرين, أكثر من كونه تراحماً حقيقياً.
Ara sıra şefkatli olabilirsiniz, şevkatten ziyade empati , empati ile hareket edersiniz共感することで 思いやりを持つことができることがあります 私たちが共感できることは幸いです
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Alors l'intérieur ressemble en fait à un distributeur de Coca-Cola.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Also, im Innern sieht das Ding genau wie ein Cola-Automat aus.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Aşa că interiorul acestui dispozitiv arată ca un automat de Cola.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Así que el interior de esta cosa parece una máquina de Coca-Cola.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor. Dışarıya küçük şişeler çıkarıyor.Por isso, o interior disto parece uma máquina da Coca-cola. distribui pequenos frascos individuais.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor. Dışarıya küçük şişeler çıkarıyor.Quindi il lato di questo oggetto sembra un distributore di Coca Cola e lascia uscire solo le singole fialette.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Dus de binnenkant van dit ding lijkt eigenlijk op een cola-automaat.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Így ennek a dolognak az oldala igazából úgy néz ki, mint egy kóla automata.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.그래서 이 장치의 안은 콜라 자동판매기와 같이 생겼습니다.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Thiết bị này trông giống 1 máy bán nước tự động.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Więc bok tej skrzynki przypomina automat z napojami.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Έτσι το εσωτερικό αυτού του πράγματος στην πραγματικότητα μοιάζει με μία μηχανή πώλησης Κόκα Κόλα.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Поэтому внутри эта машина выглядит как автомат с газировкой.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.Това нещо прилича на машина за Кока Кола.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.אז הבפנים של הדבר הזה נראה למעשה כמו מכונת קוקה-קולה.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.إذن فجعلنا جانب هذا الشئ يشبه ماكينة الكوكاكولا.
Aslında bunun içi daha ziyade bir Coca Cola makinasına benziyor.そこから個々の小瓶が出てきます
Aslında, hakkında konuşacağımız konuyu, sanırım, bir hitabetten ziyade daha uygun olacaktır.사실, 오늘 말하려는 주제는 연설을 하기 보다는 대화형식로 이끌어가는게 좋을 듯 싶습니다.
Aslında, hakkında konuşacağımız konuyu, sanırım, bir hitabetten ziyade daha uygun olacaktır.Worüber wir reden werden, ist ein Thema, das besser im Gespräch als in einem Vortrag behandelt wird.
Aslında, hakkında konuşacağımız konuyu, sanırım, bir hitabetten ziyade daha uygun olacaktır.W rzeczywistości będziemy rozmawiać na temat, który jak sądzę jest ciekawszy, w formie dyskusji, niż wykładu.
Aslında, hakkında konuşacağımız konuyu, sanırım, bir hitabetten ziyade daha uygun olacaktır.למעשה מה שאנו הולכים לדבר עליו אני חושב, הוא למעשה נושא ששיחה תתאים לו יותר מאשר הרצאה.
Aslında, hakkında konuşacağımız konuyu, sanırım, bir hitabetten ziyade daha uygun olacaktır.في الحقيقة، ما سنتحدث عنه أعتقد من الأفضل أن نستهل الموضوع بالحوار بدلا من الخطابة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod