Ana içeriğe geç
Sözlük

ziyade ile cümle

ziyade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Mevdudi, siyasi örgütlenmesinden ziyade yazılarıyla etki yarattı.However, Maududi had much more impact through his writing than through his political organising.
Bu etkilerin, araca özgü olmaktan ziyade eğitimle yakından ilişkili olduğunu unutmayın.Note that these effects are closely related to training rather than inherent to the tool.
Görev, bilimsel deneylerden ziyade mühendislik testlerine odaklandı.The mission focused on engineering tests rather than on scientific experimentation.
Terim, yeraltı direnişinden ziyade açık çatışmaya giren grupları ifade etme eğilimindedir.The term tends to refer to groups engaged in open conflict, rather than underground resistance.
As of 2022[update] WSL 2, (son LTS'den ziyade) Linux çekirdeği 5.15.74.2'yi kullanır.As of 2022[update], WSL 2 includes a (rather recent LTS) Linux kernel 5.15.74.2.
Ziyade özellikle dil öğrenmekle çok ilgileniyordu.Ziadeh was particularly interested in learning languages.
Mey İlyas Ziyade, Halil Cibran'ın çalışmalarını Mısır halkına tanıtmasıyla da tanınır.[1]Ziadeh is credited with introducing the work of Khalil Gibran to the Egyptian public.[16]
Mey İlyas Ziyade, ilkokula Nasıra'da gitti.May Elias Ziadeh attended primary school in Nazareth.
May'in babası İlyas ZiyadeMay's father, Elias Ziadeh
Fakat bunlar sıra dağlar olmaktan ziyade adavari özelliktedir.Und sie hauten aus den Bergen Häuser aus, im Trachten nach Sicherheit.
Ancak bu duygular daha ziyade geçip giden “gökteki bulutlar” olarak algılanır.Allerdings werden diese eher als „Wolken am Himmel“ wahrgenommen, die vorbeiziehen.
Kendini zekiden ziyade çalışkan (more of a worker than a clever person) olarak tanımlıyor.Sie selbst beschreibt sich als „eher fleißig denn als schlau“ („more of a worker than a clever person“).
Daha ziyade zararsızdır.Sie sind eher harmlos.
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Einige blieben strittig, da sie sich inzwischen im Besitz des Bundes befanden.
Bunlardan ziyade hasret de vardı.Andere hatten mehr Glück.
Dillerin öyküler için oluşturulmasından ziyade, ‘öyküler’ bu dillere bir dünya sağlamak amacıyla yazılmıştır.آيات, DMG Āyāt „Zeichen“, „Vers“), nennt man im Koran im Allgemeinen einen Vers in einer Sure.
Daha ziyade yanlış bir yola yöneltme sözkonusu.Sie befinden sich jedoch auf der falschen Fahrbahn.
Çünkü sezaryen doğumdan ziyade bir nevi operasyon gerektiren bir işlemdir.Zur Erlangung eines Offizierranges war adelige Geburt wichtigste Voraussetzung.
Pek ziyade bitap olduğumdan uyumamak üzere yattım.Ich ging erst sehr spät in Bett.
Fakat en büyük başarısı amirallikten ziyade generallikte göstermiştir.Militärische Geheimhaltung scheint ihm wichtiger als das Leben des Oberleutnants.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Prends bien garde, ma fille, à ce que tu diras.
Hareketleri ve boyutları açısından daha ziyade sumruya benzer.Elles demeurent plus sobres par leur taille et par leur ornement.
Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu.Elle avait vingt ans et commença alors à écrire.
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.Il est cependant plus généralement utilisé à des fins de recherche que dans la pratique clinique.
Politik bir yetkiden ziyade dini bir unvandır.Il s'agit d'un titre qui confère une autorité davantage religieuse que politique.
Çikolata önceleri yenilmekten ziyade içilmiştir.Le chocolat était d'abord servi en boisson avant d'être mangé.
Bu durum genel anlamda görsellikten ziyade yararcı bir oyun tarzını izlemiş oldukları şeklinde yorumlanmıştır.À la place, on met le focus sur un regard beaucoup plus juste de la maladie.
Pek ziyade bitap olduğumdan uyumamak üzere yattım.J'étais si excité que je ne pouvais songer à dormir.
Fakat en büyük başarısı amirallikten ziyade generallikte göstermiştir.Néanmoins, il obtint ses plus grands succès en tant que général et non en tant qu'amiral.
O, bir politikacıdan ziyade bir roman yazarıdır.Es novelista más que político.
Avlanma zamanı olarak geceden ziyade gündüzü tercih ederler.Es costumbre que sean servidas en horas nocturnas, entre el anochecer y el amanecer.
Sütunun geri dönüşü teknolojik bir gereklilik olmaktan ziyade estetik bir tercihti.El resurgimiento de la columna fue estético, en lugar de una necesidad tecnológica.
Ödül şarkıları ve albümleri ziyade müzisyenler daha fazla odaklanır .Los premios se centran más en las canciones y álbumes que en los artistas.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Ten cuidado con lo que dices.
Alay konusu kişiselden daha ziyade geneldir.Es el lenguaje del Hombre más que el del propio género.
Ama o bunu reddetti çünkü kendisini ressamdan ziyade bir heykeltıraş olarak görüyordu.Rechazó el trabajo porque él se consideraba escultor, no pintor.
O daha ziyade düşünmeden girdiği aksiyonda en iyi hareketini düşünür.Luego, encuentra el mejor consejo de una forma inesperada.
Gözdeki kendi başına oluşan bir kusurdan ziyade beyne alınan bir darbe ya da inme neticesinde oluşur.Es decir, lo que tenés o lo que le pasa a tu cerebro afecta de manera directa a tu mente.
Pek yakında bilir anlarsın, kim kâr etmiş, kim daha ziyade hasede düşmüş.Non eravi forse chi sapesse disegnare il nudo meglio di lui.
Bu türün teknelere yakınlaşmaktan ziyade uzaklaşmaya meyillidir.La specie ha la tendenza di sfuggire alle imbarcazioni, piuttosto che avvicinarsi.
Başlangıç tasarımlarında Raptor motorunun metan'dan ziyade sıvı hidrojen (LH2) kullanması öngörülüyordu.Progetti precedenti per Raptor avrebbero usato idrogeno liquido (LH2) anziché metano.
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.È utilizzato principalmente per scopi di ricerca piuttosto che nella pratica clinica.
Fakat en büyük başarısı amirallikten ziyade generallikte göstermiştir.Tuttavia, ebbe più successo come generale dell'esercito terrestre, piuttosto che come ammiraglio.
Bazen istekten ziyade niyet veya plan bildirir: Şu vazoyu masanın üzerine koyayım.Compiuta la Scartata lo Scartatore annuncia “L'HO FATTA”, battendo le nocche sul tavolo.
Filozofluk bir meslek olmaktan ziyade bir yaşam biçimi olarak algılanmıştır.Il filosofo sembra ormai più preoccuparsi del saper morire che del saper vivere.
Şimdi, daha ziyade Avrupa yapısı kemanlar kullanılmaktadır.I mobili sono di fabbricazione europea.
Bu bir savaştan ziyade atışma şeklinde geçti ve bir sonuç çıkmadı.Fu più un massacro che una battaglia.
Ukraynalılık bilinci daha ziyade köylü halk arasında şekillendi.Opposta è (o fu) invece la loro popolarità tra gli agricoltori.
Bu gezegenlerin büyük birçoğunluğu fiili görüntülemeden ziyade doğrudan olmayan çeşitli yöntemlerle saptandı.Numerosi filosofi si occuparono, più o meno indirettamente, della questione.
Bu tanımlama da daha ziyade Mişna yazımındaki büyük emeği sebebiyledir.Tale motto vale anche per la maggior parte delle sue poesie.
Üst kuark daha ziyade güçlü etkileşimle etkileşir, ancak aynı zamanda zayıf olarak da bozunabilir.Funzionando con temperature molto elevate è da un lato un vantaggio, ma anche uno svantaggio.
Kızgınlıktan ziyade kendimi üzgün hissediyordum.Вместо ярости я чувствовал тоску.
Daha ziyade Kayseri ve civarında yetişir.Ему ближе фантазии о прошлой и будущей жизни.
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Но у них возник спор, о том кто же из них останется на этом берегу.
Fakat bunlar sıra dağlar olmaktan ziyade adavari özelliktedir.Ведь это наши горы (неопр.).
Ödül şarkıları ve albümleri ziyade müzisyenler daha fazla odaklanır .Музыкальная премия больше ориентирована на песни и альбомы, чем на исполнителей.
Daha ziyade Orta Afrika’da rastlanır.Встречаются только в Африке.
Cüneyd-i Bağdadî anlatır: “Sırrı Sekatî hazretlerinden ziyade ibadet ehli kimse görmedim.Абу Хусейн сказал: «Я не видел никого, кто знал бы фикх лучше аш-Шааби».
Ben de "en ziyade sevdiğim validelerimdendir" demiştim.Из моих крупных работ это моя самая любимая»."
Bu nüfus için genelde, diasporadan ziyade sürgüne gönderilen bir toplum olarak bahsedilir.Однако это население считается скорее принудительно переселенным сообществом, чем диаспорой.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod