Ana içeriğe geç
Sözlük

ziyade ile cümle

ziyade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.Og i dette tilfælde, i modsætning til dette par, var det datteren der tog sig af hende.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.Și în acest caz, spre deosebire de acest cuplu, ea era îngrijită de fiica ei.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.Und in diesem Fall wurde sie, anders als bei diesem Paar, gepflegt von ihrer Tochter.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.Và trong trường hợp này, không giống như các cặp vợ chồng, bà ấy được chăm sóc bởi con gái.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.V tomto prípade, na rozdiel od tohto páru, sa o ženu starala jej dcéra.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.Y en este caso, a diferencia de esta pareja, a ella la cuidaba su hija.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.Στην περίπτωση αυτή λοιπόν, σε αντίθεση με αυτό το ζεύγος() την φρόντιζε η κόρη της.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.В отличие от супружеской четы на фотографии, за данной пациенткой присматривала её дочь.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.В този случай, за разлика от тази двойка, за нея се грижеше дъщеря й.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.והלכתי לטפל בחולה מסוימת, אשה שגססה מדמנציה. ובמקרה זה, שלא כמו בני הזוג האלה,
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.وفي هذه الحالة، خلافاً لهذين الزوجين، كانت تعتني بها بنتها.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.この女性の場合は 娘さんが介護をしていました 娘さんは母親の介護で疲れきっていました
Ve bu iki türün şimdi insanın en yakın akrabası olması dolayısıyla erken atalarımızın başka yerden ziyade그리고 이런 두 종들은 지금은 인간의 가까운 종이다. 이것은 어느정도 더 가능성이 있다. 우리의 초기 시조가
Ve bu iki türün şimdi insanın en yakın akrabası olması dolayısıyla erken atalarımızın başka yerden ziyadeומשום ששני המינים הללו הם כיום הקרובים ביותר לאדם סביר יותר שאבותינו הקדומים
Ve bu iki türün şimdi insanın en yakın akrabası olması dolayısıyla erken atalarımızın başka yerden ziyadeواليوم يعتبر هذين الجنسين اقرب الحيوانات شبها للإنسان وبشكل أو بآخر من المحتمل ان اجدادنا السابقين
Ve bu iki türün şimdi insanın en yakın akrabası olması dolayısıyla erken atalarımızın başka yerden ziyade初期の人類が アフリカ大陸に居たという 可能性は 他の地域よりも高いであろう」
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var. Bu belki farklı ülkelerde farklı anlamlara gelebilir ama,Esto puede significar diferentes cosas en diferentes países.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var. Bu belki farklı ülkelerde farklı anlamlara gelebilir ama,Isso pode ter significados diferentes, em países diferentes.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var. Bu belki farklı ülkelerde farklı anlamlara gelebilir ama,To může v různých zemích znamenat různé věci.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var.사람들의 에너지를 향해 나아가, 그것을 건드려야 하기 때문입니다.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var.אל האנרגיות של עמנו, ועלינו לנצל אותן.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var.من طاقات شعبنا، ونريد أن نستغل تلك الطاقات.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var.この方法は国によって異なるでしょう
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.A chirurgové byli spíše obchodníci než lékaři.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Chirurdzy byli raczej wyrobnikami niż doktorami.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Chirurgen waren meer handelaren dan dokters.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.E i chirurghi erano commercianti, più che medici.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Et les chirurgiens ont été des commerçants, plutôt que des médecins.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.그리고 외과의들은 의사라기 보다는 상인에 가까웠습니다.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Os cirurgiões eram comerciantes em vez de médicos.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Și chirurgii erau negustori, mai degrabă decât medici.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Und Chirurgen waren eher Geschäftsleute als Ärzte.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Y los cirujanos eran comerciantes, más que médicos.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Οι χειρουργοί τότε ήταν περισσότερο έμποροι παρά γιατροί.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.И хирурги были скорее ремесленниками, чем докторами.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.Хирурзите били по-скоро търговци, отколкото лекари.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.ומנתחים היו סוחרים יותר מאשר רופאים.
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.كما أن الجراحين كانوا تُجَّارًا اكثر من كونهم معالجين
Ve cerrahlar doktordan ziyade esnaf olmuşlar.職人だったのです ルネッサンスの間中ずっとそうでした
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Dom, dla wielu z nas, ma więcej wspólnego z duszą niż z kawałkiem ziemi.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.그리고 우리 중 점점 늘어나는 사람들에게, 고향이라는 것은 하나의 땅조각이기 보다는 정신의 조각으로 인식되고 있습니다.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Sokunk számára az otthon kevésbé szól egy darab földről, sokkal inkább egy darab lélekről, mondhatnánk.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Yhä useammalle meistä koti on yhä vähemmän osa maapalasta kuin -- sanoisinko -- osa sieluamme.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Y para más y más de nosotros el hogar tiene menos que ver con un pedazo de tierra que un pedazo de alma.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.Всё больше и больше людей связывают дом не с куском земли, а, например, с частью души.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.И за все повече от нас дом е все по-малко свързан със земята и все повече - с душата.
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.עבור מספר הולך וגדל של אנשים, הבית כבר פחות קשור בפיסת קרקע, מאשר, נאמר בפיסה מן הנפש. אם מישהו לפתע
Ve giderek daha çok kişi için ev kavramı toprak parçasından ziyade ruhumuzun bir parçasıdır diyebiliriz.故郷は土壌(soil)ではなく 魂(soul)とつながった場所だと 考えています もし突然 誰かに 「故郷はどこですか?」と聞かれたら
Ve sonra, daha ziyade onaylamayan bir not, Vahiy Kitabı'nda, Hristiyan İncil'nde şöyle der,Apoi pe un ton mai aspru, în Apocalipsa, în Biblia creștină se spune:
Ve sonra, daha ziyade onaylamayan bir not, Vahiy Kitabı'nda, Hristiyan İncil'nde şöyle der,E poi, in un passo piuttosto di monito, nell'Apocalisse, nella Bibbia cristiana, si afferma:
Ve sonra, daha ziyade onaylamayan bir not, Vahiy Kitabı'nda, Hristiyan İncil'nde şöyle der,Et puis, sur une note plus répressive, dans l'Apocalypse, dans la Bible, il est dit,
Ve sonra, daha ziyade onaylamayan bir not, Vahiy Kitabı'nda, Hristiyan İncil'nde şöyle der,In einem etwas verurteilenderen Ton steht in der christlichen Bibel, in der Offenbarung des Johannes:
Ve sonra, daha ziyade onaylamayan bir not, Vahiy Kitabı'nda, Hristiyan İncil'nde şöyle der,Y en una nota más bien de condena, en Revelaciones, en la biblia cristiana, dice,
Ve sonra, daha ziyade onaylamayan bir not, Vahiy Kitabı'nda, Hristiyan İncil'nde şöyle der,На другой, осуждающей ноте звучат слова "Откровения" из христианской Библии:
Ve sonra, daha ziyade onaylamayan bir not,ולעומת זאת, גינוי חריף יותר --
Ya da umuyorum ki hatırlamaktan ziyade bu formülü nasıl bulduğumuzu anlamışsınızdır.Сподіваюся що ви зрозумієте звідки я це узяв, і чому я витратив 10 хвилин, роблячи це.
Ya da umuyorum ki hatırlamaktan ziyade bu formülü nasıl bulduğumuzu anlamışsınızdır.כדאי להבין איך הגענו לזה.
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Alors, et si on se trompait d'ennemi : l'obésité plutôt que la résistance à l'insuline ?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Co, jeśli uczestniczymy w złej wojnie, walczymy z otyłością zamiast z odpornością na insulinę?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Dacă ducem un război greşit şi în loc să ne luptăm cu rezistenţa la insulină, ne luptăm cu obezitatea?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod