Ana içeriğe geç
Sözlük

ziyade ile cümle

ziyade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Personlighet kommer att betonas i stället för likformighet.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Poudarjena bo individualnost in ne enakost.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Si esalterà l'individualità piuttosto che l'uniformità.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Spíše než uniformitu vyzdvihneme individualitu.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.To położy większy nacisk na indywidualność niż na jednorodność.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Θα δίνεται έμφαση στην προσωπικότητα παρά στην ομοιομορφία.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Индивидуальность будет ставиться превыше единообразия.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.Ще се набляга на индивидуалността, вместо на еднообразието.
Tekdüzelikten ziyade bireyselliğin önemi vurgulanacak.سيتم التركيز على الفردية بدلا من النمطية.
Toplumumuzun, kadınların temsil edenlerin sayısından ziyade niteliğinin artırılmasına ihtiyacı var.우리 사회에서 더 필요한 것은 여성의 수치나 양적 대의가 아니라 여성의 질적 대의입니다
Toplumumuzun, kadınların temsil edenlerin sayısından ziyade niteliğinin artırılmasına ihtiyacı var.Potrzeba nam kobiecych wartości bardziej niż reprezentacji kobiet w liczbach.
Toplumumuzun, kadınların temsil edenlerin sayısından ziyade niteliğinin artırılmasına ihtiyacı var.Нашему обществу нужно качественное, а не количественное представительство женщин в правительстве.
Toplumumuzun, kadınların temsil edenlerin sayısından ziyade niteliğinin artırılmasına ihtiyacı var.החברה שלנו זקוקה לייצוג של התכונות הנשיות יותר מאשר שהיא זקוקה לייצוג המספרי או הכמותי של הנשיות.
Toplumumuzun, kadınların temsil edenlerin sayısından ziyade niteliğinin artırılmasına ihtiyacı var.مجتمعنا في حاجة الي التمثيل الكيفي للإنثى أكثر من الحاجة الي التمثيل الرقمي والكمي للإناث.
Toplumumuzun, kadınların temsil edenlerin sayısından ziyade niteliğinin artırılmasına ihtiyacı var.それは 量的な意味での「女性の人数」以上に 大切なことだったのです 私たちは怒りに動かされたり 抗議行動を呼びかけたりすることをやめ
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı'nın ABD Tarım Bakanlığı'nın altında olmasından ziyade,CDCの管轄下にあるべきです
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı'nın ABD Tarım Bakanlığı'nın altında olmasından ziyade,Invece di un Programma Nazionale dei pranzi sotto il controllo dell'USDA,
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı'nın ABD Tarım Bakanlığı'nın altında olmasından ziyade,저는 학교급식이 기존의 농무부 관리체계가 아닌,
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı'nın ABD Tarım Bakanlığı'nın altında olmasından ziyade,Thay vì để Chương trình ăn trưa quốc gia dưới sự giám sát của USDA,
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı'nın ABD Tarım Bakanlığı'nın altında olmasından ziyade,Вместо Национальной Школьной Программы Обедов при министерстве сельского хозяйства США,
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı'nın ABD Tarım Bakanlığı'nın altında olmasından ziyade,במקום שהתוכנית תהיה תחת משרד החקלאות,
Ulusal Okul Öğle Yemeği Programı'nın ABD Tarım Bakanlığı'nın altında olmasından ziyade,بدل من أن يكون برنامج الغذاء في المدارس القومية تحت إشراف وزارة الزراعة الأمريكية .
Uzun vadeli düşme eğilimden ziyade artış eğilimi sergileyen ülkeler Çek ve Slovakya Cumhuriyetleri’dir.Die 2007 ermittelte Rate liegt drei Prozentpunkte unter dem 2003 festgestellten Wert.
Uzun vadeli düşme eğilimden ziyade artış eğilimi sergileyen ülkeler Çek ve Slovakya Cumhuriyetleri’dir.Nell’elenco si possono includere anche le isole Faroe, sebbene non siano disponibili dati per due variabili.
Uzun vadeli düşme eğilimden ziyade artış eğilimi sergileyen ülkeler Çek ve Slovakya Cumhuriyetleri’dir.Tendinţele din fiecare ţară în parte se pot abate totuși de la impresia generală.
Uzun vadeli düşme eğilimden ziyade artış eğilimi sergileyen ülkeler Çek ve Slovakya Cumhuriyetleri’dir.Toto platí najmä pre nedávne zvýšenia medzi rokmi 2003 a 2007.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.Capiamo tutti che è una minaccia velata, piuttosto che l'astratta contemplazione di un'ipotesi.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.우리는 그걸, 가장된 협박이라고 이해하죠. 가상적인 가능성의 즐거운 표현이라기보다는요.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.Rozumiemy to jako ukrytą groźbę, a nie hipotetyczne rozważania.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.We begrijpen dat als een verholen bedreiging eerder dan als een mijmering over hypothetische mogelijkheden.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.Это, скорее скрытая угроза, чем размышления о гипотетической возможности.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.אנחנו מבינים שזה איום מוסווה, ולא הרהור באפשרויות היפותטיות.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.نفهم ذلك كتهديد مبطن، أكثر من أن يكون تفكير في إحتمالات إفتراضية.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.遠回しな脅しであると 理解します つまり問題とは なぜ賄賂や丁寧なお願いや
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Büszkének kellene lennünk arra, ahonnan kapjuk az energiát, ahelyett, hogy inkább szégyenkezünk miatta.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Dan kita harus bangga dari mana listrik kita berasal, bukan sesuatu yang kita perlu merasa malu.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Devíamos orgulhar-nos do local donde provém a nossa energia, em vez de nos envergonharmos dele.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Dovremmo vantarci del luogo da cui proviene la nostra energia, piuttosto che esserne imbarazzati.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.I powinniśmy być dumni z tego skąd pochodzi nasza energia, a nie zawstydzeni tym faktem.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.그리고 우리는 전기생산이 되어지는 것에 자부심을 가져야 합니다. 부끄러움을 느껴야 할 필요가 없는 것입니다.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Mali by sme byť hrdí na to, odkiaľ pochádza naša energia, a nie sa za to hanbiť.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Morali bi biti ponosni na vir naše energije, namesto da se ga sramujemo.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Nous devrions être fiers de la provenance de notre électricité, plutôt que d'en avoir forcément honte.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Und wir sollten darauf stolz sein, woher unsere Energie kommt, anstatt deswegen zwangsläufig beschämt zu sein.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Và chúng tôi có quyền tự hào về nơi này và không có điều gì để cảm thấy xấu hổ.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.We zouden trots moeten zijn op waar onze energie vandaan komt, eerder dan ons ervoor te schamen.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.И ние трябва да се гордеем, с това откъде идва енергията ни, вместо това да бъде нещо, от което се срамуваме.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.І ми повинні пишатися тим, звідки ми отримуємо енергію, а не соромитися цього.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.Нам следует гордиться тем, откуда мы получаем энергию, нежели непременно стыдиться этого.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.ואנחנו צריכים להתגאות במקום ממנו החשמל שלנו מגיע, לעומת דבר שאנחנו בהכרח מתביישים בו.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.وينبغي أن نكون فخورين بالمكان الذي تأتي منه طاقتنا، بدلا من شيء نشعر بحاجة للخجل.
Ve biz enerjimizin, geldiği yerin utanılacak bir yer olmasından ziyade gurur duymalıyız.誇らしい場所であるべきです そこで フェンスで囲まれた
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.Dan dalam kasus ini, tidak seperti pasangan ini, dia dirawat oleh anak perempuannya.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.E a differenza di questa coppia, quella donna era accudita dalla figlia.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.E neste caso, ao contrário deste casal, ela estava a ser cuidada pela sua filha.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.És a képen látható párral ellentétben, a lánya ápolta.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.Et dans ce cas, contrairement à ce couple, c'est sa fille qui prenait soin d'elle.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.In dit geval werd ze, in tegenstelling tot dit koppel, verzorgd door haar dochter.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.I w tym przypadku w przeciwieństwie do tej pary opiekowała się nią jej córka.
Ve, bu durumda, bu çiftten ziyade, ona kendi kızı bakıyordu.이 커플과는 달리, 이 경우는 그녀의 딸이 그녀를 돌보고 있었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod