Ana içeriğe geç
Sözlük

ziyade ile cümle

ziyade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Jadi bagaimana jika kita berperang di medan yang salah, melawan obesitas dan bukan resistensi insulin?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?따라서 만약 우리가 인슐린 저항성보다 비만과 싸우는 잘못된 전쟁을 하고 있다면 어떻겠습니까?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Mi van, ha rossz csatát vívunk, ha a túlsúly ellen küzdünk, mikor az inzulin-rezisztencia ellen kellene?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Så tänk om vi utkämpar fel krig; bekämpar vi fetma istället för insulinresistens?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Takže co když bojujeme proti nesprávnému nepříteli, bojujeme proti obezitě a ne proti inzulinové rezistenci?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Voeren we de verkeerde strijd? Die tegen obesitas in plaats van tegen insulineresistentie.
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Was wäre also, wenn wir den falschen Krieg führen, gegen Adipositas statt gegen Insulinresistenz?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Και αν πολεμάμε τον λάθος πόλεμο, αν πολεμάμε την παχυσαρκία αντί την ινσουλινοαντίσταση;
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Ами ако водим грешната война, борейки се със затлъстяването, вместо с инсулиновата резистентност?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?А что, если мы ведем не ту войну, вступив в борьбу с ожирением, а не с инсулинорезистентностью?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?Раптом ми боремося не з тим ворогом? Воюємо проти ожиріння, а не проти інсулінорезистентності?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?עבור מה שקורה. אז מה אם אנחנו נלחמים את המלחמה הלא נכונה, נלחמים בהשמנת יתר ולא בתנגודת לאינסולין?
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?ماذا لو أننا نحارب المشكلة الخطأ، محاربة السمنة عوضاً عن محاربة مقاومة الإنسولين؟
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?インスリン抵抗性ではなく 肥満と戦っているとしたら? 肥満を責めるということは
Ya eğer yanlış düşmana karşı savaşıyorsak, insülin direncinden ziyade obezite ile savaşıyorsak?如果我哋醫錯咗 剩係醫肥胖而唔係醫抗胰島素 咁會有咩後果?
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Deci partea interesantă nu e atât mecatronica, cât controlul.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Der spannende Teil ist nicht die Mechatronik, sondern die Bedienung.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Điểm thú vị là nó không mang tính cơ điện tử cho lắm, nhưng mang tính điều khiển.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Het spannende deel is dus niet zozeer de mechatronica, maar de controle.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.그런데 흥미로운 부분은 메카트로닉스 보다는 제어 쪽입니다.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.La mejor parte no es tanto toda esa mecatrónica, sino el control.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Le côté enthousiasmant n'est pas tant la mécatronique, mais le contrôle.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Ma la parte più emozionante non è la meccatronica, bensì il controllo.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Najciekawszą rzeczą nie jest tu mechatronika, a możliwość kontroli.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Επομένως το συναρπαστικό μέρος δεν είναι τόσο η μηχατρονική, όσο ο έλεγχος.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Но интересна здесь не механическая часть, а устройство контроля.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.Така че вълнуващата част е не толкова механичната, а управлението.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.אז החלק המרגש אינו המכטרוניקה, אלא השליטה.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.لذا فإن الجزء المُدهش فيها ليست الأجزاء الميكاإلكترونية ، ولكن أسلوب التحكم.
Yani heyecan verici kısım mekatronik kısmından ziyade kontrol kısmı.制御が素晴らしいのです 我々は小型のマイコンを開発しました
Yine de mavi demek istediniz. Bunlar eğlenceli şeyler. Ama eğlenceden ziyade içten.Я делаю это, чтобы посмеяться, но это не просто весело, а ещё и важно.
ziyade 15-24 yaş grubundaki kullanım seviyelerinin artmasına bağlanabilir.Fast alle gemeldeten Kokainbehandlungen finden in ambulanten Einrichtungen statt (94 %) (109).
ziyade 15-24 yaş grubundaki kullanım seviyelerinin artmasına bağlanabilir.(Inghilterra e Galles), gli Stati membri con i più elevati tassi di prevalenza.
ziyade 15-24 yaş grubundaki kullanım seviyelerinin artmasına bağlanabilir.Národní zprávy sítě Reitox (2006), převzato ze zpráv o průzkumech populace nebo vědeckých článků.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Đây là quy trình vô cùng phức tạp.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Dies ist ein sehr komplizierter Prozess.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Dit is een ongelooflijk ingewikkeld proces.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Es un proceso sumamente complicado.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...È un processo tremendamente complicato.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Ez egy hihetetlenül bonyolult folyamat.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Je to neuvěřitelně komplikovaný proces.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...굉장히 복잡한 과정이죠. 엄청나게 복잡한 프로그램인데도
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...To niezwykle skomplikowany proces. I niezwykle skomplikowany program.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Un proces extrem de complicat. Un program extrem de complicat.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Είναι μια εξαιρετικά περίπλοκη διαδικασία.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Крайне сложный и запутанный процесс.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...זהו תהליך מסובך להפליא. זוהי תוכנית מסובכת להפליא,
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...هذا هو عملية معقدة جدا. هذا برنامج معقد جدا،
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...これほど複雑な プログラムでありながら 長年の間 トーバルズは 自動化ツールなしで
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod