Ana içeriğe geç
Sözlük

ziyade ile cümle

ziyade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Äktenskapets språk är ofta ägarskapets språk i stället för partnerskapets språk.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Die Sprache der Ehe ist eher eine Sprache des Eigentums statt die Sprache der Partnerschaft.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.El lenguaje del matrimonio es frecuentemente el lenguaje de propiedad en vez del lenguaje de una asociación.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.결혼에 대한 언어는 협력보다 지배의 언어에 가깝습니다.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Le langage du mariage est souvent un langage de possession plutôt qu'un langage de partenariat.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Limbajul căsătoriei e mai degrabă limbajul proprietății decât al parteneriatului.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.Язык брака чаще язык обладания, нежели партнёрства.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.فلغة الزواج غالباً هي لغة التملك وليست لغة المشاركة.
Evlilikten bahsederken, bir ortaklıktan ziyade sahiplik belirten bir dil kullanıyoruz.パートナーへの言葉使いでは ありません 私達は「尊敬」という言葉を
Fiyatlar düştü ve birçok insan ihtiyaçtan ziyade zevk için alışveriş yapmaya başladı.Οι τιμές μειώθηκαν και πολλοί άρχισαν να αγοράζουν για διασκέδαση, και όχι από ανάγκη.
Fransız aileler daha ziyade,Aceştia din urmă erau mult mai inclinaţi să spună lucruri precum,
Fransız aileler daha ziyade,A francia szülők inkább mondtak ilyeneket, hogy:
Fransız aileler daha ziyade,Bố mẹ nguời Pháp sẽ nói rằngm
Fransız aileler daha ziyade,Der var større sandsynlighed for at de franske forældre ville sige ting som,
Fransız aileler daha ziyade,Era más probable que los padres franceses dijeran cosas como:
Fransız aileler daha ziyade,Francouzští rodiče říkali spíše:
Fransız aileler daha ziyade,Francuzi o wiele częściej mówili rzeczy typu:
Fransız aileler daha ziyade,Francúzski rodičia skôr hovorili veci ako:
Fransız aileler daha ziyade,Franse ouders zeiden vaker dingen als:
Fransız aileler daha ziyade,Franska föräldrar var mer benägna att säga saker som:
Fransız aileler daha ziyade,Französiche Eltern würden eher Dinge sagen wie,
Fransız aileler daha ziyade,I genitori francesi dicevano molto più spesso cose come
Fransız aileler daha ziyade,프랑스 부모들은 이렇게 말하는 가능성이 있죠,
Fransız aileler daha ziyade,Les parents français étaient plus susceptibles de dire des choses comme,
Fransız aileler daha ziyade,Orang tua Prancis kebanyakan mengatakan hal seperti
Fransız aileler daha ziyade,Os pais franceses tinham mais propensão para dizer coisas como:
Fransız aileler daha ziyade,Ranskalaiset sanoivat todennäköisemmin:
Fransız aileler daha ziyade,Οι Γάλλοι γονείς ήταν πιο πιθανό να πουν πράγματα όπως,
Fransız aileler daha ziyade,Французькі батьки казали:
Fransız aileler daha ziyade,Френските родители казваха по-скоро,
Fransız aileler daha ziyade,הורים צרפתיים אמרו דברים כמו:
Fransız aileler daha ziyade,فقد كان الاباء الفرنسيون يقولون شيئا مشابه ل
Fransız aileler daha ziyade,"息子との時間は 僅かだったけど
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Aratam ca un frigider.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Eu parecia um frigorífico.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Ich sah aus wie ein Kühlschrank.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Ik zag eruit als een koelkast.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Jag såg ut som ett kylskåp.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Jeg så ud som et køleskab.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Je ressemblais à un réfrigérateur.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.마치 냉장고 같아 보였지요.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Sembravo un frigorifero.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Trông tôi như một cái tủ lạnh.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Úgy néztem ki, mint egy hűtő.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Vypadala jsem jako lednička.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Wyglądałam jak lodówka.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Yo me veía como un refrigerador.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Έμοιαζα με ψυγείο.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Воно було дійсно непогане. Я виглядала, як холодильник.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Приличах на хладилник.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Я была похожа на холодильник.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.נראיתי כמו מקרר.
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.ولكني بدوت كأني ثلاجة
Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.(笑)
Güneş'in gökyüzünde hareket ediyor olduğundan ziyade, Dünya'nın dönüyor olduğu fikrine artık alışığız.Dat onze aarde ronddraait, is ons nu zoveel meer vertrouwd dan dat de zon rond de aarde draait.
Güneş'in gökyüzünde hareket ediyor olduğundan ziyade,요즘에는 지구가 돈다는 생각이
Güneş'in gökyüzünde hareket ediyor olduğundan ziyade,אנו כה מורגלים ברעיון שכדור הארץ הוא שמסתובב,
Güneş'in gökyüzünde hareket ediyor olduğundan ziyade,نحن الآن معتادين على فكرة أن الأرض تدور --
Güneş'in gökyüzünde hareket ediyor olduğundan ziyade,地球が自転するという考えに慣れてます
Hatırlarsanız başta amacın nedenden ziyade niye ile ilgili olduğunu söylemiştim.Begrijp je wat ik zei in het begin: het gaat meer om waarom dan hoe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod