Ana içeriğe geç
Sözlük

ziyade ile cümle

ziyade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Burada öncelik, para tasarrufu ya da en düşük... ..teklifi verenle ilgilenmekten ziyade, güvenliktir.الأولوية هي للسلامة بدلا من توفير المال أو الوصول إلى أرخص صفقة.
Bu soruları çözerken, üç boyuttan ziyade, xy düzlemini görsellemek daha önemli. -É mais importante visualizar o plano xy nesses problemas do que visualizar tudo em 3d.
Bu soruları çözerken, üç boyuttan ziyade, xy düzlemini görsellemek daha önemli. -Es mas importante visualizar el plano xy en estos problemas de lo que es visualizarlo en el de 3-d
Bu soruları çözerken, üç boyuttan ziyade, xy düzlemini görsellemek daha önemli. -Xy 평면에 시각화 하는 것이 더 중요 하다 그것 보다는 이러한 문제를 시각화 하는 합니다
Bu soruları çözerken, üç boyuttan ziyade, xy düzlemini görsellemek daha önemli. -それは、、3次元で 全部を把握するより大切です。
Bu tür bir endişeli enerjiye sahip olmaktan ziyade, biz işimiziPiuttosto che questo tipo di energia
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Am trăit asta nu ca pe o schimbare geografică, ci ca pe una lingvistică.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Eu vivi essa experiência, não tanto como uma mudança geográfica, mas como uma mudança linguística.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Experimenté esto, no tanto como un desplazamiento geográfico, sino como uno de lingüística.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Ich erlebte das nicht so sehr als örtliche Veränderung, sondern vielmehr als linguistische.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Ik ervoer dit niet zozeer als een geografische verplaatsing als wel als een linguïstische.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Jag upplevde detta, inte så mycket en geografisk övergång, som en språklig sådan.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Je l'ai vécu, non pas tant comme un déplacement géographique, que comme un changement linguistique.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.그 경험은 지리학적 변화라기 보다는 오히려 언어학적인 변화였죠.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.lebih dari sekedar perpindahan lokasi, saya merasakan sebuah perpindahan bahasa.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.L'ho vissuto non tanto come un cambio di luogo ma come uno di linguaggio.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Nebyla to pro mě ani tak geografická změna, jako spíš lingvistická.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Nem annyira földrajzi, mint inkább nyelvi változásként éltem meg mindezt.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Odczułam to nie na tyle jako zmianę geograficzną, jak językową.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Trải nghiệm này đối với tôi không hẳn là một thay đổi về địa lý mà là thay đổi về ngôn ngữ.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Βίωσα αυτήν την αλλαγή όχι τόσο ως γεωγραφική μετατόπιση αλλά ως γλωσσική.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Для мене цей переїзд став радше не географічним, а лінгвістичним.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Преживях това не толкова, колкото географска промяна, а като езикова такава.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.Это была не просто смена места жительства, но смена языка.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.חוויתי שינוי שלא בהכרח שינוי גיאוגרפי כמו שהיה זה שינוי לשוני.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.اختبرت تجربة الانتقال, ليس بقدر كونه تحول جغرافي من كونه تحول لغوي.
Bu yolculukları coğrafi bir değişimden ziyade dilsel bir değişim olarak yaşadım.私は英語で小説を書き始めました 移民のような立場ではない私に
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.C'est pourquoi, de plus en plus de designers travaillent sur le comportement plutôt que sur les objets.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Ed è per questo che i designer si concentrano sempre più sui comportamenti piuttosto che sugli oggetti.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.En daarom werken ontwerpers steeds meer met gedrag in plaats van objecten.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Ich wollte Ihnen zum Beispiel die Arbeit von Mathieu Lehanneur zeigen, die ganz fantastisch ist.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.그렇기 때문에 디자이너는 더욱 더 행위에 관해 작업합니다 오브제보다는 말이죠
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Şi de aceea din ce în ce mai mulţi designeri lucrează axându-se pe comportamente mai degrabă decât pe obiecte.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Y por eso es que los diseñadores, cada vez más, están trabajando en comportamientos más que en objetos.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Και γι' αυτό οι σχεδιαστές, όλο και περισσότερο, δουλεύουν τις συμπεριφορές περισσότερο παρά τα αντικείμενα.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Затова дизайнерите, все повече и повече, работят над поведения, а не над обекти.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.Поэтому дизайнеры всё больше работают с отношениями, нежели с объектами.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.וזו הסיבה שמעצבים, יותר ויותר, עובדים על התנהגויות במקום על חפצים.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.وهذا هو السبب لِمَ المصممين، يعملون كثيراً على سلوكيات أكثر من الأشياء.
Bu yüzden tasarımcılar giderek eşyalardan ziyade davranışlar üzerinde çalışıyor.取り組んでいます 全員でなくとも優秀なデザイナーは 特にその傾向があります
Casey Martin'e bir ayrıcalık tanımaktan ziyade, büyük golfçüleri ve PGA'yı aforoz etmek olacaktır.실력있는 골프 선수들과 PGA가 극력 반대했을 겁니다.
Casey Martin'e bir ayrıcalık tanımaktan ziyade, büyük golfçüleri ve PGA'yı aforoz etmek olacaktır.רעיון מאוס עבור אגדות הגולף ועבור ה PGA,
Casey Martin'e bir ayrıcalık tanımaktan ziyade, büyük golfçüleri ve PGA'yı aforoz etmek olacaktır.أكثر لعنة لعظماء الرياضة ولرابطة محترفي الغولف،
Casey Martin'e bir ayrıcalık tanımaktan ziyade, büyük golfçüleri ve PGA'yı aforoz etmek olacaktır.受け入れ難い問題が 著名ゴルファーや PGAにのしかかることになる
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr.Chip Zullinger, biasa dipanggil dengan Dr.
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr.Chip Zullinger, poreclit cu afecţiune Dr.
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr.Chip Zullinger, známý jako Dr. Z.
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr. Z.Chip Zullinger, voor de vrienden ook bekend als Dr Z.
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr. Z.liebevoll Dr. Z. genannt.
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr. Z.O Dr. Chip Zullinger, carinhosamente conhecido como Dr. Z.
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr. Z.닥터 Z라고 알려져있죠.
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr. Z.הידוע בחיבה כד"ר זי (Z).
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr. Z.المعروف بلقب د. زي
Chip Zullinger, ya da daha ziyade anıldığı adıyla Dr. Z.彼は2007年の10月に、
Çok da kötü değildi açıkçası. Giyince daha ziyade buzdolabına benzedim.Nie zlé, skutočne, vyzerala som ako chladnička.
Çünkü bekçiler dükkanlardan ziyade televizyon izlemekle meşgullerdi.왜냐하면 경비들은 가게에 신경쓰는 대신 TV를 보고 있었거든요.
Çünkü bekçiler dükkanlardan ziyade televizyon izlemekle meşgullerdi.מכיוון שהשומרים היו שקועים בצפייה בטלויזיה במקום לשים לב לחנות.
Çünkü bekçiler dükkanlardan ziyade televizyon izlemekle meşgullerdi.مستغلين أن الحرس (النواطير) مشغولون بمشاهدة المسلسل بدلا من مراقبة المحل.
Çünkü bekçiler dükkanlardan ziyade televizyon izlemekle meşgullerdi.更にドラマのヒロインにちなんで 「トゥルシ・ジンダバード:
Çünkü zaten önümüzdeki medya ortamı artık bu. Karşımızdaki soru, daha ziyade,C'est l'environnement médiatique que nous avons.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod