Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Hasonlóságunk helyett azt hagnsúlyozza ki, hogy mennyire különbözünk.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Het benadrukt hoe verschillend we van elkaar zijn eerder dan hoe gelijkaardig.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.우리가 서로 비슷하다는 것보다는 우리가 다르다는 점을 강조합니다.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Mette enfasi sulle nostre diversità piuttosto che sulle nostre somiglianze.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Nó xoáy sâu vào sự khác biệt giữa chúng ta, hơn là sự tương đồng.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Poudari, kako smo si različni, namesto tega, kako smo si podobni.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Prízvukuje, akí sme rozdielni a nie to, akí sme si podobní.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Realça aquilo em que somos diferentes em vez daquilo em que somos semelhantes.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Se korostaa, kuinka olemme erilaisia, eikä kuinka samanlaisia olemme.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Sie betont eher unsere Unterschiede als unsere Gemeinsamkeiten.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Zdůrazňuje to, v čem jsme jiní, spíš než to, v čem jsme stejní.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Τονίζει πόσο διαφορετικοί είμαστε και όχι πόσο ίδιοι.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Вона підкреслює наскільки ми різні, а не те, наскільки ми схожі.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Она подчеркивает, насколько мы разные, а не то, насколько мы похожи.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.Подчертава колко сме различни, отколкото колко сме сходни.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.הוא מדגיש כמה אנו שונים זה מזה במקום להתרכז במה אנו דומים זה לזה.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.وهي تؤكد كم أننا مختلفون بدلاً عن كم نحن متشابهون.
Birbirimize ne kadar benzer olduğumuzdan ziyade, ne kadar farklı olduğumuzu vurgular.差異を強調します もし メキシコ旅行の前に
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.C'est juste qu'elles étaient vivantes.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.Csak ezek éppen nem áramkörök voltak, hanem élőlények.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.Die leven, het zijn geen circuits.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.Doar că ele sunt vii şi nu plăci cu circuite electronice.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.Erano esseri viventi, non circuiti stampati.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.회로판을 벗어나 살아있는 뭔가를 만들고 있는 것이죠.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.Sie waren nur zufällig am Leben anstatt Platinen zu sein.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.Tyle, że były to żywe organizmy, a nie układy scalone.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.Απλά τυχαίνει να είναι ζωντανά αντί να είναι ηλεκτρονικά κυκλώματα.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.И оказалось, что получились не печатные платы с биоэлементами, а живые существа
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.Просто случайно се оказали живи, вместо монтажни дъски.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.במקרה הם חיים ולא עשויים ממעגלים משולבים.
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.حدث بالصدفة أنه كان على قيد الحياه بالإضافة إلى مجموعة الأسلاك الكهربية .
Bir elektrik devresinden ziyade yaşayan şeyler oldular.最初に作ったものはこんなものです
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Aí, com bastante mais frequência, um Neandertal assemelha-se a um europeu e não a um africano.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Atunci, mult mai frecvent, neanderthalianul se potrivește cu europeanul mai degrabă decât cu africanul.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Da ist es öfter so, dass der Neanderthaler mit dem Europäer übereinstimmt und nicht mit dem Afrikaner.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Då matchar en neandertalare betydligt oftare europén snarare än afrikanen.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Dan komt een Neanderthaler significant vaker overeen met de Europeaan dan met de Afrikaan.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Dans ce cas, le Neandertal ressemble à l'Européen beaucoup plus souvent qu'à l'Africain.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Ekkor, szignifikánsan gyakrabban illik össze a Neander-völgyi az európaival, mint az afrikaival.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Entonces, con mucha más frecuencia el neandertal concuerda con el europeo antes que con el africano.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Genom Neanderthal jauh lebih sering cocok dengan orang Eropa dibandingkan orang Afrika.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.In questo caso è molto più frequente che il Neanderthal somigli all'europeo che all'africano.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.이 경우 유럽인의 유전자는 아프리카인 보다 훨씬 더 자주 네안데르탈인과 일치하지요.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Pak se významně častěji neandertálec shoduje s Evropanem spíše než s Afričanem.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Så matcher Neanderthaleren, betydeligt hyppigere europæeren snarere end afrikaneren.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Vtedy sa signifikantne častejšie zhoduje Neandertálec s Európanom ako s Afričanom.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Wówczas, istotnie częściej, neandertalczyk pasuje do europejczyka niż afrykańczyka.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Тогава, значително по-често, неандерталеца наподобява европееца, отколкото африканеца.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.Тогда, гораздо более часто, неандерталец соответствует европейцу, по сравнению с африканцем.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.עכשיו, במובהק יותר פעמים, הניאנדרטלי תואם לאירופאי יותר מאשר לאפריקאי.
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.ومن ثم طرح تساؤلاً آخر وهو هل يشابه " النيدرثيلس " الاوروبين بدلا من الافارقة
Bir Neandertal, bir Afrikalı'dan ziyade bir Avrupalı ile önemli derecede daha fazla eşleşiyor.アフリカ人よりもヨーロッパ人に近いのです アフリカ人よりもヨーロッパ人に近いのです 中国人とアフリカ人を比較しても
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --Cred că am folosit un ton care suna mai mult a provocare decât a solicitare.
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --그때 저는 요청을 한다기 보다는 거의 도전적인 억양이었을지도 모릅니다. --(웃음)--
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --Puede que hubiera empleado un tono más parecido a un desafío que a una petición. (Risas)
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --To było bardziej wyzwanie niż prośba. (Śmiech)
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --ייתכן שבנימה שלי היתה יותר התגרות מאשר בקשה -- (צחוק)
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --ربما كنت استعملت نبره صوت متحديه اكثر من كونها طلبا ----(ضحك)---
Bir ricadan ziyade cüretli bir ses tonu kullanmış olabilirim --(gülüşmeler) --お願いというより少し挑戦的な 口調だったかもしれませんが・・・(笑) にもかかわらず判事は誇りと勇気をもって言いました
Bir sonraki videoda, hesaplamadan ziyade biraz daha anlama üzerinde duracağız. -Y obtendrás algo bastante peludo, aunque este fue, creo yo, más peludo que un problema promedio.