Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.Стив Силет и Мари Антоан са основните изследователи на балдахина на секвойната гора.
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.Стив Силлетт и Мари Антуан - ведущие исследователи полога лесов секвойи.
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.סטיב סילט ומארי אנטוין הינם חוקרים מרכזיים
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.ستيف سيليت وماري أنطوان هما المستكشفان الرئيسان
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.樹冠探査の第一人者です 世界的なアスリートでもあり
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Acum putem să vedem drumul nostru. Până în vârful acelui munte.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Agora podemos ver o nosso caminho nítido até ao topo dessa montanha.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Chúng tôi có thể thấy đường đi của mình, rất rõ ràng dẫn đến đỉnh núi mục đích đó.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.이제 우리가 갈 길을 볼 수 있습니다. 그 산의 정상까지 명확하게 볼 수 있습니다.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Nous pouvons maintenant voir notre itinéraire. Clairement jusqu'au sommet de cette montagne.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Ora riusciamo a vedere la strada. Nitidamente fino alla cima della montagna.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Podemos ver nuestro camino ahora. Claro hasta la cima de la montaña
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.We zien onze weg voor ons. Duidelijk tot aan de top van de berg.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Wir können jetzt unseren Weg sehen. Bis ganz auf die Spitze dieses Berges.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Διαγράφεται καθαρά πλέον η πορεία μας προς την κορυφή αυτού του βουνού.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Мы понимаем, куда движемся. Четко на вершину горы.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.Ние виждаме пътя си сега. Ясно до върха на тази планина.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.כעת אנו יכולים לראות את דרכנו בבירור, עד לפסגת ההר הזה.
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.نستطيع أن نرى طريقنا الآن واضحًا لقمة ذلك الجبل
Şu an da bu dağın zirvesine kadar ki yolumuzu açıkca görebiliyoruz.はっきりと見えています この計画の実践に挑戦するだけです
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.A to jest zdjęcie zrobione na grani szczytowej.
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.Dit is een gezicht vanaf de bergkam.
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.Ez a látkép ami magán a csúcsgerincen készült.
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.Hình ảnh này chụp tại đỉnh núi.
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.자, 산 정상에서 찍은 전경입니다.
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.Це вигляд із самого гребеня.
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.Это фотография с самого хребта.
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.אוקיי. זאת תמונה שצולמה מרכס הפסגה.
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.حسناً .. هذه الصورة أخذت على حافة القمة ذاتها
Tamam. Buda zirvenin kenarından çekilen bir görüntü.これは頂上への道のり
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.De nuevo, dados otros cambios en la cultura humana puede haber muchos picos en el paisaje moral.
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.Di nuovo, dati altri cambiamenti nella cultura umana ci potrebbero essere molti picchi nel panorama morale.
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.I znowu, przytaczając inne przykłady z ludzkiej kultury może istnieć wiele szczytów w krajobrazie moraności.
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.Jälleen, ottaen huomioon kulttuurin muut muutokset, moraalisessa maisemassa saattaa olla monia huippuja.
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.도덕적 지형도에는, 인간 문화의 다른 변화를 고려하자면 여러 정상들이 있을 것입니다
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.Nogmaals, gelet op andere veranderingen in de menselijke cultuur bestaan vele pieken in het morele landschap.
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.Repet, luând în considerare alte schimbări în cultura umană, ar putea exista multe piscuri în peisajul moral.
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.שוב, בהינתן שינויים אחרים בתרבות האנושית ייתכן שישנן פסגות רבות בנוף המוסרי.
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.مرة أخرى .. وبالنظر الى الاختلافات في الثقافة الانسانية ربما هنالك عدة انحرافات في المنظور الاخلاقي العام
Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.道徳的景観にはたくさんのピークがあるのかもしれません しかしピーク以外の場所が
Tıpkı böyle insanlar. Zirvedeki, hain ve işbirlikçiler.كل هؤلاء الناس غيروك أنت الآن تعيش تحت الإستبداد
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.토드 와 피트는 여기 이쪽 산등성이로 올라갔습니다, 보시다시피 산 위는 매우 혼란스러웠습니다.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd a Pete vyliezli k vrcholovému hrebeňu, tu hore a bol to výjav úplného chaosu tam hore.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd en Pete gingen omhoog naar de bergkam, de situatie daarboven was een complete chaos.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd e Pete raggiunsero la cresta della cima, qui, e vi trovarono uno scenario di caos assoluto.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd, és Pete felmentek a csúcs gerincre, eddig a pontig, és amit itt láttak, az a teljes káosz volt.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd et Pete sont montés sur la crête du sommet, tout là haut, et c'était une scène de chaos complet.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd i Pete doszli do grani szczytowej, aż tu. I zobaczyli kompletny chaos.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd şi Pete au ajuns sus pe creasta vârfului, aici sus, iar acolo era o scenă de haos total.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd und Pete gelangten zum Gipfelgrat, hier oben, und da oben herrschte das reinste Chaos.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd và Pete leo lên đỉnh, ngay tại đây, mọi thứ hoàn toàn hỗn loạn.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Todd y Pete subieron hasta el borde, aquí, y era un completo caos allá arriba,
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Тодд и Пит поднялся на вершину хребта, а там царил полный хаос.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Тод и Пит се качиха до хребета на върха, ето тук горе, а там горе било сцена на пълен хаос.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.Тод і Піт дісталися до гребеня, ось там вгорі, і там був повний хаос.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.טוד ופיט עלו לרכס הפסגה וזה היה מחזה של כאוס מוחלט למעלה.
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.خرج " تود " و " بيت " إلى الأعلى إلى حافة القمة وقد كانت الأجواء آنذاك هنالك في فوضى عامة
Todd ve Pete zirvenin sırtına çıktılar ama yukarısı tam bir kaos halindeydi.その大混乱の中で皆を立ち直らせるために できるだけのことをしました
Tüm bunları bildiği halde albayın gözü zirvede mi?E o coronel quer chegar ao topo, estando ciente disto?
Tüm bunları bildiği halde albayın gözü zirvede mi?Il colonnello vuole arrivare in cima, sapendo tutto questo?