Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.ليس ببساطة إلى حواف الجبال بل إلى القمم المتجمدة التي تمثل وجهة الحجاج
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.巡礼の到着地点である 雪山の頂上です あぐらをかいている男が
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduCredo che se si potesse entrare all'università correndo le lunghe distanze, allora Oh Ha Ni sarebbe in testa.
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduDaca ai putea intra la universitate prin alergat, Oh Ha Ni ar fi in frunte.
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduJakby na uniwersytet dostawać się z biegu na długi dystans, to Ha Ni byłaby najlepsza
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurdu하긴, 오래 달리기로 대학가면 오하니가 수석인데.
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduMình đồng ý, Nếu chạy đường dài như thế mà có thể vào đại học thì Oh Ha Ni sẽ đứng đầu
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduПредполагам, че ако можеш да отидеш в университет, О Ха Ни ще поведе.
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduЯ думаю..Если бы было возможно попасть в университет бегая, то О Ха Ни была бы первой.
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduאני מניחה. אם אפשר להתקבל לאוניברסיטה על ידי ריצה למרחקים<BR>ארוכים, הא ני תהיה בראש הרשימה
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduأفترض. إذا كان يمكنك الذهاب إلى الجامعة عن طريق الركض لفترة طويلة اه ها ان ستكون في المقدمة
Sanırım. Eğer üniversiteye uzun mesafe koşularak girilseydi Oh Ha Ni zirvede olurduそうでしょ!私の特技っていったら 何でも続け続けるることだから
Sayın Berlusconi, G8 zirvesini getirdi... ...ve bizim eski başbakanımız geldi.Berlusconi tog dit G8-mötet, och vår före detta premiärminister kom.
Sayın Berlusconi, G8 zirvesini getirdi... ...ve bizim eski başbakanımız geldi.총리 베루스코니씨와 일본의 전 총리가 G8 정상회의에서 와서
Sayın Berlusconi, G8 zirvesini getirdi... ...ve bizim eski başbakanımız geldi.Pan Berlusconi zwołał szczyt państw G8.
Sayın Berlusconi, G8 zirvesini getirdi... ...ve bizim eski başbakanımız geldi.Tn.
Sayın Berlusconi, G8 zirvesini getirdi... ...ve bizim eski başbakanımız geldi.Пан Берлусконі провів саміт Великої Вісімки, куди прийшов наш колишній прем'єр-міністр.
Sayın Berlusconi, G8 zirvesini getirdi... ...ve bizim eski başbakanımız geldi.ראש הממשלה ברלוסקוני הביא את פסגת ה-G8, וראש הממשלה שלנו לשעבר הגיע,
Sayın Berlusconi, G8 zirvesini getirdi... ...ve bizim eski başbakanımız geldi.فقد قام السيد برلوسكوني و حضور من قمة مجموعة ال 8، و رئيس وزرائنا السابق
Sayın Berlusconi, G8 zirvesini getirdi... ...ve bizim eski başbakanımız geldi.日本の首相も来ていましたが 彼らが資金調達を助けてくれました
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Cette "chose" continue d'évoluer comme un cancer.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.이 모든 것은 암처럼 전진 밖에 모릅니다.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.La tecnologia, per esempio, non fa mai un passo indietro.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Technológia sa nikdy neposunie o krok späť.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Technologie beispielsweise macht niemals einen Schritt zurück.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Tehnologia, spre exemplu, nu face niciodată un pas înapoi.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Teknologia esimerkiksi ei koskaan ota askeltakaan taaksepäin.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Teknologi, till exempel, tar aldrig ett steg tillbaka.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Toda esta cosa sigue igual como un cáncer.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.- Έχουμε ρίξει τον πλούτο μας στο χτίσιμο μιας infrastructure για την καθημερινή ζωή που δεν έχει μέλλον.
Sayýsal veriler küresel üretimde muhtemelen zirveye ulaţtýđýmýzý gösteriyor.Все это продолжает расти, как раковая опухоль.
Sonra büyüme gittıikçe daha iyiye gidiyor. 1930larda 40larda ve 50lerde zirve yapıyor ve sonra da yavaşlıyor.Depois o crescimento vai melhorando, atingindo o máximo nos anos 30, 40 e 50.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.A více než mnozí jiní zažíval vzestupy i pády, oslavy i zklamání.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.E più della maggior parte, egli notò gli alti e bassi, i festeggiamenti e le delusioni.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.I bardziej niż inni, widział wzloty i upadki radości i rozczarowania.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.그런데 그 보다 더 중요했던 것은 그는 제 사기가 올라가고 내려가는 것을 봤고, 성공으로 기뻐하거나 실패로 실망하는 것을 봤죠.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.Mais do que ninguém ele via os altos e os baixos, os festejos e as desilusões.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.Más que la mayoría, él veía altibajos, las celebraciones y las decepciones.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.Meer dan de meeste anderen zag hij mijn hoogte- en dieptepunten, de successen en de teleurstellingen.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.Ő mindannyiunknál többször volt tanúja hullámhegyeknek és hullámvölgyeknek, ünnepléseknek és csalódásoknak.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.Plus que tout autre, il était témoin des hauts et des bas, les fêtes et les déboires
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.Şi mai mult decât majoritatea el a văzut succesele şi eşecurile, succesele şi dezamăgirile.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.Und mehr als die meisten sah er die Höhen und die Tiefen, die Momente zum Feiern und die Enttäuschungen.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.И повече от всички, той виждаше висините и паденията, празненствата и разочарованията.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.Он знал больше, чем знают многие, он видел взлёты и падения, торжество и разочарование.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.ויותר מרוב האנשים, הוא ראה את העליות ואת הירידות, השמחות והאכזבות.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.وأكثر من أغلب الأشخاص، فقد شهد على النجاحات والإخفاقات، وشهد الاحتفالات والخيبات.
Sonra o herşeyden fazla zirveleri ve dipleri, zaferleri ve hayal kırıklıklarını gördü.高みやどん底 成功の祝杯や失敗の落胆を目にしていました 私にとって ことに暗かったある日のこと
Şöyle düşündüm, iyi, neden böyle bir şey yapmıyoruz; neden temiz enerji işlerinde zirve için yarışmıyoruz?Pomyślałam, dlaczego by nie stworzyć podobnego wyścigu o ekologiczne miejsca pracy?
Şöyle düşündüm, iyi, neden böyle bir şey yapmıyoruz; neden temiz enerji işlerinde zirve için yarışmıyoruz?Tak si říkám, proč bychom nemohli udělat něco podobného a vytvořit Závod na vrchol v místech s čistou energií?
Şöyle düşündüm, iyi, neden böyle bir şey yapmıyoruz; neden temiz enerji işlerinde zirve için yarışmıyoruz?Аз си помислих, защо не можем да направим нещо такова и да създадем работни места в сектор за чиста енергия?
Şöyle düşündüm, iyi, neden böyle bir şey yapmıyoruz; neden temiz enerji işlerinde zirve için yarışmıyoruz?אז חשבתי לעצמי, למה שלא נוכל לעשות משהו כזה, "מירוץ לפסגה" של משרות בתחום האנרגיה הנקיה?
Şöyle düşündüm, iyi, neden böyle bir şey yapmıyoruz; neden temiz enerji işlerinde zirve için yarışmıyoruz?هذا دفعني للتفكير، حسنا، لماذا لا نقوم بعمل شيء مماثل ونوجد سباقا لوظائف الطاقة النظيفة ؟
Şöyle düşündüm, iyi, neden böyle bir şey yapmıyoruz; neden temiz enerji işlerinde zirve için yarışmıyoruz?クリーンエネルギー関係の 雇用を創出できないかと考えました この背景を見てみると
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.스티브 실렛과 마리 안투안은 삼나무숲 탐험가입니다.
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.Steve Sillett e Marie Antoine sono i principali esploratori del tetto della foresta di sequoie.
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.Steve Sillett en Marie Antoine zijn de voornaamste verkenners van het bladerdak van het kustmammoetwoud.
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.Steve Sillett és Marie Antoine voltak a mamutfenyőerdők legelső felfedezői.
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.Steve Sillett și Marie Antoine sunt principalii exploratori ai coronamentului de păduri Sequoia.
Steve Sillett ve Marie Antoine, Sekoya ormanlarının zirvelerini keşfeden en önemli kişilerdir.Steve Sillett và Marie Antoine là những nhà thám hiểm tiên phong của tán rừng Redwood.