Ana içeriğe geç
Sözlük

zirve ile cümle

zirve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Las muertes llegaron a un máximo alrededor de los 5 millones en los años 30.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Le morti hanno raggiunto un picco superando i quattro milioni negli anni '30.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Liczba zgonów sięgnęła nieco ponad pięć milionów w latach 30-tych.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Počet úmrtí dosáhl vrcholu ve 30. letech, kdy jich bylo lehce nad 5 milionů.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Počet úmrtí dosiahol vrchol v 30-tych rokoch 20-teho storočia s hodnotou nad 5 miliónov.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Số ca tử vong thực sự đạt đến đỉnh điểm với hơn 5 triệu người chết vào những năm 1930.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Sterfgevallen bereikten een maximum van iets meer dan vijf miljoen in de jaren 30.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Tode fanden ihren Höhepunkt in den 1930ern bei etwas über fünf Millionen.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Οι θάνατοι κορυφώθηκαν λίγο πάνω από 5 εκατ. την δεκαετία του 30.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Пик смертей, более пяти миллионов, зарегистрирован в 1930х.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Смъртните случаи бележат връх малко над пет милиона през 1930-те.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.התמותה עלתה לשיא של קצת מעל 5 מיליון, בשנות ה-30.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.وبلغت الوفيات ذروتها عندما تجاوزت الخمسة ملايين بقليل في الثلاثينات
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.まさに、とてつもない病だったのです。
Öncelikle insanların esas derdinin bir hedefe, bir zirveye ulaşmak, olduğunu gösteriyor.Naznačuje to, že pro nás má význam dosažení konce, vrcholu.
On dakika içinde yıllık zirvenin başlaması gerek.De bedoeling is dat binnen tien minuten de jaarlijkse top plaatsvindt.
On dakika içinde yıllık zirvenin başlaması gerek.In dieci minuti il summit annuale dovrebbe iniziare.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Au cours de l'orgasme, il y a un pic de dopamine.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Bij het orgasme krijg je een uitschieter van dopamine.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Com o orgasmo, obtemos um pico de dopamina.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Con l'orgasmo hai un picco di dopamina.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.오르가즘을 겪으면 도파민이 치솟습니다.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Med orgasm får du en dos dopamin.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Mit dem Orgasmus bekommt man ein Dopaminhöchststand.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Odată cu orgasmul primeşti o porţie de dopamină.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Orgazm to jak zastrzyk dopaminy, kojarzonej z romantyczną miłością.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.S orgasmem dostanete dávku dopaminu.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.S orgazmom dostanete dávku dopamínu.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Với cực khoái bạn tạo ra đỉnh điểm của nồng độ dopamine.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Z orgazmom dobite porast dopamina.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Με τον οργασμό έχουμε μια αύξηση της ντοπαμίνης.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.В момент оргазма происходит всплеск уровня дофамина.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.В момент оргазму відбувається сплеск рівня дофаміну.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.По време на оргазъм получавате ударна доза допамин.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.בזמן האורגזמה חווים שצף דופאמין.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.يمكنك الحصول على النشوة مع تصاعد الدوبامين.
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.ドーパミンは恋愛に関連していますから
Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.隨着性高潮,你大腦會產生多巴胺
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.E come raggiunge il picco della traiettoria, noterete che la velocità diminuisce al minimo.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.Et quand il atteint le pic de sa trajectoire, la vitesse, vous remarquerez, a chuté à au minimum.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.Gdy rakieta osiąga szczyt wysokości widać, że prędkość spada do minimum.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.궤도의 정상에 도달하면 속도는 최소로 떨어지는 걸 볼 수 있죠.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.Și atunci când ajunge în vârful acestei traiectorii, viteza, după cum puteți observa, a coborât la minimum.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.Và khi nó đạt đỉnh trên quỹ đạo của nó, bạn sẽ thấy vận tốc rơi đến mức tối thiểu.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.Y cuando alcanza el pico de su trayectoria la velocidad, podrán verlo, se reduce al mínimo.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.В верхней точке траектории скорость, заметьте, упала до минимума.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.Щом тя достигне пика на траекторията си, ще забележите, че скоростта е спаднала до минимум.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.וכשהוא מגיע לשיא הנתיב שלו, המהירות, תבחינו, ירדה למינימום.
Rotasının zirvesine ulaştı, fark ettiğiniz gibi hız minimuma düştü.وعندما يصل الصاروخ إلى أعلى قمة المسار المنحني، ستلاحظون أن السرعة تضاءلت بشكل كبير.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.단순히 산의 주변들이 아니라 순례자들의 목적지인 빙하로 된 가장 꼭대기까지 말입니다
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Nem csak a hegygerincre, hanem a jeges hegycsúcsra is, ami a zarándokok úti célja.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Nicht einfach zu den Berghängen, sondern bis zu den eisbedeckten Gipfeln, wo die Pilger hin reisen.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Niet slechts tot de flanken van de bergen, maar tot de ijzige toppen die de bestemming zijn van pelgrims.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Nie tylko na zbocza gór, ale na kompletnie zlodowaciałe szczyty, będące celem pielgrzymek.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Non soltanto sui fianchi delle montagne, ma fino ai picchi ghiacciati che sono il destino dei pellegrini.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.No sólo a la falda de las montañas, sino a los propios picos helados que son el destino de los peregrinos.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Nu doar la poalele munților, ci pe crestele înghețate, ținta pelerinilor.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Не просто в горы, но на самые покрытые льдом пики гор. Это место устремления паломников.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.Не просто до склоновете на планините, но до самите ледени върхове, които са съдбата на пилгримите.
Sadece dağların kenarlarına değil, ancak kutsal yolculukların istikameti olan buzlu zirvelere.לא סתם אל צלעות ההרים, אלא ממש עד לפסגות המושלגות, יעדן של הצליינים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod