Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.J'adore le petit sourire qu'elle a juste à la fin de la note -- du style, "Aucun problème, tout va bien."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Jag älskar det lilla leendet hon gör just ovan tonens höjdpunkt -- som om "Inga problem, allt är lugnt."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Mám rád ten malý úsměv na vršku tónu, jako by říkal:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Me encanta la sonrisa que hace justo en la nota más alta como diciendo: "no hay problema, todo está bien".
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi."Não há problema, tudo bem".
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Páči sa mi jej úsmev, keď vytiahne tú notu ako "Žiaden problém, všetko je v pohode."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Saya menyukai senyuman kecilnya pada nada tinggi -- seperti, "Tidak ada masalah, semuanya baik-baik saja."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Tôi thích nụ cười của cô ấy khi hát nốt cao nhất --
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Мне нравится её едва заметная улыбка, когда она берёт высокую ноту, она будто говорит:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Харесва ми малката усмивка, която прави точно над горната част на нотата -- като че ли:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -אני מת על החיוך הקטן שיש לה מעל לתו הגבוה-
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -احب البتسامة الصغيرة التي تفعلها عند اعلى النوتة
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -何か「大丈夫 心配しないで」と
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.Dar în ambele cazuri cazi pentru tot restul vieţii tale.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.Dù rơi bên nào chăng nữa, bạn cũng sẽ chết.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.In ogni caso, precipiti per il resto della tua vita.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.하지만, 어느 쪽이든, 마지막 삶이겠죠.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.Maar in elk geval val je voor de rest van je leven.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.Mais, de toute façon, vous tomberez pour le reste de votre vie.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.Pero igual, será tu última caída en la vida.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.Але, в обох випадках, це падіння обірве ваше життя.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.Но при всяко положение, ще падаш през остатъка от живота си.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.אבל, בכל מקרה, אתה טיפול את שארית חייך.
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.في كلا الاحتمالين بقية حياتك سوف تقضيها سقوطاً
O dağcılar zirvenin yakınlarındaki zirve tepesindeydiler, burda görebilirsiniz ve bende aşağıda 3. kamptaydım.この上の方に見える、頂上近くの稜線上に
Öğrendiğime göre Usain Bolt'un anlık hızı, hatta anlık hızının zirvesi, satte 30 mile yakınA našel jsem si, že okamžitá nejvyšší rychlost Usaina Bolta je 30 mil za hodinu.
Öğrendiğime göre Usain Bolt'un anlık hızı, hatta anlık hızının zirvesi, satte 30 mile yakınEs gibt 3600 Sekunden in einer Stunde. Also schafft er so viele Meter 3600-mal.
Öğrendiğime göre Usain Bolt'un anlık hızı, hatta anlık hızının zirvesi, satte 30 mile yakınولقد بحثت عن سرعة بولت اللحظية إن أعلى سرعة لحظية يصل إليها هي في الحقيقة قريبة من 30 ميلا في الساعة
Öğrendiğime göre Usain Bolt'un anlık hızı, hatta anlık hızının zirvesi, satte 30 mile yakın彼のピークの瞬時速度で 実際には 1 時間あたり 30 マイル近いです。 ここで傾斜は
O gücünün zirvesindeki, 27 yaşındaki avı indirmeye hazır gençlere de ihtiyacınız var.힘에 있어서 절정에 다다른 27세의 혈기왕성한 젊은이들을 사냥에서 빼도록하고,
O gücünün zirvesindeki, 27 yaşındaki avı indirmeye hazır gençlere de ihtiyacınız var.On doit faire partie d'une meute.
O gücünün zirvesindeki, 27 yaşındaki avı indirmeye hazır gençlere de ihtiyacınız var.אתם זקוקים לחתיכים בני 27 שנמצאים בשיא אונם, מוכנים להפיל את הטרף,
O gücünün zirvesindeki, 27 yaşındaki avı indirmeye hazır gençlere de ihtiyacınız var.فيجب ان يوجد في الفرقة ابناء 27 عاماً الاقوياء الذي يستطيعون الجري والقتل
O gücünün zirvesindeki, 27 yaşındaki avı indirmeye hazır gençlere de ihtiyacınız var.発揮する27歳が必要ですが 体験型学習を通じて未来の
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Adesso scendiamo dalle vette della metafora e torniamo alla scienza.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Ale wróćmy teraz z wyżyn poetyckiej metafory do faktów nauk ścisłych.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Haideți să ne întoarcem de pe culmile metaforelor înapoi la știință.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Kehren wir von den metaphorischen Höhen zurück zur Wissenschaft.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.은유적 표현으로 다시 돌아가서 과학으로 돌아가 보죠.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Laten we nu dan maar afdalen van de toppen van de metafoor en terugkeren naar de wetenschap.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Poďme sa vrátiť z výšok metafory a vráťme sa k vede.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Přesuňme se teď z říše metafor zpět do světa vědy.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Quittons donc ces hauts sommets de la métaphore et retournons à la science.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Regressemos das alturas metafóricas e voltemos à ciência.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Térjünk most vissza a metaforák magasságából a tudományhoz!
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Vậy hãy đi từ đỉnh điểm của sự ẩn dụ trở về lại khoa học
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Volvamos de la metáfora y retomemos la ciencia.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Ας φύγουμε από το μεταφορικό επίπεδο και ας επιστρέψουμε στην επιστήμη.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.А зараз повернімось від метафор до науки.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Давайте вернемся с поэтических высот к науке.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.Нека се върнем от висините на метафоричността към науката.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.אז בואו נחזור מגבהי המטאפורה ונחזור למדע.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.إذن دعونا نهبط من سحب المجازات لنعود إلى العلم.
O halde metaforun zirvesinden bilime geri dönelim.科学のレベルに戻りましょう コネクトームを解析する技術が
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.사망률은 1930년대에 정점을 찍었습니다. 5백만을 좀 넘는 숫자였죠.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.A halálos esetek száma az 1930-as években tetőzött.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Angka kematian paling tinggi mencapai 5 juta lebih pada tahun 1930an
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.As mortes atingiram um pico de pouco mais do que cinco milhões na década de 1930.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.Decesele au depasit cu putin 5 milioane in anii 1930.
Ölümlerin sayısı 1930'da 5 milyona ulaşıp zirve yaptı.La mortalité dépassa cinq millions dans les années 30.