Ana içeriğe geç
Sözlük

zirve ile cümle

zirve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlginç bir ortak ipucu, toplum bir kere zirvesine çıktıktan sonra çöküşün ne kadar hızlı geldiğiyle ilgili.위험에 빠진 오늘날의 사회를 비교해 보면 말이죠. 한가지 흥미로운 공통점은 많은 경우에 있어, 붕괴의 급속성이 그 사회가 절정에 도달한 이후에 발견된다는 점입니다. 많은 사회들이
İlginç bir ortak ipucu, toplum bir kere zirvesine çıktıktan sonra çöküşün ne kadar hızlı geldiğiyle ilgili.לבין תרבויות בסיכון היום. אחת ההקבלות המעניינות עוסקת במקרים רבים במהירות ההתמוטטות, אחרי שהתרבות הגיעה לשיאה.
İlginç bir ortak ipucu, toplum bir kere zirvesine çıktıktan sonra çöküşün ne kadar hızlı geldiğiyle ilgili.興味深い特徴の一つは 文明社会が そのピークにたどり着いた後 急速に崩壊することです 多くの文明社会は 段階的に縮小していくのではなく
İşinizin zirvesindesiniz.Siete ai massimi livelli di gioco.
İşinizin zirvesindesiniz.Vous êtes au top niveau.
İşinizin zirvesindesiniz.Είσαι στην κορυφή του παιχνιδιού.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Als ik de top van een steile berg bereik in het midden van nergens, voel ik me jong, onoverwinnelijk, eeuwig.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Cand ajung pe culmea unui munte abrupt în mijlocul pustiului, mă simt tânăr, invincibil, nemuritor.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Cuando alcanzo la cima de una montaña empinada en medio de la nada, me siento joven, invencible, eterno.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Kiedy docieram na szczyt stromej góry z dala od zgiełku, czuję się młody, niezwyciężony, nieśmiertelny.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.인적이 없는 가파른 산의 정상에 도달하면 저는 젊음과
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Quando raggiungo la cima di una montagna scoscesa sperduta nel nulla, mi sento giovane, invincibile, eterno.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Wenn ich den Gipfel eines steilen Berges mitten im Nirgendwo erreiche, fühle ich mich jung, unbesiegbar, ewig.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Когато стигна до върха на стръмна планина по средата на нищото, се чуствам млад, неуязвим, вечен.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.Когда я достигаю вершины крутой горы на краю цивилизации, я чувствую себя молодым непобедимым и бессмертным.
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.כאשר אני מגיע לפסגה של הר תלול באמצע שום מקום, אני מרגיש צעיר,
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.فعندما تصل الى القمة " قمة الجبل " على جبل شديد الانحدار .. في منطقة نائية أشعر بأني مازلت شاب ,,
Issızlığın ortasında dik bir dağın zirvesine ulaştığımda, kendimi genç, yenilmez ve ölümsüz hissediyorum.周りに何もない 急な山の頂上に到達すると 自分は若く 向かうところ敵なし そして永遠である という気持ちになれるのです
Jamaika'lı sprinter bu aralar formunun zirvesinde.자메이카계 단거지 선수이자 2012년부터 지금까지 최고의 업적을 이루고 있고
Jamaika'lı sprinter bu aralar formunun zirvesinde. 2012 yılında, bugün için yeryüzündeki en hızlı insan.Na tomto obrázku je Usain Bolt, jamajský sprinter, který pokračuje ve skvělé sprinterské kariéře.
Jamaika'lı sprinter bu aralar formunun zirvesinde.2012 年、2012 年の初期から、彼は今日の最速の人間とされています。
Jamaika'lı sprinter bu aralar formunun zirvesinde.אצן ג'מייקאני, אשר ממשיך לממש את כשירונו
Jamaika'lı sprinter bu aralar formunun zirvesinde.الذي ما زال يقول بأحسن أداء له
Kariyerim burada zirve yapmıştı.Cariera mea a atins practic punctul culminant aici.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.Das war der Höhepunkt meiner Karriere.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.이때가 제 전성기 때죠.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.Ma carrière était pratiquement à son apogée.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.Mi carrera profesional alcanzó un pico por esos momentos.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.Qui la mia carriera prese il volo.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.Wtedy osiągnąłem szczyt swojej kariery.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.Кариерата ми общо взето беше в своя връх точно тук.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.Пик моей карьеры пришёлся на это время.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.הקרירה שלי הגיעה לשיאה כאן.
Kariyerim burada zirve yapmıştı.ارتفع صيتي في هذه المرحلة من مشواري
Kariyerim burada zirve yapmıştı.スタジオ後方に 欠席した同僚の人型を飾っていました
Kasım'da, Tunus'taki Dünya Zirvesi'nde.저희가 코피 아난 UN 사무총장에게 소개한 그린 머쉰이라는 것이죠.
Kasım'da, Tunus'taki Dünya Zirvesi'nde.בנובמבר בועידה העולמית שנערכה בתוניסיה.
Kasım'da, Tunus'taki Dünya Zirvesi'nde.في نوفمبر في مؤتمر القمّة العالمي الذي عُقد في تونس.
Kasım'da, Tunus'taki Dünya Zirvesi'nde.これに注目した人は、これをラップトップ計画と呼びます
Kayıp medeniyetlerin mitsel hissini sunan Zenit Seti temalı imitasyon takıların zirvesindedir.Oferecendo a sensação mística de civilizações perdidas, o Zenith Set é o auge das bijuterias temáticas.
Kayıp medeniyetlerin mitsel hissini sunan Zenit Seti temalı imitasyon takıların zirvesindedir.Напоминая о мифах утерянных цивилизаций, the Zenith Set воплощает собой идеальное тематическое украшение.
Koalisyonun sonunda Napolyonun hemem hemen gucunun zirvesinde oldugundan bahsetmiştik(deginmiştik.)Отже, у попередньому відео ми говорили, що в часи згасання Четвертої коаліції
Koch Brothers bu bozulmanın zirvesindedir ama ABD ticaret odası kirli paranın Everestidir.Bratři Kochové jsou vrcholy korupce, ale Americká obchodní komora je Everestem špinavých peněz.
Koch Brothers bu bozulmanın zirvesindedir ama ABD ticaret odası kirli paranın Everestidir.Die Koch-Brüder sind hohe Gipfel der Korruption, aber die US Handelskammer ist der Everest dreckigen Geldes.
Kofi Annan'la birlikte tanıttığımız sözde Yeşil Makine mesela, Kasım'da, Tunus'taki Dünya Zirvesi'nde.Es la llamada Máquina Verde que presentamos con Kofi Annan en noviembre, en la Cumbre Mundial de Túnez.
Kofi Annan'la birlikte tanıttığımız sözde Yeşil Makine mesela, Kasım'da, Tunus'taki Dünya Zirvesi'nde.Това е тъй наречената Зелена Машина, която представихме с Кофи Анан през ноември на Световната Среща в Тунис.
Matematiksel kazanimlarina bakalim. Uluslararasi ligin zirvesinde PISA'nin son calismasina gore,No topo da tabela internacional, de acordo com o último estudo PISA, está Xangai, distrito da China.
Matmazel onun sayesinde, Çarların parfümcüsü Ernest Beaux ile tanıştı, o da 1921"de zirvedeki parfümü yarattı:디미트리 대공 덕분에 샤넬은 러시아 황실의 조향사 에르네스트 보를 만나 1921년 향수 중의 향수
Matmazel onun sayesinde, Çarların parfümcüsü Ernest Beaux ile tanıştı, o da 1921"de zirvedeki parfümü yarattı:بفضله التقت الآنسة بإيرنيست بو صانع عطور القياصرة الذي اابتكر سنة 1921 العطر الرائع
Matmazel onun sayesinde, Çarların parfümcüsü Ernest Beaux ile tanıştı, o da 1921"de zirvedeki parfümü yarattı:エルネスト ボーに出会い 1921年 究極の香水 シャネルN°5を発表しました
Net bir hedefle ve aklınızda bir hareket planıyla artık verimliliğiniz zirvelere ulaşacaktır.S jasným cieľom a akčným plánom na mysli môže úroveň vašej produktivity stúpať do nových výšin.
Net bir hedefle ve aklınızda bir hareket planıyla artık verimliliğiniz zirvelere ulaşacaktır.مع هدف واضح وخطة عمل في الاعتبار، مستوى إنتاجيتك يمكن أن يرتفع إلى مستويات أعلى
Net bir hedefle ve aklınızda bir hareket planıyla artık verimliliğiniz zirvelere ulaşacaktır.新たな高みへと飛躍します 生産性についてより詳細なヒントや情報が必要ですか? グレゴリー・チオッティのブログ"スパーリングマインド"に
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -E' splendido il breve sorriso con cui accompagna questa nota altissima - come per dire:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Îmi place micuțul zâmbet pe care-l are la nota cea mai înaltă -- ca şi când ar zice:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Jeg elsker det lille smil hun laver på den høje tone sådan:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -저는 그녀가 저렇게 고음을 처리할 때 살짝 미소짓는 것이 좋습니다.
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum -Rakastan tuota pientä hymyä, joka hänellä on juuri korkealla sävelellä, ikään kuin hän sanoisi:
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Ik houd van het kleine glimlachje bij de hoogste noot -- een beetje als "Geen probleem, alles gaat goed."
Notanın zirvesinde yaptığı o küçük tebessüme bayılıyorum - "Sorun yok, her şey güzel." der gibi.Imádom azt a kis mosolyt a magas hang tetején -- mintha azt mondaná:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod