Ana içeriğe geç
Sözlük

zirve ile cümle

zirve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu noktadan Kaçkar zirvesi açıkça görülmektedir.De zijdelingse helling is hier duidelijk zichtbaar.
"Şenol Güenş, Beşiktaş'ın zirvesinde".An., 'Vondels hoofd bij Hoge Raad.'
Bu yüzden, Güneş'in kendi güneş döngüsünün zirvesinde olduğu zamanlardan bile çok daha fazladır.Binnen een bepaalde tijdzone is dit de tijd waarop de zon haar hoogste punt aan de hemel heeft bereikt.
En yüksek noktası Ellesmere Adası'ndaki Barbeau Peak (2,616 m) zirvesidir.Het hoogste punt van Nunavut is de Barbeau Piek (2.616 m) op Ellesmere-eiland.
Albümün çıkış parçası Araba yaklaşık 40 hafta listelerin zirvelerinde kaldı.Kamers van m'n hart hield het vervolgens veertig weken vol in de albumlijst.
Solo kariyeri de bu dönemlerde zirvedeydi.Alleen mevr. Coolsma was toen nog in leven.
Buna ek olarak, Belçika'nın her iki listesine de zirveden girmeyi başardı.Ook bezat zij het Belgisch record in beide disciplines.
Kuruluşun zirvesi 7 Mayıs 2009 tarihinde Prag'da yapılmıştır.De formele onderhandelingen werden aangekondigd op de Canada-EU-top van Praag, op 6 mei 2009.
Annapurna masifi 6 ana zirve barındırır: Annapurna I 8.000 metrelik ilk tırmanılan zirvedir.Annapurna was de eerste berg boven de 8000 meter die werd beklommen.
Bu dönemde İspanya gücünün zirvesine ulaşmıştı.Deze gebeurtenissen zouden Spanje naar een hoogtepunt van macht brengen.
Zirve tork, dakikada 1500 devirde oluşur.Het brengt 1500 beelden per minuut over.
On haftanın ardından bu listenin zirvesine yükseldi.Daarmee heeft hij 10 dagen aan de top van de lijst gestaan.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Hier bevindt zich ook het hoogste punt van Nigeria, de Chappal Waddi met een hoogte van 2419 m.
Zirvesi Yeryüzü'nün en uç noktasıdır.Deze trog is het diepste punt op aarde.
Zirvenin çok etkileyici bir şekli vardır.De staartwervels hebben een opvallende vorm.
Dağın iki zirvesi vardır.De berg heeft twee toppen.
Barak ve Arafat daha sonra zirvenin başarısızlığıyla ilgili birbirlerini suçladı.Graves en Hood gaven vervolgens elkaar de schuld van de mislukking.
Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770–1831) diyalektik düşünceyi zirveye taşıması ile bilinen düşünürdür.Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770-1831) vond in de werken van Böhme de wortels voor zijn filosofie.
Meydan, Quirinal Tepesi'nin zirvesinde yer almaktadır.De kapel is gelegen aan de Quirinusstraße.
Asya bu yükseltisini; dünyanın en yüksek zirvelerini bünyesinde barındıran Himalaya Dağları'na borçludur.Het resultaat van deze 'continentenbotsing' is het Himalaya-gebergte, met de hoogste bergtoppen ter wereld.
Zirvelere yakın olması nedeniyle tercih edilir.Hij komt bij voorkeur uit op het middenveld.
Türk Dünyası Bilgeler Zirvesi, Eskişehir 2014,.Het Talenhuis, Drachten, 2014 De blinde uil.
Zirvesine ulaşmak için pek çok yol vardır.Er zijn verscheidene routes om de top te bereiken.
Kulübün zirve yılları 2002 ve 2008 arasında gerçekleşmiştir.De enige successen van de club stammen uit 1998 en 2011.
Zirvesinde mayıs ayı başlarına kadar kayak yapalılabilecek kar kalınlığı bulunmaktadır.Dit is een sneeuwzeker stuk van het skigebied, waar tot in april erg goed geskied kan worden.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.De SACP is sterk gekant tegen het bewind van Robert Mugabe in Zimbabwe.
Bu iki ülkenin Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ve Doğu Asya Zirvesi (EAS) üyeliği de bulunmaktadır.Dit gebeurt via organisaties als ASEAN+3 en de Asia-Pacific Economic Cooperation (APEC).
Beşikdüzü şehir merkezinden yürüyerek 60 dakikada zirveye ulaşılmaktadır.Van daaruit kan men in 10 minuten naar de top wandelen.
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.In de krater bevindt zich een kratermeer.
Bundan kısa bir süre sonra Stuart Vines ile beraber Tupungato'nun zirvesine çıkar.Niet veel later landen ze bij Studley Constable.
Aralıklarla hepsi birer haftalık olmak üzere iki kez daha listenin zirvesine yükseldi.De bouwsnelheid lag hierdoor op twee verdiepingen per week.
Şarkı ayrıca radyo listeleri olan Airplay'de de zirveye oturmuştur.Het lied dankt zijn populariteit aan de airplay die het kreeg op radiostations.
Beş hafta boyunca listenin zirvesinde kaldı.Het zou vijf weken in de lijst blijven staan.
İki zirve arasındaki mesafe yaklaşık 250 metredir.De afstand tussen de twee paren bedraagt ongeveer 65 meter.
Oğlu Peter, Everest'te iki kere zirve yapmıştır.Jego syn Peter Hillary dwukrotnie zdobył Mount Everest.
Zirveye ilk olarak 1950 yılında Jim Maxwell ve Dave Harrah tarafından tırmanılmıştır.Pierwszego wejścia na szczyt dokonali w 1950 Jim Maxwell oraz Dave Harrah.
Ayrıca, Hot Rap Tracks listesinin zirvesine yerleşti.Uplasowała się również na szczycie Hot Rap Tracks.
Adanın en yüksek noktası zirvesi 231 m olan "St, Boniface Down" tepesidir.Najwyżej położonym punktem Wyspy jest ‘’St Boniface Down’’ o wysokości 243 m.
Zirve noktasında 8.000’den fazla müşteri ve 12.000’den fazla makineye sahip bir platform oldu.W szczytowym okresie platforma miała ponad 8000 klientów i 12000 maszyn.
2006 NATO Riga zirvesi, 28-29 Kasım 2006 tarihlerinde Riga, Letonya'da düzenlenen bir NATO zirvesi.NATO Riga Summit, 28-29 November 2006., Strona oficjalna NATO.
Zirveye çıkacağız, zirveye.Dziś lecimy na wspin!
Phou Bia (Laoca: ພູເບັ້ຍ), Laos'ta Annamite Dağları'nın zirvesi olan bir dağdır.Phou Bia (lao.: ພູ ເບຍ; "Góra piwa") – szczyt w pasmie Gór Annamskich.
Zirvenin çok etkileyici bir şekli vardır.Świątynia ma bardzo ciekawy kształt.
Kuzey zirvesine ("Yerupaja Norte") ise 1965 yılında Wellington'lu Roger Bates ve Graeme Dingle tırmanmıştır.Natomiast pierwszego wejścia na szczyt północny dokonali w 1965 Roger Bates oraz Graeme Dingle.
En yüksek zirvesi ise Smolikas Dağı'dır (2637 m).Najwyższym szczytem jest Smolikas (2637 m n.p.m.).
Seri 2002'de The New York Times Çok-satanlar listesinin zirvesine ulaştı.Seria Plotkara trafiła w 2002 na listę bestsellerów „New York Timesa”.
Esir kamplarında meydana gelen ölümler 1941 sonbaharı ile 1942'nin ilk çeyreği arasında zirveye ulaştı.Śmiertelność w obozach wzrastała od jesieni 1941, aby osiągnąć punkt szczytowy w pierwszym kwartale 1942 roku.
Half Dome (Yarım Kubbe) Kaliforniya Yosemite Ulusal Parkı'nda bulunan bir granit zirvedir.Half Dome – granitowa formacja skalna w Parku Narodowym Yosemite w stanie Kalifornia w USA.
"I Gotta Feeling", on dört hafta boyunca zirvede yer aldı."I Gotta Feeling" w zestawieniu spędził w sumie trzynaście tygodni.
Zirvesine ulaşmak için pek çok yol vardır.Istnieje kilka sposobów dostania się na szczyt.
Zirvede NATO üyelerinin devlet ve hükûmet başkanları bir araya geldi.W sytuacjach nadzwyczajnych zwoływane są szczyty szefów państw członkowskich NATO.
2007 yılında 380.000 ton ile zirveye ulaşan ahtapot avcılığı 2012 yılında %10 düşmüştür.Światowy szczyt osiągnięto w 2007 liczbą 380 tys. ton, po czym do 2012 nastąpił spadek o jedną dziesiątą.
1999 NATO Washington zirvesi, 24-25 Nisan 1999 tarihlerinde Washington, ABD'de düzenlenen bir NATO zirvesi.Szczyt NATO – szczyt NATO, zorganizowany w Waszyngtonie w USA w dn. 23-25 kwietnia 1999.
Vuruş Zirvesi onu kovalar.Za nimi rusza pościg...
Temmuz 2017’de, SnatchBot Berlin, Almanya’da gerçekleştirilen Chatbot Zirvesine sponsor olmuştur.W lipcu 2017 roku Snatchbot sponsorował szczyt Chatbot Summit w Berlinie.
Albümden çıkan ilk single Don't Tell Me, Arjantin ve Meksika'da zirveye yerleşti.Singiel przewodni – „Don't Tell Me” dotarł na szczyt list przebojów w takich krajach jak Argentyna i Meksyk.
Mısır ilk defa bu dönemde medeniyet gelişmişliği ve başarıları açısından devamlı zirvededir.Prawdopodobnie to tam Agricola po raz pierwszy zetknął się z tezami reformacji i humanizmu.
Eylül 2000'de Birleşmiş Milletler'in New York Binyıl Zirvesi'nde resmileştirildi.2000 – W siedzibie ONZ w Nowym Jorku rozpoczął się Szczyt Milenijny.
Erişim tarihi: 10 Temmuz 2011. ^ "Meclis'te yemin zirvesi sona erdi".15 lipca 2011 roku podczas zgromadzeń pod hasłem „Niech przyjdzie Królestwo Boże!”
Projenin ilk aşaması Kuzey Amerika'nın en yüksek noktası olan Denali (McKinley) zirvesine ulaşmaktı.1913 – Dokonano pierwszego wejścia na Denali (McKinley) na Alasce, najwyższy szczyt Ameryki Północnej.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod