Ana içeriğe geç
Sözlük

zincir ile cümle

zincir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Biz, gerçekdışı zincirlerle gerçekten bağlanmışız.Die Barrieren waren durch Ketten miteinander verbunden.
Hırvatistan kökenli gıda perakende zinciri.An der Spitze der Nahrungskette des Sees räubern Hechte.
Ünlü kahve dükkânları zinciri Starbucks'un sahibidir.Ein weiteres bedeutendes Unternehmen aus Seattle ist die Kaffeehauskette Starbucks.
Bu eşlenmenin gerçekleşmesi için iki zincir birbirlerine göre ters yönde akarlar.Beide Gräfinnen gehen, jede für sich, den falschen Weg.
Doktor zincirlerden kendini kurtarır.Den Verbleibenden gelingt es, sich von den Ketten zu befreien.
Marriott International, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir oteller zinciridir.RAMADA Worldwide ist eine amerikanische Hotelkette.
Markov zincirine bir örnek basit rastgele yürüyüş olur.Wir versuchen, mithilfe einer Markow-Kette eine einfache Wettervorhersage zu bilden.
Aracı durdurmak için iki direk arası zincir gerildiği de görülmüştür.Außerdem gab es zwei seitliche Führungsschienen, um das Fahrzeug auszubalancieren.
Açılışta, geleneksel olarak kurdele değil, zincir kesilmiştir.Er wird traditionell nicht geschnitten, sondern gebrochen.
Daha sonra Zincirbozan filminde ise Reis lakaplı Ülkücü bir genci canlandırmıştır.Dabei verkörperte er im Kurzfilm Repressed die Rolle eines alkoholisierten Mannes.
Hocalarının zinciri İmam-ı Şafii'ye ulaşmaktadır.Sein Pferd der Weisheit wird den Himmel erreichen.
Südetler Orta Avrupa'da bir dağ zinciridir.Die Aspres sind ein mediterranes Mittelgebirge in Frankreich.
Motorun gücü arka dingile bir zincir tarafından ulaştırılır.Die Kraft wird vom Motor über eine Kette an die Hinterachse übertragen.
Migros Ticaret A.Ş., Türkiye'deki süpermarket zincirlerinden biridir.Irma A/S ist eine dänische Supermarktkette.
Andromeda bir kayaya zincirle bağlanır ve canavarın gelişini bekler.Andromeda wurde schließlich an einen Felsen gekettet und erwartete ihr grausames Schicksal.
Bunlar daha fazla bölünebilir malzeme parçalayabilir, böylece zincir tepkimenin devam etmesi sağlanır.Diese können weitere Kernspaltungen bewirken und führen so zu einer Kettenreaktion.
Asda Britanyalı süpermarket zinciri.Cora ist eine französische Supermarktkette.
İsmini Latince zincir anlamına gelen catena kelimesinden almışlardır.Der Name Catena ist von dem lateinischen Wort für Kette abgeleitet.
Her ikisi de ayak bileklerinden boru tesisatına zincirlenmiş durumdadırlar.Beide sind mit einem Satteldach in etwa gleicher Neigung bedeckt.
Bu olaylar birbirini takip eden zincirleme kazalara benzer.Diese verhalten sich ähnlich wie die Kettenelemente im Raum.
İki temsilciyi zincirlere vurdurdu.Er trieb über zwei Ketten die Hinterräder an.
En basit polimer zincir modeli tesadüfi harekete denk gelen ideal zincir şeklinde sunulmaktadır.Das Polymer verhält dann genau so, wie es durch das ideale Kettenmodell vorhergesagt wird.
Bazı blok zincirleri her beş saniyede bir yeni blok oluşturur.Immer fünf Episoden werden in einem Block von fünf Tagen produziert.
Zincirlerle bağlı tutulur.Außerdem sind ihre beiden Hände an Ketten gefesselt.
Sonunda zincirler kopar ve adadaki çocuklar iki gruba ayrılırlar.Die Kirche verfiel, die Insel zerbrach in zwei Teile.
Gece vakti Michael ve Mahone nakil aracından zincirlenmiş bir şekilde indirilirler.Mitten in der Nacht werden Simon und Joan von einem Motorengeräusch hochgesteckt.
Gözaltında başına ağır darbeler aldı ve bir gün boyunca zincirlenerek hücreye kapatıldı.Sie ist schlecht erhalten, weshalb sie einige Zeit für eine Kapelle gehalten wurde.
Zincir 1901 yılında kuruldu.Die Liga wurde 1901 gegründet.
Bu terim üretim ve Tedarik Zinciri Yönetiminde kullanılır.Dieser Bereich wird unter dem Begriff des Supply Chain Controlling zusammengefasst.
Bunun yaklaşık 6 tonunu çelik zincirler oluşturmaktadır.Der Bau besteht aus etwa 70 auf Stahlbetonpfeilern ruhenden Tonnengewölben.
Bu motora bağlı iki elektrik jeneratörü aracın zincir dişlilerine hareket veriyordu.Den bewerkstelligten zwei Elektromotoren im Heck des Fahrzeuges.
Berbat zincirleme kazalar hafta sonunu yasa boğdu.De terribles accidents de la circulation ont endeuillé le week-end.
Firavun Musa'nın zincire vurulup zindana atılmasına emir verir.Allah envoya donc Moïse prêcher le monothéisme au pharaon.
C&A, Hollandalı uluslararası bir giyim perakende zinciri.C&A est une chaîne internationale de magasins de vêtements néerlandaise.
Whataburger Amerikan menşeili fast food restoran zinciri.Whataburger est une chaîne américaine de restauration rapide.
Ancak Bizanslar zinciri kırmayı başardı ve Magyar ordularını nehrin güneyine naklettiler.Les Byzantins réussirent toutefois à briser la chaine et à transporter les Magyars plus au sud sur le fleuve.
Bariyer ada zinciri, dünya sahillerinde %13 oranında bulunabilir.Les chaînes d'îles de barrière couvrent environ treize pour cent des côtes du monde entier.
Haydar Aliyev nişanı yıldızdan, nişan zincirinden ve Nişandan ibarettir.La commande "Heydar Aliyev" inclut l'étoile, le symbole et la chaîne de commande.
Doğru DNSKEY kaydı, bir güven zinciri aracılığıyla doğrulanır.Les certificats électroniques sont vérifiés au moyen d'une chaîne de confiance.
Boynunda zincirli bir halka takılı idi.Porté avec une chaînette autour du cou.
1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti.En 1204, pendant la quatrième croisade, les bateaux vénitiens réussirent à casser la chaîne avec un bélier.
Bunların yüz tanesi 110 dirhem olup, kenarı zincirli ve dâiresinin etrafı nakışlı idi.Il est dit après cela, qu'il s'est divisé en mille morceaux, et est devenu les étoiles.
Caribou Coffee, bir Amerikan kahve şirketi ve kahvehane zinciridir.Corner Bakery Cafe est une chaîne américaine de boulangeries et de cafés.
Nişanın yıldızı ve zinciri kılıçlı ve kılıçsız oluyor.Deux variantes de l'étoile et de la chaîne sont faites avec et sans l'épée.
Ünlü kahve dükkânları zinciri Starbucks'un sahibidir.Le nom de cette chaîne de café est une parodie de Starbucks.
Bu çapraz bağları komşu polimer zincirleri birbirine bağlar, böylece sertlik verir.Ces chaînes latérales connectent des chaînes de polymère voisines, leur conférant leur rigidité.
Bu kalıp zincir olarak isimlendirilir.On la nomme aussi chaîne.
Ancak pek çok zincir bağı etrafında serbest rotasyon vardır.Il y a cependant une rotation libre pour de nombreuses liaisons de la chaîne.
Zincir sanki ideal zincirmiş gibi hareket eder.La chaîne se positionne comme une chaîne généraliste.
Polisülfitler kükürt atom zincirleri içeren bir sınıf kimyasal bileşiklerdir.Les polysulfures sont une classe de composés chimiques contenant des chaînes d'atomes de soufre.
G serisi – 449 - 652 cc zincir tahrikli tek silindir motorlu.Série G : moteurs mono-cylindre de 449 à 652 cm3 à transmission par chaîne.
Ricardo zincirlerden kurtulmaya çalışırken; karısını görür ve karısı ona cehennemde olduklarını söyler.Plus tard, alors qu'il est toujours enchaîné, Ricardo voit sa femme, morte, qui lui dit qu'ils sont en enfer.
Bu şekilde deniz besin zincirinin en üst noktasındadır.Il s'agit alors forcément de la borne supérieure de la chaîne.
Özbekler bu göç zincirinin son halkasındandır.Ce sont les derniers maillons de la chaine.
Mammouth, Docks de France grubuna ait eski bir hipermarketler zinciridir.Mammouth était une enseigne d'hypermarchés française appartenant principalement au groupe Docks de France.
Polipeptit, 10 ile 100 arasında aminoasit içeren aminoasitler zinciri.On parle de polypeptide lorsque la chaîne contient entre 10 et 100 acides aminés.
İyi bir çözücüde zincir daha genişken kötü bir çözücüde zincir segmentleri birbirlerine daha yakın durur.En solution suffisamment diluée, les chaînes sont bien séparées les unes des autres.
Matematikte, Markov Zinciri (Andrey Markov'un adına atfen), Markov özelliğine sahip bir stokastik süreçtir.En mathématiques, un processus de Markov est un processus stochastique possédant la propriété de Markov.
Bu olaylar birbirini takip eden zincirleme kazalara benzer.Ils sont apparentés aux Cossi qui suivent.
1940'lı yıllarda köy iki muhtarlığa ayrılmıştır; Zincirlitaş ve Kabataş.Dans les années 1960, la commune se subdivise en deux parties : haute et basse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod